Kira tespit davası, kira bedelinin kanunda belirlenen esaslara göre yeniden belirlenmesini sağlamak amacıyla açılan bir davadır. Özellikle uzun süre devam eden kira ilişkilerinde mevcut kira bedelinin piyasa koşullarının gerisinde kalması veya taraflar arasında kira artışı konusunda anlaşma sağlanamaması hâlinde bu dava gündeme gelir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi, kira bedelinin hangi ölçütlere göre belirleneceğini ve hangi durumlarda mahkeme tarafından yeni kira bedelinin tespit edilebileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle kira tespit davası, kira ilişkisinde bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını sağlayan önemli bir hukuki imkândır.
Bu yazıda, kira tespit davasının hangi durumlarda açılabileceği, davanın ne zaman açılması gerektiği, kira bedelinin belirlenmesinde hangi ölçütlerin esas alındığı ve dava sürecinin nasıl işlediği ana hatlarıyla ele alınacaktır.
İçindekiler
- 1. Kira Tespit Davası Nedir?
- 2. Kira Tespit Davasının Şartları
- 3. Kira Tespit Davalarında Beş Yıllık Sürenin Önemi ve Hesaplanması
- 4. Kira Bedelinin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Ölçütler (TBK m.344)
- 5. Kira Tespit Davasında Yargılama Usulü ve Süreci
- 6. Kira Tespit Kararının Sonuçları
- 7. Sıkça Sorulan Sorular
1. Kira Tespit Davası Nedir?
Beş yılı geçen konut ve işyeri kiralarında, taraflar arasında bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın kira bedelinin piyasa koşullarına göre mahkeme tarafından belirlenmesinin talep edildiği davaya kira tespit davası denilmektedir.
Kira tespit davası, kira bedelinin yasal düzenlemelere uygun şekilde yeniden belirlenmesi gerektiği veya taraflar arasında yeni kira bedeli konusunda anlaşma sağlanamadığı durumlarda başvurulan bir dava türüdür.
1.1. Kira Tespit Davasının Hukuki Dayanağı (TBK m.344)
Kira tespit davası hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinden almaktadır. Söz konusu hükme göre:
“Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli; hakim tarafından tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı (TÜFE), kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.”
Bu düzenleme, kira bedelinin uzun süre sabit kalmasının taraflar arasındaki ekonomik dengeyi bozmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Kanun koyucu, kira bedelinin belirli aralıklarla güncel piyasa koşullarına uygun şekilde yeniden belirlenebilmesine imkân tanımış; bu çerçevede taraflara kira bedelinin mahkeme tarafından tespit edilmesini talep etme hakkı tanımıştır.
1.2. Kira Tespit Davasının Hukuki Niteliği
Kira tespit davası, kira sözleşmesinden doğan kira bedelinin mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlayan özel nitelikli bir tespit davasıdır. Bu dava ile taraflar arasındaki kira ilişkisinin varlığı veya geçerliliği değil; mevcut kira sözleşmesi devam ederken uygulanacak kira bedelinin miktarı belirlenir.
Kira tespit davası, klasik anlamda bir eda (ifa) davası olmayıp, sonucunda yalnızca kira bedelinin ne olması gerektiği yönünde bir tespit hükmü kurulmasına yol açar. Bu nedenle, bu davada kira bedelinin tahsili talep edilemez; tahsil talebi için ayrıca icra yoluna başvurulması gerekir.
Ancak diğer tespit davalarından farklı olarak, kira tespit davası yalnızca mevcut hukuki durumun belirlenmesiyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kira sözleşmesinin gelecekte uygulanacak şartlarını etkileyen, kira bedelini değiştiren sonuçlar doğurur.
Özetle, kira tespit davasının hukuki niteliği şu şekilde ifade edilebilir:
- Kira tespit davası bir tespit davasıdır.
- Ancak klasik tespit davalarından farklı olarak yenilik doğuran etkiye sahiptir.
- Dava sonucunda verilen karar eda hükmü içermez.
- Karar, kira bedelinin tahsiline değil, kira bedelinin belirlenmesine yöneliktir.
- Bu nedenle karar, tek başına ilamlı icra yoluyla icraya konulamaz.
kira tespit davası, öğretide ve uygulamada “yenilik doğuran etkisi bulunan tespit davası” olarak nitelendirilmektedir.
2. Kira Tespit Davasının Şartları
Kira tespit davası, kira bedelinin mahkeme kararı ile yeniden belirlenmesini sağlayan özel nitelikli bir davadır. Ancak bu davanın açılabilmesi için belirli hukuki şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlar, Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulaması çerçevesinde şekillenmiştir.
2.1. Taraflar Arasında Geçerli Bir Kira Sözleşmesinin Bulunması
Kira tespit davasının açılabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesinin bulunması zorunludur. Bu sözleşme yazılı olabileceği gibi sözlü olarak da kurulmuş olabilir.
Kira sözleşmesinin yazılı olmaması, tek başına dava açılmasına engel teşkil etmez. Ancak kira ilişkisinin varlığı ve kira bedelinin miktarı, gerektiğinde tanık beyanları, banka kayıtları veya diğer delillerle ispat edilmelidir.
2.2. Kira İlişkisinin Devam Ediyor Olması
Kira tespit davası, yalnızca devam eden kira ilişkileri bakımından söz konusu olabilir. Kira sözleşmesinin feshedilmiş olması veya kiralananın tahliye edilmiş bulunması halinde, kira bedelinin yeniden belirlenmesine yönelik bir ihtiyaç kalmayacağından bu dava açılamaz.
Bu nedenle uygulamada özellikle şu durumlarda kira tespit davası açılması mümkün değildir:
- Kiracının kiralananı tahliye etmiş olması
- Kira sözleşmesinin sona ermiş olması
- Taraflar arasındaki kira ilişkisinin fiilen ortadan kalkmış bulunması
Başka bir ifadeyle, kira tespit davası geçmişe yönelik değil; devam eden kira ilişkisine ilişkin bir belirleme yapılmasını amaçlayan bir davadır.
2.3. Hukuki Yarar
Kira tespit davası açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunması zorunludur. Hukuki yarar, her davada olduğu gibi kira tespit davasında da bir dava şartı niteliğindedir ve mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır.
2.4. Beş Yıllık Sürenin Dolması
Kira tespit davasının en sık açıldığı durum, kira ilişkisinin beş yılı aşmasıdır. Kira sözleşmesi beş yılı doldurduktan sonra kira bedelinin belirlenmesinde yalnızca TÜFE oranı esas alınmaz.
Bu aşamadan sonra mahkeme, kiralananın konumu, niteliği, kullanım amacı ve emsal kira bedellerini birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir kira bedeli belirler. Bu nedenle özellikle uzun süre devam eden kira ilişkilerinde kira bedelinin piyasa koşullarına uyarlanması amacıyla beş yılın dolması önemli bir hukuki eşik niteliği taşımaktadır.
2.5. Kira Tespit Davasında İhtar ve Bildirim Şartı
Kira tespit davasında karşı tarafa yapılacak ihtar veya yazılı bildirim, davanın açılmasının zorunlu bir şartı olmamakla birlikte, mahkeme tarafından belirlenecek kira bedelinin hangi kira döneminden itibaren uygulanacağını doğrudan etkileyen önemli bir usul işlemi niteliğindedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesi uyarınca, yeni kira döneminde uygulanacak kira bedelinin belirlenebilmesi için:
- Davanın yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce açılmış olması veya
- Bu süre içinde kiracıya yazılı bildirim yapılmış olması
gerekmektedir. Bu şartların sağlanması halinde mahkeme tarafından belirlenecek yeni kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanır. Aksi halde belirlenen kira bedeli, mevcut kira döneminde değil; bir sonraki kira döneminden itibaren hüküm ifade eder.
2.6. Kira Sözleşmesinde Artış Şartı Bulunması Halinde İhtar Yapılmaksızın Dava Açılması
Kira sözleşmesinde kira bedelinin artırılmasına ilişkin bir hükmün bulunması halinde, kira tespit davası açılabilmesi için ayrıca ihtar yapılması zorunlu değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kira sözleşmesinde yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir düzenleme mevcut ise, dava yeni kira döneminin sonuna kadar açılabilir ve mahkeme tarafından belirlenecek kira bedeli, içinde bulunulan kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanır.
Başka bir ifadeyle, kira sözleşmesinde artış şartının bulunması, kiracıya önceden ihtar gönderilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırır. Bu durumda kiraya veren, yeni kira döneminin başlangıcından sonra da dava açabilir ve belirlenen kira bedeli, yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olur.
Ancak kira sözleşmesinde kira artışına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, kira tespit davasının içinde bulunulan kira dönemi bakımından sonuç doğurabilmesi için, yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce dava açılması veya kiracıya yazılı bildirim yapılması gerekmektedir.
3. Kira Tespit Davalarında Beş Yıllık Sürenin Önemi ve Hesaplanması
Kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren 5 yıl geçmişse, kira bedeli yalnızca TÜFE oranına göre değil; emsal kira bedelleri, taşınmazın özellikleri ve piyasa koşulları dikkate alınarak hak ve nesafet ilkesi çerçevesinde belirlenebilir.
Kira tespit davasında beş yıllık süre, kira bedelinin belirlenmesinde uygulanacak ölçütlerin değişmesi bakımından önemli bir eşik niteliğindedir. Kira ilişkisinin ilk beş yılı içinde kira artışı kural olarak TÜFE oranı ile sınırlı iken, beş yılın dolmasından sonra kira bedeli emsal kira bedelleri ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak yeniden belirlenebilir.
3.1. İlk Kira Sözleşmesi Tarihinin Tespiti
Beş yıllık sürenin hesaplanmasında esas alınacak tarih, kira ilişkisinin fiilen başladığı tarihtir. Bu tarih çoğu zaman kira sözleşmesinde yer alan başlangıç tarihi olmakla birlikte, bazı durumlarda kiralananın fiilen teslim edildiği tarih de önem kazanabilir.
Özellikle taraflar arasında birden fazla sözleşme yapılmış olması, sözleşmenin yenilenmesi veya kira bedelinin değiştirilmesi gibi durumlar, yeni bir kira ilişkisinin başladığı anlamına gelmez. Bu nedenle beş yıllık sürenin hesaplanmasında ilk kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, yenileme sözleşmesinde belirlenen kira bedelinin emsal ve rayiçlere uygun olup olmadığıdır. Şöyle ki; yenileme sözleşmesindeki kira bedeli emsal ve rayiçlerin altında kalıyorsa ilk sözleşmeye göre geçen süre dikkate alınır. Buna karşılık, yenileme sözleşmesi sırf kira bedelini emsal ve rayiç seviyesine getirmek amacıyla yapılmışsa, bu durumda beş yıllık süre yenileme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
3.2. Yenilenen Sözleşmelerde Sürenin Hesaplanması
Belirli süreli kira sözleşmeleri, sürenin sonunda taraflar kira ilişkisini sürdürmeye devam ederse aynı koşullarla uzamış sayılır. Bu durumda her yıl yapılan yenilemeler, yeni bir kira sözleşmesi kurulması anlamına gelmez.
Dolayısıyla kira sözleşmesinin her yıl yenilenmesi veya kira bedelinin artırılması, beş yıllık sürenin yeniden başlamasına yol açmaz. Beş yıllık süre, kira ilişkisinin ilk kurulduğu tarihten itibaren kesintisiz şekilde hesaplanır.
4. Kira Bedelinin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Ölçütler (TBK m.344)
Kira tespit davasında mahkeme tarafından belirlenecek kira bedeli, yalnızca tek bir ölçüte dayanılarak tespit edilmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca kira bedelinin belirlenmesinde; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, kanuni artış sınırları, emsal kira bedelleri, kiralananın fiziki ve hukuki özellikleri ile hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirilir.
Bu çerçevede mahkeme, somut olayın özelliklerini dikkate alarak kira bedelini objektif ölçütlere göre belirler; kira bedelinin tespiti sürecinde özellikle piyasa koşulları ile taraflar arasındaki sözleşme dengesi arasında makul bir denge kurulması amaçlanır. Bu konuda özellikle taraflarca sunulacak emsal kira sözleşmeleri de büyük önem arz etmektedir.
4.1. TÜFE Oranı ve Kanuni Artış Sınırı
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca, kira sözleşmesinin ilk beş yılı içinde kira bedelinin belirlenmesinde uygulanacak temel ölçüt, TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranıdır. Bu oran, kira artışına ilişkin kanuni üst sınırı oluşturur.
Taraflar arasında kira artış oranına ilişkin bir sözleşme hükmü bulunsa dahi, bu oran kiracı aleyhine olacak şekilde TÜFE oranını aşamaz. Dolayısıyla mahkeme, ilk beş yıl içinde açılan kira tespit davalarında kira bedelini belirlerken kural olarak TÜFE oranı ile bağlıdır.
Bu düzenleme, kira ilişkisinde taraflar arasındaki ekonomik dengenin korunmasını ve özellikle kiracının aşırı artışlara karşı korunmasını amaçlayan emredici nitelikte bir hükümdür. Ayrıca 2022-2024 yılları arasında uygulanan %25 ile sınırlı artış hükümleri saklıdır.
4.2. Emsal Kira Bedellerinin Araştırılması
Kira tespit davasında kira bedelinin belirlenmesinde en önemli ölçütlerden biri, emsal kira bedellerinin araştırılmasıdır. Mahkeme, bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle aynı bölgede bulunan, benzer niteliklere sahip ve yakın tarihte kiraya verilmiş taşınmazlara ilişkin kira bedellerini araştırır ve bu verileri değerlendirmeye esas alır.
Emsal kira bedellerinin belirlenmesinde;
- Taşınmazın bulunduğu bölge
- Taşınmazın kullanım amacı (konut veya işyeri)
- Taşınmazın büyüklüğü ve fiziki özellikleri
- Kiraya verildiği tarih ve kira sözleşmesinin koşulları
gibi unsurlar dikkate alınır. Bu nedenle emsal araştırması, kira tespit davalarında kira bedelinin objektif ve piyasa koşullarına uygun şekilde belirlenmesinde belirleyici bir rol oynar.
4.3. Kiralananın Konumu, Fiziksel Özellikleri ve Kullanım Amacı
Kira bedelinin belirlenmesinde, kiralananın yalnızca bulunduğu bölge değil; aynı zamanda fiziki nitelikleri ve kullanım şekli de dikkate alınır. Bu kapsamda mahkeme ve bilirkişi tarafından kiralananın ekonomik değeri üzerinde etkili olan tüm unsurlar değerlendirilir.
Özellikle aşağıdaki hususlar kira bedelinin belirlenmesinde önem taşır:
- Taşınmazın bulunduğu yer ve çevresel özellikleri
- Ulaşım imkânları ve ticari hareketlilik düzeyi
- Taşınmazın büyüklüğü, kullanım alanı ve fiziki durumu
- Yapının yaşı, bakım durumu ve teknik özellikleri
- Taşınmazın kullanım amacı (konut, işyeri, depo vb.)
Bu unsurlar, emsal kira bedelleri ile birlikte değerlendirilerek kiralananın gerçek ekonomik değerinin belirlenmesine hizmet eder.
4.4. Hak ve Nesafet İlkesi
Kira tespit davasında kira bedelinin belirlenmesinde nihai ölçüt, hak ve nesafet ilkesidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca, özellikle kira sözleşmesinin beş yılı aşmış olması halinde mahkeme, kira bedelini belirlerken yalnızca matematiksel verilerle bağlı olmayıp somut olayın tüm özelliklerini dikkate alarak hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmakla yükümlüdür.
Hak ve nesafet ilkesi, kira bedelinin belirlenmesinde taraflar arasında adil bir denge kurulmasını amaçlar. Bu kapsamda mahkeme, emsal kira bedelleri ile mevcut kira bedeli arasında doğrudan bir eşitleme yapmak yerine, kiracının kullanım durumu, sözleşmenin süresi ve kira ilişkisinin devamlılığı gibi unsurları da dikkate alarak uygun bir kira bedeli belirler.
Uygulamada bu ilke, çoğu zaman emsal kira bedelleri üzerinden belirlenen tutardan kiracının mevcut kullanım durumu özellikle de kaç yıllık kiracı olduğu gözetilerek belirli bir oranda ( %5 – %20 ) indirim yapılması şeklinde kendini gösterir.
5. Kira Tespit Davasında Yargılama Usulü ve Süreci
Kira tespit davası, kira sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak ve tespit uyuşmazlığı niteliğinde olup, belirli usul kurallarına tabidir. Bu davalarda yargılama süreci; dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, delillerin toplanması ve bilirkişi incelemesi yapılması gibi aşamalardan oluşur.
5.1. Dava Açılmadan Önce Arabuluculuğa Başvuru Zorunluluğu
Kira tespit davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca dava şartı niteliğindedir. Bu nedenle arabuluculuk yoluna başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde dava, usulden reddedilir.
Zorunlu arabuluculuk kapsamında taraflar, kira bedelinin artırılması veya yeniden belirlenmesi konusunda anlaşmaya varabilirler. Taraflar arasında anlaşma sağlanamaması halinde ise arabuluculuk son tutanağı düzenlenir ve bu tutanak dava açılabilmesi için gerekli bir belge niteliği taşır.
5.2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kira tespit davalarında görevli mahkeme, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır.
Yetkili mahkeme ise kiralananın bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Uygulamada genellikle olası uyuşmazlıkların önüne geçilmesi adına taşınmazın yani kiralananın bulunduğu yer mahkemesi tercih edilmektedir.
5.3. Delillerin Sunulması ve Bilirkişi İncelemesi
Kira tespit davalarında kira bedelinin belirlenmesi, teknik değerlendirme gerektiren bir husus olduğundan, yargılama sürecinde bilirkişi incelemesi yapılması uygulamada kural haline gelmiştir.
Mahkeme, bilirkişi marifetiyle özellikle aşağıdaki hususları araştırır:
- Kiralananın bulunduğu bölgedeki emsal kira bedelleri
- Taşınmazın fiziki ve ekonomik özellikleri
- Taşınmazın kullanım amacı ve niteliği
- Bölgedeki kira piyasasının genel durumu
Taraflar, kira sözleşmesi, emsal kira sözleşmeleri, tapu kayıtları, keşif tutanakları ve benzeri her türlü delili mahkemeye sunabilirler.
5.4. Kira Tespit Davasında Harç ve Yargılama Giderleri
Kira tespit davası açılırken ve yargılama süreci devam ederken belirli harç ve giderlerin yatırılması gerekmektedir. Bu davalar, kira bedelinin belirlenmesine yönelik bir tespit davası niteliğinde olduğundan, harç ve giderler bakımından genel eda davalarından farklı bir uygulamaya tabidir.
Kira tespit davalarında harç, dava konusu edilen kira bedelinin tamamı üzerinden değil, dava tarihindeki kira bedeli ile talep edilen kira bedeli arasındaki fark esas alınarak hesaplanır. Bununla birlikte yargılama sürecinde bilirkişi incelemesi ve keşif yapılması çoğu zaman zorunlu olduğundan, yargılama giderleri diğer birçok davaya kıyasla daha yüksek olabilmektedir.
Kira Tespit Davasında Harcın Hesaplanması
Kira tespit davalarında alınacak harç, nispi harç niteliğinde olup, dava konusu değer üzerinden hesaplanır. Dava konusu değer ise mevcut kira bedeli ile talep edilen kira bedeli arasındaki farkın bir yıllık tutarıdır.
Başka bir ifadeyle, kira tespit davalarında harç hesaplanırken:
- Mevcut aylık kira bedeli
- Talep edilen aylık kira bedeli
- Bu iki tutar arasındaki fark
- Farkın bir yıllık toplamı
esas alınır.
6. Kira Tespit Kararının Sonuçları
Kira tespit davası sonucunda verilen karar, kira sözleşmesini sona erdiren bir karar olmayıp, mevcut kira ilişkisinin devamı sırasında uygulanacak kira bedelini belirleyen bir tespit hükmü niteliğindedir. Bu karar ile kira sözleşmesinin yalnızca kira bedeline ilişkin unsuru değiştirilir; kira ilişkisi aynı koşullarla devam eder.
Mahkeme tarafından belirlenen kira bedelinin hangi tarihten itibaren uygulanacağı, kararın kesinleşmesi, kira farkının tahsili ve bu fark için faiz talep edilip edilemeyeceği hususları, kira tespit kararının en önemli hukuki sonuçlarını oluşturur.
6.1. Yeni Kira Bedelinin Belirlenmesi ve Sözleşmenin Devamı
Kira tespit davası sonucunda mahkeme, kiralananın bulunduğu bölgedeki emsal kira bedelleri, taşınmazın özellikleri ve hak ve nesafet ilkesi çerçevesinde yeni kira bedelini belirler. Belirlenen bu bedel, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin devamı sırasında uygulanacak kira bedelini ifade eder.
Kira tespit kararı, kira sözleşmesini sona erdiren veya yeni bir kira sözleşmesi kuran bir karar niteliğinde değildir. Bu karar ile yalnızca kira bedelinin miktarı belirlenir ve kira ilişkisi yeni kira bedeli üzerinden devam eder.
6.2. Kira Tespit Kararının Kesinleşmesi
Kira tespit davası sonucunda verilen karar, kanun yollarına başvurulması halinde kesinleşmeden icra edilemez. Bu nedenle mahkeme tarafından belirlenen kira bedeline göre kira farkının tahsil edilebilmesi için kararın kesinleşmesi gerekir.
Taraflar, verilen karara karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurabilirler. Bu süreçlerin tamamlanmasının ardından karar kesinleşir ve kesinleşme ile birlikte yeni kira bedeli hukuken bağlayıcı hale gelir.
6.3. Kira Farkının Talep Edilmesi ve Alacak Davası
Kira tespit davası sonucunda belirlenen yeni kira bedeli ile kiracının ödediği kira bedeli arasında fark oluşması halinde, bu farkın tahsil edilebilmesi için ayrıca talepte bulunulması gerekir.
Kira tespit davası bir tespit davası olduğundan, mahkeme kararında kira farkının tahsiline ilişkin bir hüküm yer almaz. Bu nedenle kira farkının tahsili için:
- Ayrı bir alacak davası açılması veya
- Doğrudan ilamlı icra takibi yapılması
mümkündür. Uygulamada çoğunlukla, kararın kesinleşmesinden sonra doğrudan ilamlı icra yoluna başvurulmaktadır.
6.4. Kira Farkına Faiz Uygulanması
Kira tespit davası sonucunda belirlenen yeni kira bedeli ile kiracının ödediği kira bedeli arasında fark oluşması halinde, bu farkın tahsili mümkündür. Ancak kira tespit kararı bir tespit hükmü niteliğinde olduğundan, kira farkı alacağı kararın kesinleşmesi ile birlikte muaccel hale gelir.
Bu nedenle kira farkına ilişkin faiz, kural olarak kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Başka bir ifadeyle, mahkeme tarafından belirlenen kira bedelinin geçmiş bir tarihten itibaren uygulanmasına karar verilmiş olsa dahi, kira farkı alacağı bakımından temerrüt ve faiz, kararın kesinleşmesinden önce söz konusu olmaz. Faiz talep edilebilmesi için öncelikle kararın kesinleşmesi ve borcun ödenmemesi gerekir.
7. Sıkça Sorulan Sorular
Kira tespit davası, yeni kira döneminin başlamasından en az 30 gün önce açılırsa yahut bu süre içerisinde kiracıya yazılı bildirim yapılırsa veya kira sözleşmesinde artış şartı bulunuyorsa, mahkeme tarafından belirlenecek yeni kira bedeli, içinde bulunulan kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanır. Aksi halde yeni başlayacak dönemden itibaren uygulanacak şekilde talepte bulunulabilir.
Kira tespit davasında davacının talep sonucunu açık ve belirli bir şekilde göstermesi gerekir. Bu davada talep edilen husus, belirli bir kira bedelinin mahkeme tarafından tespit edilmesidir. Bu nedenle kira tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir.
Kira tespit davası, belirsiz alacak davası olarak açılamaz. Davacının talep ettiği kira bedelini dava dilekçesinde açık ve belirli bir şekilde belirtmesi zorunludur. Çünkü bu dava, bir alacağın tahsiline değil; kira bedelinin belirlenmesine yönelik bir tespit davası niteliğindedir.
Kira tespit davası ile tahliye davasının aynı anda açılması veya biri devam ederken diğerinin açılması önünde hukuken bir engel bulunmamaktadır. Tahliye sebebinin şartları oluşmuşsa, kira tespit davası ile birlikte veya ayrı bir dava olarak tahliye davası da açılabilir.
Kira tespit davasının ne kadar süreceğine ilişkin kesin bir süre bulunmamaktadır. Ancak uygulamada bu davaların ortalama 1 yıl ile 1,5 yıl arasında sonuçlandığı görülmektedir. Bu süre; mahkemenin iş yoğunluğuna, bilirkişi incelemesi yapılmasına, keşif gerekip gerekmediğine ve tarafların usul işlemlerine bağlı olarak değişebilir.
Hakim, kira bedelini belirlerken hak ve nesafet ilkesini gözetmekle yükümlüdür. Bu kapsamda emsal kira bedelleri, taşınmazın özellikleri, kullanım şekli, kira ilişkisinin süresi ve kiracının mevcut kullanım durumu birlikte değerlendirilir. Hak ve nesafet ilkesi, emsal kira bedelleri ile mevcut kira ilişkisi arasında makul bir denge kurulmasını ifade eder.
Yargıtay uygulamasına göre, hak ve nesafet ilkesi gözetilerek belirlenen kira bedelinden, kiracının uzun süredir aynı taşınmazı kullanıyor olması halinde belirli bir oranda indirim yapılması mümkündür.
Bu uygulama, kira ilişkisinin sürekliliğinin korunması ve kiracının mevcut kullanım durumunun dikkate alınması amacına yöneliktir.
Kira tespit davası sonucunda verilen karar, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin bir tespit hükmü niteliğindedir. Bu nedenle karar doğrudan icra takibine konu edilemez. Mahkeme tarafından belirlenen yeni kira bedeline göre kira farkının tahsil edilebilmesi için kararın kesinleşmesi sonrasında ayrıca icra yoluna başvurulması gerekir.
Kira tespit davalarında vekâlet ücreti, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir. Taraflar arasında kararlaştırılacak vekâlet ücreti, bu tarifede öngörülen asgari tutarın altında olamaz.
Kira tespit davalarında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, genel kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Ancak kısmen kabul kısmen ret hallerinde buna göre dağılım yapılır.
Kira tespit davası geçmiş kira dönemlerine ilişkin olarak geriye dönük şekilde açılamaz. Bu dava, yalnızca devam eden kira ilişkisi bakımından uygulanacak kira bedelinin belirlenmesine yöneliktir.
Ancak dava açma zamanı ve kiracıya yapılan bildirimler, mahkeme tarafından belirlenecek kira bedelinin hangi kira döneminden itibaren uygulanacağını etkiler. Kanunda öngörülen süre ve bildirim şartlarının sağlanması halinde, belirlenen kira bedeli içinde bulunulan kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanabilir.
Kira tespit davası devam ederken kiracı, mevcut kira sözleşmesine göre ödemekte olduğu kira bedelini ödemeye devam etmek zorundadır. Dava açılmış olması, kira ödeme borcunu ortadan kaldırmaz veya askıya almaz. Mahkeme tarafından yeni kira bedelinin belirlenmesi halinde, kararın uygulanacağı tarihten itibaren yeni kira bedeli geçerli olur. Bu tarihten sonra kiracı, belirlenen yeni kira bedeline göre ödeme yapmakla yükümlüdür.


Merhaba. Temmuz 5 de kiracimin 5. yili doluyor. Kira bedeli cok dusuk kaldigi icin yeni kira bedeli icin dava acmak istiyorum. Kac gun oncesinden dava icin basvurmaliyim? Noterden ihtarname cekmeli miyim? Tesekkurler.
01.06.2008 başlangıç tarihli 10 yıllık işyeri kira sözleşmemiz vardı.3 yıl sonra gayrimenkülümüzün bulunduğu bölgeye büyük AVM nin açılması nedicesinde bu konumundaki işyerlerinde emsal kiralar çok artığı için bizde 6 yıl sonra 2014 de kira tesbit davası açtık ve mahkeme sonuçlanmadan kiracı ile aylık kira bedelimizi 2 katına çıkartmak ve kalan 3 yıl içinde aynı üfe/tüfe artışı yapmak suretiyle eski 10 yıllık sözleşmemize bağlı ek protekol imzaladık.2018 yılında 10 yıllık sözleşmemizin süresi dolmuş olmasına rağmen tahliye veya rayiç kira bedeli talep etmedim ve böylece 6 ay 2019 yılına kadar 10+1 yıllık kiracımız devam etti. Aldığımız kira ile emsal kira bedelleri arasında yine uçurum oluştu..10+1 uzama yılı olan sözleşme bitiş tarihinden 3 ay önce kira artış ve ayrıca 10 yıllık kiracımız tahliye etmeleri için ayrı ayrı noterden ihtarda bulundum. Kiracının tahliyesinden çok emsal kira bedellerinde oturmasını istiyorum. Bu durumda kira sözleşmemiz(10+1) sona erdiği için kira tesbit davası açabilirmiyim..
Ev sahibi ile 2 yıl geçerli sabit kira ücreti üzerinden sözlesme ımzaladık. 2 yıllık sözleşmemiz 4 ay önce bitti. ev sahibi sözleşmemizin 2. yılında tüfe oranında artış yapmadığım nedeniyle noterle ihtar göndermiş. kanunen kira ücreti sabit olarak sözleşmede belirtilmişken geriye dönük tüfe artışını talep edebilir mi?
Kiracım 2006 yılından beri kontratsiz bir şekilde oturmaktadir.Kira artışlarını sözlü olarak ve anlaşarak yaptık. Ancak 2021 yılı Haziran ayında yasal artış yaparak 1150 tl den 1300 tl ye çıkarttığımı bildirdim. Ancak kirayı 1150 tl yani zamsız bir şekilde gönderdi. Ne yapmalıyım. Aramızda yazılı belge yok. Cevaplarsanız sevinirim. Selamlar.
Ev sahibiyim, kiracımla her sene fiyatı değiştirerek sözleşme yaparız. Sözleşme tarihimiz mayısın ilk haftasıdır. Sözleşmemizde 12 aylık tüfe ortalamasına göre zam yapılacağı belirtilmiştir. Kiracım bu sene kendi kiracısı çıktığından zam yapmama kararı almış. Öncelikle belirtmeliyimki emekli olan kiracımın herhangi bir mücbir sebebi bulunmamaktadır. Kendisi gibi kiracı olan diğer komşularla aralarında anlaşıp bu sene zam yapmama kararı almışlar. Anladığım kadarıyla mevcut durumu avantajına kullanmak niyetinde. Zaten ödediği kira rayicinin %30 daha altına tekabül etmekte(bazı yıllar zam yapılmadı). Benim istediğim zam ise kanuni zam hakkımın %70’ine tekabül eden bir miktar arttırmak (%9). Bu haliyle bile rayicicin çok altında ve istenilen zam da 2haneli bir meblağ. Şimdi yeni kira dönemine girdik ve anlaşamadık, bana zam yapmayacağını söyledi ve işine gelirse diye belirtti. Mahkemelerde 15 hazirana kadar kapalı yani yeni dönemde 2 kez kira yatırdıktan sonra açılacak. Benim izlemem gereken yol nedir? Çözüm yolu alacağım meblağdan daha yüksek mi tutar, inanın en çok iyi niyetin suistimal edilmesi ve yok pahasına evde oturması çok koyuyor. Şimdiden teşekkürler.
Pandemiden 1 yıl önce ( 2019 Kasım ) aileme ait tarım arazisini sera yapılması üzerine , bölgedeki rayiç değerlere uygun şekilde bir firmaya 12 yıllık kiraya verdik. 1 yıl sonra pandemi oldu, gıdaya talep ve bölgenin tarıma elverişliği sebepli arazi kiraları 2.5 katına çıktı. Komşu araziler sadece 1 sene sonra bizim kiramızın en az 2 kat fiyatları üzerinden kiralandı. Bu durumda pandemi sonrası oluşan bu durum için yeni rayiç bedellere göre kira uyarlama talebi hakkımız bulunuyor mu, bu talep kanunda hangi madde ile ifade edilmelidir,
kıracıyım.işyerıne tasınmaz bazıseyler yaptırdım bunların parasını mal sahıbınden almam mumkun mu?
Merhabalar. Benim de bir sorum olacak.
Eğer ev sahibi yapabileceği zammın(Yıllık Üfe Oranı) üzerinde bir zam gerçekleştirmek isterse ve bu bedelden oturursak, evi boşalttıktan sonra geriye dönük aradaki farkı talep etmemiz mümkün müdür? Yani örneğin kiramız 1000 TL olsun ve yıllık üfe oranı %15 olsun. Yeni kiranın 1150 TL olması gerekiyor ama ev sahibi 1500 TL istiyor yeni yılda. 1500 TL’den 1 yıl boyunca ödersek aradaki 350 TL x 12 ay ı evden çıktıktan sonra geri talep edebilir miyiz?
Hukukumuzda değişen şartlara uygun olarak kira bedelinin uyarlanmasını talep etmek de mümkündür. Bunun için kira bedelinin uyarlanması davasının açılması gerekmektedir. Yargıtay’a göre; mahkemece kira bedelinin uyarlanmasına karar verilebilmesi için;
• Uzun süreli bir kira sözleşmesinin mevcut olması,
• Hal ve şartlarda önceden öngörülemeyen olağanüstü değişikliklerin olması,
• İşbu değişikliklerin objektif nitelikte olması,
• Kira sözleşmesinin bu haliyle devamının çekilmez hale gelmiş olması
gerekmektedir.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, kişisel hukuki yorum ve bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat edilmesini tavsiye ederiz.
Kira tespit davası açarak emsal kira bedelleri düzeyine indirilmesi istenilebilir mi?
TBK m. 345’ e göre, “Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir.” Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Kira tespit davası, yeni kira döneminin başlamasından en geç otuz gün önce açılmış veya artırım talebi bu süre içinde karşı tarafa yazılı olarak bildirilmiş olmalıdır.
Kira tespit davalarında genel kural şöyledir; taraflar arasında kira bedelinin artışı konusu düzenlenmemiş ise, açılacak kira tespit davası ile kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi istenebilecektir. Bbu durumda, hakim kira bedelini üfe deki artış oranını geçmemek koşulu ile kiralananın durumunu göz önüne alarak hakkaniyete göre tespit edecektir. Görüldüğü üzere, kira tespit davasında dahi üfe üst sınırdır. Mahkeme üfe ‘nin altında da bir kira bedeli tespit edebilir.
Bu genel kuralın istisnası ise beş yıldan uzun süreli veya 5 yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde söz konusu olur. Beş yıldan uzun süreli veya 5 yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli yine hakim tarafından tespit edilebilecektir. Bu durumda, taraflar arasında kira artışı anlaşması olup olmadığı önemli değildir. Kira artışı anlaşması olsa dahi, mahkemeden kira bedeli tespiti istenebilir. Mahkeme bu durumda üfe üst sınırı ile bağlı değildir. Mahkeme, kiralananın durumu, emsal kira bedelleri ve üfe’deki artış oranı gibi kriterlerin tümünü göz önünde bulundurarak yeni bir kira bedeli tespit edecektir. Bu bedel, üfe’nin üstünde de olabilir. Ancak önemle belirtiriz ki bu madde uygulaması işyerleri için 01.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Erteleme tarihinden sonra dava açılması mümkün olabilecektir.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, kişisel hukuki yorum ve bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Merhabalar. Öncelikle verdiğiniz cevaplar için teşekkürler. Benim de bir sorum olacak.
Eğer ev sahibi yapabileceği zammın(Yıllık Üfe Oranı) üzerinde bir zam gerçekleştirmek isterse ve bu bedelden oturursak, evi boşalttıktan sonra geriye dönük aradaki farkı talep etmemiz mümkün müdür? Yani örneğin kiramız 1000 TL olsun ve yıllık üfe oranı %15 olsun. Yeni kiranın 1150 TL olması gerekiyor ama ev sahibi 1500 TL istiyor yeni yılda. 1500 TL’den 1 yıl boyunca ödersek aradaki 350 TL x 12 ay ı evden çıktıktan sonra geri talep edebilir miyiz?
Merhaba tefe Tüfe den bağımsız olarak her yıl standart olarak %15 kira artisi ile sözleşme yapılabilir mi?
15.06.2016 tarihinde kiracımız 950 TL ile kiracı olarak evimizde oturmaya başladı o zamanlar çevredeki kiralarda bu şekilde olduğundan kabul ettik ve sözleşme imzalandı ancak sözleşmenin nüshası kiracıda bizdeki nüsha kayıp. Sonra 15.06.2017 tarihinde sözlü olarak sözleşme 1100 TL ye yenilendi ancak tekrar bir sözleşme kağıdı imzalanmadı ve bir sonraki kira için ÜFE TÜFE oranlarının geçerli olduğu konusunda sözlü anlaşma yapılmıştır. Kiracı 1100 TL olan kirasını 1075 TL olarak bazı aylar 1100 TL olarak yatırmıştır. 15.06.2019 da yenilenmesi gereken sözleşme için bir buçuk ay önceden tarafına gerek mesaj gerek arama yoluyla kiranın 1400 1500 TL civarında olduğunu ve eğer kabul edemez ve fazla geliyorsa bu kira bedelini, karşılıklı olarak sözleşmeyi fesih edilebileceğini evi boşaltması için süre vereceğimi bildirdim. Şuan ki Tüfe oranıyla (%19.39) ile kira 1,313 TL oluyor ÜFE oranıyla ise (32.24%) kira 1,454 TL olarak hesaplanıyor. Kiracı görüşme taleplerimi reddederek süre kazanmaya çalıştı ben de ihtarname çekeceğimi kendisine bildirdim. PTT kanalıyla taahhütlü posta ile kendisine tam bir ay önceden iki adet ihtarname gönderdim ihtarnamenin birinde kiranın 15.06.2019 itibariyle 1500 TL olacağını, ve diğerinde defalarca uyarı yapmamıza rağmen anlaşmaya varamadığımızı kiracı ev sahibi ilişkisinin zedelendiğini belirttim ve kira bedelinin 1500 TL olarak ödenmesi gerektiğini belirttim. En son yeniden konuşma talep ettim 1400 TL kirada anlaşabileceğimizi söyledim ancak konuşurken bana ahlaksız ve edepsiz saygısız gibi ifadeler kullandı bunu kanıtlamak için şahitlerim var karşılığında bu üslupla konuşmasının yanlış olduğunu belirtmeme rağmen hakaretlere devam etti. Ev sahibinin bir geliri, işi, emekli maaşı yada sağlık sigortası bile bulunmuyor ve İstanbul da ki tek konutu burası bu konuttan gelen para ile konut borcunu ödemek için kiraya verdi ekonomik sıkıntılardan dolayı.Evin bulunduğu yerde yeni açılacak olan metro durağı, millet bahçesi gibi evin fiyatını artıracak birçok şey açıldı ve çevredeki aynı özellikteki evler 1400-1700 TL civarında ancak kiracı eve 1300 TL vereceğini ısrarla belirtiyor ve evden çıkmıyor. Bu durumda kira tespit davası açtığımızda kiracının tahliyesi ne kadar sürer ve kira tespit davası haricinde daha hızlı sonuçlanacak bir dava açmamız mümkün mü? Dava sonucunda kiracıdan mahkeme ve avukat ücretlerini talep edebiliyor muyuz ve eksik ödediği kira bedelleri için ödeme talep edebiliyor muyuz bunu hesap dökümünde kanıtlayabiliriz. Teşekkür Ederim
Eylül 2008’de kiraya verdiğimiz işyeri için 20 yıllık sözleşme imzalandı ve her yıl artış oranı olarakta (üfe+tüfe)/2 belirlendi.
İlk kiraya verildiği zaman çok düşük bir tutarla kiraya verildiği için şuan yeni bir sözleşme yapma, kirayı revize etme gibi bir hakkımız söz konusu olabilir mi?
Sonuç olarak 11-12 senedir kiraya verdiğimiz yeri sözleşme süresi olan 20 yıl dolmadan revize etme imkanımız var mıdır?
Teşekkürler,
ev sahibimle 2 yıllık kontrat yaptım ancak ev sahibin 1 yıl sonra vefat edince varisi olan kızı benimle kontrat yapmayarak her ay belirtmiş olduğu hesaba kira bedeli ni yatırdım .ancak kira artışını kendi beyanı ile çok cüzü artışlar yaparak 11 yıl oturdum. Ancak 11 yıl sonunda bana geriye dönük olarak 11 yıl için benden zam farklarını istemektedir.ilginizden dolayı teşekkür ederim
merhabalar
15.08.2015 yılında yeni eve çıktık 1 yıllık sözleşme yaptık. kira bedeli olarak 700 tl anlaştık .2016 yılında 750 tl olarak devam ettik 2017 yılında artış yapmadık .2018 yılında 825 tl yaptık 2019 yılında artış yapmadık. ev sahibi 2019 kasım ayında evimi satacam diye telefonda söyledi. 15 gün içinde boşalt dedi. bende evini nisan ayında boşlatayım dedim. şubat da kira tespit davası açmış ben evi boşlatacam nisan da itiraz nasıl yapabilirim. yardımcı olabilirmisiniz
merhaba işyeri sahibi olarak işyerimi 01.09.2018 tarihiden itibaren 3 yıllığına kiraya verdim bugüne kadar ödemelerde sorun çıkmadı,fakat kiracım ben çıkmak istiyorum bundan sonraki ödemelerimde sorun cıkacağını işlerimin iyi gitmediğini buna benzer şeyler söyledi halbuki işlerininin iyi olduğunu biliyorum.bende kendisine 1 yıllık kiramı peşin ver işyerimi kiraya verdiğimde kaç ay boş kalırsa veya boş kalmazsa paranı iade ederim dedim.Bu durumda işyerimi boşaltırsa benim ne yapmam gerekir.Vereceğiniz bilgiler için teşekkür eder saygılar sunarım.
Merhabalar,
Ev sahibiyim ve kiracimizla babam 2014 yilinda sozleme imzalamis. Depozito bedeli olarak ise yazi ile yedi bin altiyuz turk lirasi maddesinin yanina kiracinin o an uzerinde dolar olmasi nedeniyle ozaman ki kurla 3.300 dolae olarak kariligi diyerekten paraf atilmis. Simdi evleniyorum ve eve gececegimi sozlu olarak belirttim kiracima ancak 3.300 dolar depozitosunu istedigini belirtti. Iyi niyetimle o gun alinan 7600 tlyi verecegimi ancak kur artisi nedeniyle haksiz bir kazanc istedigini belirttim. Bunun uzerine hakaret icerikli bir mesaj aldim. Ilk sozlesme kasim ayinda yapilmis. Yani henuz 4 ay gecti ve ben evden cikmasi icin yasal bir yontem izlemedim. Bu durumda evden cikmasini istemeyerek kirasini odemesini talep edecegim ancak 2 senedir kontratta yazan ufe oranina gorede zam yapmadilar. Gecmise donuk bu 2 yillik zam farkini talep edebilir miyim?
Merhaba
Evimizin üzerinde baz istasyonu var. 2017 yılında, 5 yıllık kontrat bitti. 5 yıl sonunda kira artışı yapılması gerekiyordu, söylediklerine göre şirket tarafımızı aramış fakat bana ulaşamamış. Bize kira artışı yapılmadı. Yasal olarak, kirayı bize arttırmaları gerekmiyordu? Telefonla aradık ve ulaşamadık gibi bir mazaret geçerli bir mazaret olabilir mi? Yasal hakkım nedir bu konuda, bana yardımcı olursanız çok teşekkür ederim.