Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, idare ile taşınmaz maliki arasında satın alma (uzlaşma) yoluyla anlaşma sağlanamaması halinde, taşınmazın gerçek değerinin mahkeme tarafından belirlenmesi ve belirlenen bedel karşılığında taşınmazın mülkiyetinin idare adına tescil edilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür.
Kamulaştırma hukukunda temel ilke, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının korunması ve kamulaştırmanın ancak gerçek bedel peşin ödenmek suretiyle gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle uzlaşma sağlanamaması durumunda, taşınmazın değerinin tek taraflı olarak belirlenmesi mümkün değildir; bedelin objektif kriterlere göre bağımsız bilirkişiler aracılığıyla mahkeme tarafından tespit edilmesi zorunludur. Böylece hem kamu yararı hem de mülkiyet hakkı arasında hukuki denge sağlanmış olur.
Bu yazıda, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının hukuki niteliği, yargılama süreci ve kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin temel usul kuralları sistematik bir şekilde ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
- 1. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davası Nedir?
- 2. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davası Hangi Durumlarda Açılır?
- 3. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davasının Şartları
- 4. Kamulaştırma Bedeli Nasıl Belirlenir?
- 4.1. Kamulaştırma Bedelinin Belirlenmesinde Esas Alınan Temel İlke: Gerçek Bedel
- 4.2. Kamulaştırma Bedelinin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Kriterler
- 4.3. Arsa ve Arazi Ayrımına Göre Değerleme Yöntemi
- 4.4. Yapı ve Ağaçların Değerinin Belirlenmesi
- 4.5. Kamulaştırma Bedelinin Tespitinde Dikkate Alınmayan Unsurlar
- 5. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Davasının Tarafları
- 6. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davasında Yargılama Süreci
- 7. Kanun Yolları
1. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davası Nedir?
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza el koyma sürecinin zorunlu yargısal aşamasını oluşturan bir dava türüdür. İdarenin taşınmazı satın alma usulüyle (uzlaşma yoluyla) rızaen devralamaması halinde başvurulan bu dava, kamulaştırma işleminin hukuka uygun şekilde tamamlanmasını sağlar.
Bu dava, yalnızca taşınmazın mülkiyetinin idareye geçirilmesini değil, aynı zamanda taşınmazın gerçek değerinin bağımsız bir mahkeme tarafından belirlenmesini de amaçlar. Bu yönüyle kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında kurulan hukuki dengenin en önemli güvencelerinden biridir.
1.1. Davanın Tanımı ve Hukuki Dayanağı
- Tanım
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, kamulaştırmayı yapan idarenin satın alma (uzlaşma) yoluyla taşınmazı devralamaması halinde, taşınmazın gerçek değerinin mahkeme tarafından belirlenmesi ve belirlenen bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın mülkiyetinin idare adına tescil edilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür.
Bu dava, kamulaştırma sürecinin tamamlanabilmesi için zorunlu bir aşamadır. İdare, uzlaşma yolunu usulüne uygun şekilde denemeden ve sonuç alamadan doğrudan bu davayı açamaz.
- Hukuki Dayanak
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının hukuki dayanağı, hem anayasal güvenceye hem de özel kanuni düzenlemelere dayanmaktadır.
Anayasa m. 46 uyarınca, kamulaştırma ancak kamu yararı amacıyla ve taşınmazın gerçek karşılığının peşin ödenmesi şartıyla yapılabilir. Bu hüküm, kamulaştırma bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesinin temel anayasal güvencesini oluşturur.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 10 ise, uzlaşma sağlanamaması halinde idarenin taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmak zorunda olduğunu ve kamulaştırma bedelinin yargı yoluyla tespit edilerek taşınmazın idare adına tescil edileceğini düzenlemektedir.
2. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Kamulaştırma süreci her zaman mahkemede sonuçlanmaz; ancak idari aşamada taraflar arasında anlaşma sağlanamadığında yargı yolu kaçınılmaz hale gelir. Bu dava, idarenin keyfi bir tercihi değil, kanunun öngördüğü zorunlu prosedürlerin tamamlanmasının ardından başvurulması gereken bir hukuki yoldur.
2.1. Uzlaşma Sağlanamaması
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca idare, bir taşınmazı kamulaştırmak istediğinde öncelikle satın alma usulünü (uzlaşma) denemek zorundadır. Bu kapsamda idare tarafından kurulan kıymet takdir komisyonu taşınmazın değerini belirler ve malik uzlaşma görüşmesine davet edilir.
Aşağıdaki durumlarda uzlaşma sağlanamamış sayılır ve dava aşamasına geçilir:
- Malikin uzlaşma görüşmesine katılmaması
- Malikin teklif edilen bedeli kabul etmemesi
- İdarenin malikin karşı teklifini kabul etmemesi
Bu hallerde düzenlenen uzlaşmazlık tutanağı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının açılabilmesi için gerekli temel şartın yerine getirildiğini gösterir.
2.2. Kamulaştırma İşleminin Tamamlanması İçin Mahkeme Kararının Zorunlu Olması
Anayasa ve kanunlar, mülkiyet hakkını güvence altına almıştır. Bu nedenle idare, malik ile anlaşamadığı sürece yalnızca idari bir kararla taşınmazın mülkiyetini kendi adına geçiremez veya tapuda tescil işlemi yaptıramaz.
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, çoğu zaman sanıldığı gibi taşınmaz malikinin açtığı bir dava değildir. Bu dava, kamulaştırmayı yapan idare tarafından açılan zorunlu bir dava niteliğindedir. İdare, taşınmazın mülkiyetini kazanabilmek için bu davayı açmak ve mahkeme tarafından belirlenen kamulaştırma bedelini malik adına bankaya yatırmakla yükümlüdür.
3. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davasının Şartları
Bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasına konu edilebilmesi için kanunda öngörülen idari sürecin eksiksiz şekilde tamamlanmış olması gerekir. Bu dava, idarenin keyfi olarak başvurabileceği bir yol olmayıp, belirli şartların gerçekleşmesi halinde açılabilen zorunlu bir yargısal aşamadır.
Mahkeme, davanın esasına geçmeden önce bu ön şartların bulunup bulunmadığını kendiliğinden (re’sen) denetler. Bu şartlardan herhangi birinin eksik olması halinde dava usulden reddedilebilir veya kamulaştırma işlemi hukuka aykırı hale gelebilir.
- Kamu Yararı Kararının Alınmış Olması
Kamulaştırmanın ilk ve en temel şartı, yapılacak işlemin kamu yararına dayanmasıdır. Bu nedenle kamulaştırma sürecinin başlatılabilmesi için yetkili idari merci tarafından usulüne uygun bir kamu yararı kararı alınmış ve gerekli onay işlemlerinin tamamlanmış olması gerekir.
- Kamulaştırma Ödeneğinin Temin Edilmiş Olması
Kamulaştırma işlemlerine başlanabilmesi için idarenin, kamulaştırılacak taşınmazın tahmini bedelini karşılayacak yeterli ödeneği bütçesinde ayırmış olması gerekir. Bu yükümlülük, mülkiyet hakkının korunması ve kamulaştırma işleminin ciddiyetle yürütülmesi bakımından önemli bir güvencedir.
Ödeneği bulunmayan bir proje kapsamında kamulaştırma işlemi yapılması veya dava açılması, mülkiyet hakkının gereksiz yere sınırlandırılması anlamına gelir ve hukuka aykırı kabul edilir.
- Satın Alma Usulünün (Uzlaşma Sürecinin) Tüketilmiş Olması
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının açılabilmesi için en kritik şart, idarenin satın alma (uzlaşma) usulünü denemiş ve sonuç alamamış olmasıdır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca idare:
- Malike uzlaşma daveti göndermeli,
- Taşınmazın değeri üzerinden pazarlık görüşmesi yapmalı,
- Taraflar arasında anlaşma sağlanamaması halinde bu durumu bir uzlaşmazlık tutanağı ile belgelemelidir.
Bu nedenle uzlaşma sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanmış olması, davanın açılabilmesi için zorunlu bir şarttır.
- Taşınmazın Kamulaştırmaya Uygun Olması
Kamulaştırma ancak özel mülkiyette bulunan taşınmazlar için yapılabilir. Kamu malları (örneğin meralar, orta malları) kamulaştırmaya konu edilemez; bunlar için sadece tahsis değişikliği gibi farklı idari yöntemler uygulanır.
4. Kamulaştırma Bedeli Nasıl Belirlenir?
Kamulaştırma bedeli, taşınmazın idare tarafından tek taraflı olarak belirlediği bir değer değil, kanunda öngörülen objektif ölçütlere göre bağımsız bilirkişiler aracılığıyla mahkeme tarafından tespit edilen gerçek değerdir. Kamulaştırma hukukunun temel ilkesi, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının korunması ve kamulaştırmanın ancak taşınmazın gerçek karşılığının peşin ödenmesi suretiyle yapılabilmesidir.
Bu nedenle kamulaştırma bedeli belirlenirken taşınmazın piyasa koşullarına uygun gerçek değeri esas alınır ve değerleme işlemi belirli hukuki kriterlere göre gerçekleştirilir.
4.1. Kamulaştırma Bedelinin Belirlenmesinde Esas Alınan Temel İlke: Gerçek Bedel
Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamulaştırma, ancak taşınmazın gerçek karşılığının peşin ödenmesi şartıyla yapılabilir. Bu nedenle kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde esas alınan temel ilke, taşınmazın dava tarihindeki gerçek ve güncel değerinin tespit edilmesidir.
Burada önemli olan husus, taşınmazın geçmişteki değeri veya idarenin belirlediği tahmini değer değil, taşınmazın kamulaştırma davasının açıldığı tarihteki piyasa değeridir. Mahkeme, bu değeri belirlerken teknik uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinin raporuna dayanır.
4.2. Kamulaştırma Bedelinin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Kriterler
Kamulaştırma bedeli belirlenirken 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde yer alan objektif kriterler esas alınır. Bu kriterler, taşınmazın niteliğine göre değişmekle birlikte genel olarak aşağıdaki unsurları kapsar:
- Taşınmazın cinsi ve niteliği
- Yüzölçümü
- Konumu ve ulaşım imkanları
- İmar durumu
- Kullanım şekli
- Emsal satışlar
- Gelir durumu ve ekonomik potansiyeli
- Üzerinde bulunan yapı veya tesislerin özellikleri
- Arsa payı ve kullanım değeri
- Taşınmazın değerini etkileyen diğer objektif unsurlar
Mahkeme, bilirkişi raporunu değerlendirerek taşınmazın gerçek değerini belirler ve bu bedelin malik adına bankaya yatırılması şartıyla taşınmazın idare adına tesciline karar verir.
4.3. Arsa ve Arazi Ayrımına Göre Değerleme Yöntemi
Kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde taşınmazın arsa veya arazi niteliğinde olması farklı değerleme yöntemlerinin uygulanmasına neden olur.
Arsa Niteliğindeki Taşınmazlarda
Arsa niteliğindeki taşınmazların değeri genellikle emsal satış karşılaştırma yöntemi kullanılarak belirlenir. Bu yöntemde:
- Aynı bölgede bulunan benzer taşınmazların satış değerleri incelenir
- Taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alınır
- Piyasa rayiçlerine uygun bir değer belirlenir
Arazi Niteliğindeki Taşınmazlarda
Arazi niteliğindeki taşınmazların değeri ise çoğunlukla gelir yöntemi kullanılarak belirlenir. Bu yöntemde:
- Taşınmazın tarımsal üretim kapasitesi
- Yıllık net geliri
- Toprak özellikleri
- Sulama durumu
- Ürün verimliliği
gibi unsurlar dikkate alınarak değer hesaplanır.
4.4. Yapı ve Ağaçların Değerinin Belirlenmesi
Kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde bina, tesis veya ağaç bulunması halinde, bu unsurların değeri de kamulaştırma bedeline dahil edilir.
Bu kapsamda:
- Yapıların yaşı ve kullanım durumu
- İnşaat kalitesi
- Yıpranma payı
- Ağaçların türü ve yaşı
- Verim durumu
gibi unsurlar dikkate alınarak ayrı ayrı değerleme yapılır.
4.5. Kamulaştırma Bedelinin Tespitinde Dikkate Alınmayan Unsurlar
Kamulaştırma bedeli belirlenirken bazı unsurlar özellikle dikkate alınmaz. Bu durum, taşınmazın gerçek değerinin objektif şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
Örneğin:
- Kamulaştırma kararından sonra oluşan değer artışları
- İdarenin yapacağı yatırım nedeniyle ortaya çıkacak değer artışı
- Malik tarafından sonradan yapılan spekülatif işlemler
- Gelecekte beklenen muhtemel kazançlar
kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde esas alınmaz.
5. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Davasının Tarafları
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, diğer birçok davadan farklı olarak yalnızca belirli kişiler tarafından açılabilen ve belirli kişilere karşı yöneltilen bir dava türüdür. Bu davada taraflar, kamulaştırma işlemini gerçekleştiren idare ile kamulaştırmaya konu taşınmazın maliki veya hak sahipleridir.
Bu nedenle davanın taraflarının doğru şekilde belirlenmesi, yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi açısından büyük önem taşır.
Davacı: Kamulaştırmayı Yapan İdare
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında davacı, kamulaştırma işlemini gerçekleştiren idaredir.
Bu idare:
- Bakanlıklar
- Belediyeler
- İl özel idareleri
- Karayolları Genel Müdürlüğü
- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
- Elektrik dağıtım şirketleri gibi kamu tüzel kişileri
olabilir. Bu dava, çoğu zaman yanlış bilindiği gibi taşınmaz maliki tarafından değil, kamulaştırmayı yapan idare tarafından açılan zorunlu bir dava niteliğindedir.
Davalı: Taşınmazın Maliki ve Hak Sahipleri
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında davalı taraf, kamulaştırmaya konu taşınmazın maliki veya taşınmaz üzerinde ayni hak sahibi olan kişilerdir.
Bu kişiler şunlar olabilir:
- Taşınmazın tapu maliki
- Paydaşlar (paylı mülkiyet halinde)
- Elbirliği mülkiyetindeki ortaklar
- İntifa hakkı sahibi
- Üst hakkı sahibi
- İrtifak hakkı sahibi
- Rehin veya ipotek hakkı sahibi
Uygulamada özellikle paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti bulunan taşınmazlarda tüm hak sahiplerinin davada taraf olarak yer alması gerekir. Aksi halde verilen kararın hukuki geçerliliği tartışmalı hale gelebilir.
6. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davasında Yargılama Süreci
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, yargılama süreci; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılması, tebligat ve ilan işlemlerinin yapılması, bilirkişi incelemesi ve keşif gerçekleştirilmesi, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve bedelin bankaya yatırılmasının ardından taşınmazın idare adına tescil edilmesi aşamalarından oluşur.
6.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme : Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili Mahkeme: Kamulaştırmaya konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin nitelikte olup, tarafların anlaşması ile değiştirilemez.
6.2. Tebligat, İlan Süreci ve Hak Düşürücü Süreler
Davanın açılmasının ardından mahkeme, taşınmaz malikine ve diğer hak sahiplerine tebligat yapılmasını sağlar. Malik veya hak sahibinin adresinin bilinmemesi halinde ise mahkeme tarafından gazete ilanı yoluyla bildirim yapılır. Bu tebligat ve ilan işlemleri, kamulaştırma sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Çünkü malik, kamulaştırma işlemine karşı hukuki haklarını bu bildirim sayesinde kullanabilir.
- Hak Düşürücü Süre:
Malik, kamulaştırma işlemine karşı kamulaştırma işleminin iptali davasını, mahkemece yapılan tebligat veya ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde idari yargıda açmak zorundadır.
Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresi içinde dava açılmaması halinde kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açma hakkı ortadan kalkar.
6.3. Dava Süresi ve İvedi Yargılama Usulü
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası, diğer birçok hukuk davasından farklı olarak ivedi yargılama usulüne tabidir. Bu düzenlemenin amacı, hem taşınmaz malikinin kamulaştırma bedeline gecikmeden kavuşmasını hem de kamu yatırımlarının gereksiz yere gecikmesini önlemektir.
Bu nedenle mahkeme, yargılamayı mümkün olan en kısa sürede tamamlamakla yükümlüdür.
4 Aylık Süre ve Faiz Uygulaması
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası dava tarihinden itibaren 4 ay içinde sonuçlandırılamazsa, belirlenen kamulaştırma bedeline 4. ayın dolduğu tarihten karar tarihine kadar yasal faiz uygulanır.
Bu faiz, kanundan kaynaklanan bir haktır. Ayrıca talep edilmesine gerek yoktur. Mahkeme tarafından resen uygulanır
6.4. Bilirkişi İncelemesi ve Keşif
Mahkeme, taşınmazın gerçek değerinin belirlenebilmesi için uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet görevlendirir. Bilirkişi heyeti, taşınmazın bulunduğu yerde keşif yaparak taşınmazın niteliğini, konumunu, kullanım durumunu ve değerini etkileyen diğer unsurları yerinde inceler.
Bu inceleme sonucunda taşınmazın gerçek değeri belirlenir ve bilirkişi raporu mahkemeye sunulur. Bilirkişi raporu mahkemeye sunulduktan sonra taraflara tebliğ edilir ve taraflara rapora karşı itiraz etme imkanı tanınır.
Taraflar:
- Rapordaki hesaplama hatalarına
- Kullanılan emsal satışlara
- Değerleme yöntemine
- Teknik tespitlere
itiraz edebilir. Mahkeme, yapılan itirazları değerlendirerek gerekirse ek rapor veya yeni bilirkişi raporu alabilir. Tüm değerlendirmelerin ardından kamulaştırma bedeli mahkeme tarafından kesin olarak belirlenir.
6.5. Bedelin Bankaya Depo Edilmesi (Yatırılması)
Mahkeme tarafından kamulaştırma bedeli (veya varsa fark bedeli) belirlendikten sonra, idareye bu tutarın malik adına bankaya yatırılması için kesin süre verilir. Bu aşama, mülkiyetin el değiştirmesi için yasal bir “blokaj” görevi görür.
- Süre ve Usul: Mahkeme, bedelin yatırılması için idareye genellikle 15 günlük bir süre tanır. İdarenin talebi ve haklı sebeplerin varlığı halinde bu süre bir defaya mahsus uzatılabilir. Belirlenen süreler içinde bedel bankaya depo edilmezse, mahkemece davanın reddine karar verilebilir.
- Nemalandırma (Faiz Getirisi): Yatırılan bedelin, dava sonuçlanıncaya kadar geçen sürede değerini koruması için mahkemece bankaya paranın vadeli bir hesapta (nemalandırılarak) tutulması talimatı verilir. Böylece malik, parayı çektiğinde biriken faiz getirisini de alma hakkına sahip olur.
- Zorunlu Şart: Bedelin bankaya tam ve eksiksiz yatırılması, kamulaştırma işleminin tamamlanabilmesi için “olmazsa olmaz” bir şarttır. Anayasa’nın “karşılığın peşin ödenmesi” ilkesi gereği, bedel yatırılmadan mahkemece tescil kararı verilemez.
6.6. Karar: Tescil ve Kamulaştırma Bedelinin Ödenmesi
Mahkeme, kamulaştırma bedelinin malik adına bankaya yatırıldığını teyit ettikten sonra davayı karara bağlar. Bu karar, mülkiyetin kamuya geçişini ve bedelin malike ödenmesini sağlayan kesin ve nihai aşamadır.
- Taşınmazın İdare Adına Tescili Mahkeme kararıyla birlikte taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek idare adına tescil edilir. Tapu Müdürlüğü, mahkemenin bildirimine dayanarak bu işlemi re’sen (kendiliğinden) gerçekleştirir.
- Kamulaştırma Bedelinin Malike Ödenmesi Mahkeme, bankaya depo edilen bedelin malike ödenmesine hükmeder. Malik, mahkemeden alacağı ödeme yazısı veya gerekçeli karar ile ilgili banka şubesine giderek parasını tahsil edebilir.
Burada malikler için en kritik avantaj şudur: Kamulaştırma bedelinin ödenmesi için kararın kesinleşmesi beklenmez.
6.7. Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
Harç ve Yargılama Giderleri
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında harç ve yargılama giderlerinden kural olarak kamulaştırmayı yapan idare sorumludur. Taşınmaz maliki, davayı açan taraf olmadığı için bu dava nedeniyle ayrıca bir harç ödeme yükümlülüğü altına girmez.
Vekâlet Ücreti
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, mahkeme tarafından belirlenen kamulaştırma bedeli, idarenin uzlaşma aşamasında teklif ettiği bedelden daha yüksek çıkmışsa, mahkeme artan miktar üzerinden malik lehine vekâlet ücretine hükmedebilir.
7. Kanun Yolları
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında verilen karara karşı tarafların kanun yollarına başvurma hakkı bulunmaktadır. Mahkeme kararının taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta içinde istinaf başvurusu yapılabilir. İstinaf incelemesi sonucunda verilen karara karşı ise şartları oluştuğu takdirde temyiz yoluna gidilmesi mümkündür.
7.1. Bedel Bakımından Kanun Yolu
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında taraflar, mahkeme tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin hatalı olduğunu düşündükleri takdirde istinaf ve temyiz yoluna başvurabilirler.
Bu kapsamda özellikle, taşınmazın değerinin eksik veya fazla belirlendiği iddiaları kanun yolu incelemesine konu edilebilir.
7.2. Tescil Bakımından Kanun Yolu
Kamulaştırma Kanunu uyarınca, mahkemenin verdiği tescil kararı kesindir.
Bu nedenle taşınmazın idare adına tesciline ilişkin karara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tescil işlemini ve kamulaştırma bedelinin ödenmesini de durdurmaz.

Sayın hocam merhabalar, cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Kamulaştırma Bedelinin tespiti ve tescili davasında 4 kardeş tarafdan birisiyim 2 kardeşimiz mahkemeye gidebiliyor ben ve diğer kardeşim mahkemeye gidemiyoruz. bu dava yine de sonuçlanır mı gitmeli miyiz yoksa gitmesekte dava sürer mi? Sonuçlanır mı? Emsal olarak arkadaşım bana hiç gitmesen de bedel hesabına yatar dedi. İş güç yoğunluğundan gidemiyorum abilerimde illa gelmen lazım diyor bende gelmesem de mahkeme sonuçlanıyormuş dedim bu davada nasıl bir yol izlemeliyiz yardımcı olursanız sevinirim
Mahmutbey- Kabataş metro hattı evimizin altından geçiyor ve gündüz ve gece yaklaşık 30 saniye süren metro geçişleri esnasında titreşim hissediyoruz. %90 oranında zihinsel ve fiziksel Engelli kardeşim var. Metro geçişi esasında sesten uyanıyor. İşin psikolojik kısmı ise tamamen kötüleşiyor. Kamulaştırma davası açılabilir mi? Bilgi verebilir misiniz. Teşekkürler..
1990 yılında İstanbul’da olan bir arsamızın yarısı yol yarısı yeşil alana dönüştürülüyor ,4 yıl önce belediyeye dava açtık para ödedik demelerine rağmen mahkemece biz haklı çıktık fakat parayı 1990 yılında 41 bin fiyat biçilmiş o seneye göre ödemek istiyorlar bedel artırım davası açtık sonuç ne olur ?
3194 sayılı kanun 18. maddesi uygulaması sonucu yolda kalan müştemilat kamulaştırma bedellerinin idarece tespitinde yapı ruhsatı değer arttırıcı unsur olarak değerlendirilebilir mi ? ruhsat maliyetleri göz önüne alınmalımı
Merhabalar,
İstanbul Arnavutköy Karaburun Sahilinde yazlığım var. Kanal İstanbul Projesi kapsamına giriyor sanırım. Kamulaştırma yapılırsa ederinin altında bir bedel çıkacağı söyleniyor. bu konu hakkında bilgi verir misiniz. bir sorumda şöyle olacak, kamulaştırmaya karşı gerekli yerlere itiraz edildiğinde tarafımıza olumsuz sonuç ihtimali yüksek midir ?
Bahcemizin on tarafi yaklasik 40 yildir yol olarak kullanilmakta mandalin bahcesi ama arazi ticari olarak geciyor yakin cevresinde fabrikalar var belediyeye mi dava acmamiz gerekir yada nasil bir yol izlememiz gerekir degerinin altinda fiyat belirlenir mi ve geriye donuk tazminat alabilirmiyiz?
KAMULAŞTIRMA KARARINDAN SONRA TAŞINMAZ MALİKİNE ULAŞILMAZ ISE NE OLUR ?
IRTIFAK KAMULASTIRMASI HANGI KANUNUN MADDELERINE GORE YAPILIR ?
Bizim de şuan böyle bir süreç var siz paranızı Alabildiniz mi süreç nasıl işledi asliye hukuk mahkemesinde belirlenen bedele karşı taraf ve biz razı olduk 15 gün sürede para yattı ama henüz alamıyoruz parayı acaba ne kadar bekleyeceğiz bie bilginiz var ise sevinirim
Kamulaştırna dava dosyalarına maliklerin vekaletini alıp sunan avukat için karşı vekalet ücreti çıkar mı
Malik taşınmaz a biçilen bedeli beğenmezse ve bedeli beğenmediği için hangi yargı koluna başvurabilir?
Kamulaştırma da söz konusu taşınmazın fiyatı neye göre belirlenir?
Edirne belediyesi 4 dönüm ciftliyim var içinde 250 fidan var 8 yaşında 370 m2 ev var imar barışında n uturma izni aldım 660 TL yıllık emlak vergisi ödüyorum etrafı beton duvar 300 m ulaşamadık mahkemelik olduk acaba fiat nekadar çıkar veya başka yer verimi bana mezarlık yapacak
Tapuya idare tarafından 2942 sayılı kanunun 7.mad. uyarınca 2 yıl önce belirtme yapılmıştır, aynı dönemde davet edildik komisyonda önerilen bedeli kabul etmedik. İdarenin değer tespiti için asliye hukuk mahkemesinde dava açmasını bekliyoruz. Tapudaki belirtmeyi kaldırıp uhdemizdeki bu arsanın üzerinde istediğimiz değişikliği satış inşaat vs yapabilir miyiz? Belirtmenin kaldırılması tapu dairesinde mi yoksa yine mahkeme yoluylamı yapılır?
Bedel tespiti ve tescili davamız var birkaç tane duruşma yapıldı suanki durumu karara çıkmış yazıyor e devlette. Ben ziraat bankasına uğramıştım herhangi bi iş için bana orda benim adına hesap bulunduğunu hesabında para olduğunu fakat üzerinde icra olduğu için cekemeyecegimi söylediler. Tabi bu karara çıkmadan önceydi mahkeme duruşmayı ertelediği damarlardaydı. Şuan karara çıkmış yazdığı için para mi çekebilir miyim ?
1) 2017 yılında arazimizin bir kısmında kamulaştırma bulunmaktadır. 2018 yılında açmış olduğumuz kamulaştırma bedeline itirazımız 2020 yılına kadar devam etmiş bulunmaktadır. Kamulaştırma bedellerinde artış söz konusu olmasına rağmen bu bedel mahkemeyi açmış olduğumuz 2018 tarihine göre hesaplanmaktadır. Bu bedelin 2020 yılına güncellenmesini nasıl isteyebiliriz, böyle bir hakkımız varmıdır.
2) Mahkemenin göndermiş olduğu bilirkişiler kamulaştırma bedellerinin çok altında ücret vermektedir. Bu bilirkişilere ne kadar itiraz edersek edelim bu ücreti artırmamaktadır. Bilirkişilerin vermiş olduğu yanlış bedellerin önüne nasıl geçebiliriz.
Peki bu kamulatırılacak malın bedelinin tespiti davasında, mal sahibine dava masrafı, bilirkişi masrafı ödetilmesi söz konusu olur mu?