Kamulaştırmada uzlaşma; idare ile taşınmaz maliki arasında kamulaştırma bedeli ve diğer şartlar üzerinde mutabakat sağlanması suretiyle, taşınmazın uzun ve masraflı mahkeme süreçlerine gerek kalmaksızın devredilmesini amaçlayan bir usul mekanizmasıdır.
Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, tapuya kayıtlı taşınmazların kamulaştırılmasında idarenin öncelikle malikle anlaşma yolunu denemesi zorunlu tutulmuştur. Bu zorunlu aşama uygulamada “uzlaşma” veya “satın alma usulü” olarak adlandırılmaktadır.
Bu yazıda, kamulaştırmada uzlaşmanın hangi şartlarda uygulanacağı, uzlaşma sürecinin aşamaları, süreler ve uzlaşmanın sağlanması veya sağlanamaması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçlar sistematik olarak ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Kamulaştırmada Uzlaşma Nedir?
Kamulaştırma işleminin en kritik safhalarından biri olan uzlaşma, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında kurulan bir köprü niteliğindedir. Bu müessese, mülkiyetin el değiştirmesi sürecini “idari bir zorunluluk” olmaktan çıkarıp “karşılıklı rıza” zeminine taşır.
1.1. Uzlaşmanın Tanımı
Hukuki anlamda uzlaşma; idarenin kamu yararı kararı aldığı bir taşınmazı, bedelini peşin ödemek suretiyle malikten rızasıyla satın almasıdır. Bu süreç, kamulaştırma işleminin “satın alma usulü” ile sonuçlandırılmasıdır. Burada idare bir alıcı, malik ise satıcı konumundadır; ancak bu satışın şartları genel borçlar hukukundan ziyade özel kamulaştırma mevzuatına tabidir.
1.2. Uzlaşmanın Amacı
Uzlaşma müessesesinin temelinde üç ana amaç yatar:
- Yargı Yükünün Azaltılması: Kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davaları nedeniyle mahkemelerin iş yükünün artmasını önlemek.
- Hız ve Verimlilik: Kamu projelerinin (yol, baraj, okul vb.) yıllar süren dava süreçlerini beklemeden bir an önce hayata geçirilmesini sağlamak.
- Sosyal Barış: Taşınmazı kamulaştırılan vatandaşa, bedelini hemen tahsil etme imkanı sunarak mülkiyet hakkından kaynaklanan mağduriyeti en aza indirmek.
1.3. Uzlaşmanın Hukuki Dayanağı: 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu m.8
Uzlaşma prosedürünün anayasası, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesidir.
“İdareler, bu Kanuna göre yapacakları kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamakla yükümlüdürler.”
Bu hüküm uyarınca uzlaşma, idare için bir “seçenek” değil, yerine getirilmesi gereken bir usulü zorunluluktur. İdare, bu yolu tüketmeden veya usulüne uygun şekilde denemeden doğrudan asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açamaz.
2. Kamulaştırmada Satın Alma (Uzlaşma) Usulü
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, tapuya kayıtlı taşınmazların kamulaştırılmasında idarenin öncelikle “satın alma” usulünü uygulaması zorunludur. Uygulamada uzlaşma olarak adlandırılan bu usul, kamulaştırma sürecinin dava aşamasına geçilmeden önce tamamlanması gereken zorunlu bir usul aşamasıdır.
Uzlaşma usulü uygulanmaksızın doğrudan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası açılması halinde, açılan dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir. Bu nedenle uzlaşma süreci, kamulaştırma işleminin hukuka uygun şekilde yürütülmesi bakımından şekle bağlı ve zorunlu bir prosedür niteliği taşımaktadır.
2.1. Satın Alma (Uzlaşma) Usulünün Zorunlu Olması
Kamulaştırma Kanunu’na göre, tapuya kayıtlı taşınmazların kamulaştırılmasında idarenin doğrudan dava yoluna başvurması mümkün değildir. Kanun koyucu, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin en son çare olması gerektiği anlayışıyla, öncelikle tarafların anlaşma yoluyla taşınmazın devrini sağlamayı amaçlamıştır.
Bu nedenle idare, kamulaştırılacak taşınmazın malikine başvurarak taşınmazı pazarlık yoluyla satın almayı teklif etmek zorundadır. Bu teklif yapılmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davayı esastan incelemeden usulden reddedecektir.
Dolayısıyla satın alma usulü, kamulaştırma sürecinde yalnızca idareye tanınmış bir seçenek değil, yerine getirilmesi zorunlu bir yasal yükümlülüktür.
2.2. Kamulaştırma Kararının Alınması ve Tapuya Şerh Konulması
Uzlaşma sürecinin başlatılabilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının alınmış olması gerekir. Kamulaştırma süreci, idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda bir taşınmazın kamulaştırılmasına karar vermesi ile başlar.
Kamulaştırma kararının alınmasının ardından, kamulaştırılacak taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu müdürlüğüne bildirim yapılır ve tapu siciline kamulaştırma şerhi konulur. Bu şerh, taşınmazın kamulaştırma sürecine girdiğini gösteren önemli bir hukuki işlemdir.
Tapu siciline konulan kamulaştırma şerhi, taşınmaz üzerinde yapılacak tasarruf işlemlerinin hukuki sonuçlarını etkileyebileceği gibi, taşınmazın devri veya üzerinde ayni hak tesis edilmesi gibi işlemler bakımından da hukuki güvenlik sağlar.
2.3. Taşınmaz Bedelinin Belirlenmesi (Kıymet Takdir Komisyonu)
Kamulaştırma kararının alınmasını takiben idare tarafından, kamulaştırılacak taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla bir kıymet takdir komisyonu oluşturulur.
Kıymet takdir komisyonu, taşınmazın değerini belirlerken aşağıdaki unsurları dikkate alır:
- Taşınmazın niteliği
- Yüzölçümü
- Konumu
- İmar durumu
- Kullanım şekli
- Emsal satışlar
- Gelir durumu
Komisyon, gerekli gördüğü takdirde ilgili kamu kurumlarından bilgi alabileceği gibi, uzman kişi veya kuruluşlardan rapor alınmak suretiyle de değer tespiti yapabilir.
Belirlenen bu değer, uzlaşma görüşmelerinin temelini oluşturur ve taraflar arasındaki pazarlık süreci bu değer üzerinden yürütülür.
2.4. Kamulaştırmada Uzlaşmaya Davet
Taşınmazın değerinin belirlenmesinin ardından idare tarafından malik veya maliklere uzlaşma görüşmesine davet yazısı gönderilir. Uygulamada bu işlem “uzlaşmaya davet” olarak adlandırılmaktadır.
Uzlaşmaya davet yazısı, resmi tebligat yoluyla yapılmak zorundadır. Tebligat işlemleri, öncelikle Kamulaştırma Kanunu hükümlerine, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilir.
Bu davet yazısında:
- Kamulaştırılacak taşınmazın pazarlık yoluyla satın alınmak istendiği
- Uzlaşma görüşmesinin yapılacağı tarih
- Uzlaşma sürecine katılma usulü
malike bildirilir.
Önemle belirtmek gerekir ki, davet yazısında taşınmazın bedelinin belirtilmesi zorunlu değildir. Malik, davet yazısını aldıktan sonra kamulaştırma sürecinden resmen haberdar olur ve bu tarihten itibaren kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açma süresi de işlemeye başlar.
2.5. Kamulaştırmada Uzlaşma Görüşmelerinin Yapılması
Malik veya yetkili temsilcisi, uzlaşmaya davet yazısının tebliğinden itibaren on beş gün içinde idareye başvurarak uzlaşma görüşmelerine katılabilir. Bu başvuru üzerine taraflar arasında pazarlık görüşmeleri başlatılır.
Uzlaşma görüşmeleri sırasında taraflar:
- Kamulaştırma bedelini
- Ödeme şeklini
- Ödeme zamanını
- Taşınmazın devrine ilişkin şartları
- Gerekli görülmesi halinde trampa imkânını
görüşebilirler.
Taraflar arasında anlaşma sağlanması halinde, uzlaşma şartlarını içeren bir uzlaşma tutanağı düzenlenir ve bu tutanak taraflarca imzalanır.
Uzlaşma sağlanamaması halinde ise idare tarafından Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespit edilmesi ve taşınmazın idare adına tescili talebiyle dava açılması yoluna gidilir.
3. Uzlaşmanın Hukuki Sonuçları
İdare ile taşınmaz maliki arasında yürütülen uzlaşma görüşmeleri sonucunda, kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel sınırları içinde bir tutar üzerinde anlaşma sağlanması halinde, kamulaştırma süreci dava yoluna başvurulmaksızın satın alma usulü ile tamamlanır. Bu durumda taşınmazın mülkiyeti, taraflar arasında yapılan anlaşmaya dayanılarak idareye geçer ve kamulaştırma işlemi kısa sürede sonuçlandırılır.
3.1. Uzlaşma Tutanağının Düzenlenmesi
Uzlaşma komisyonu ile malik arasında varılan anlaşma, taraflarca imzalanan bir Uzlaşma Tutanağı ile resmiyete dökülür.
- Hukuki Niteliği: Bu tutanak, taşınmazın kamulaştırma bedelini, devir şartlarını ve malikin rızasını içeren, mahkeme ilamı niteliğinde olmasa da taraflar için kesin ve bağlayıcı bir belgedir.
- Dava Hakkı: Uzlaşma tutanağı imzalandığı andan itibaren malik, kamulaştırma işlemine veya bedele karşı herhangi bir itiraz davası ya da iptal davası açamaz.
3.2. Tapunun İdare Adına Tescili
Anlaşma sağlandığında, uzlaşma tutanağı tapuda yapılacak tescil işleminin hukuki dayanağını oluşturur ve ayrıca klasik satış işlemlerindeki gibi bir ferağ işlemi aranmaz.
- Tescile Esas Belge: İmzalanan uzlaşma tutanağı, kamulaştırma işleminin tamamlanması için tapu müdürlüğünde yapılacak tescil işleminin dayanağını oluşturur. Bu tutanak, tarafların taşınmazın devri konusunda anlaşmaya vardığını gösteren resmi bir belgedir.
- Tescil Süreci: İdare, bu tutanağa dayanarak ilgili tapu müdürlüğünden taşınmazın idare adına tescil edilmesini talep eder. Tapu müdürlüğü, malikin ayrıca beyanına gerek duymaksızın tutanak doğrultusunda tescil işlemini gerçekleştirir.
- Kısıtlamaların Kaldırılması: Tescil ile birlikte mülkiyet idareye geçer. Taşınmaz üzerindeki şerhler, ipotekler ve hacizler (varsa), ilgili mevzuat gereği kamulaştırma bedeli üzerinden karşılanmak üzere tapu kaydından terkin edilir.
3.3. Kamulaştırma Bedelinin Ödenmesi
Satın alma usulünde ödeme, mülkiyetin devriyle doğrudan ilişkilidir ve kısa sürede sonuçlandırılır.
- Ödeme Yükümlülüğü: İdare, uzlaşma tutanağının imzalanması ve tescil işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, üzerinde anlaşılan bedeli 45 gün içinde malike ödemekle yükümlüdür.
- Ödeme Şekli: Kamulaştırma bedeli, kural olarak peşin ve nakden ödenir. Uygulamada ödeme genellikle malikin bildirdiği banka hesabına yatırılmak suretiyle gerçekleştirilir.
- Temerrüt: İdarenin bu süre zarfında ödeme yapmaması durumunda, malik anlaşmadan vazgeçmiş sayılmaz ancak bedelin tahsili için yasal yollara başvurabilir ve gecikilen süre bakımından kanuni faiz talep edebilir.
4. Uzlaşma Sağlanamamasının Hukuki Sonuçları
İdare ile taşınmaz maliki arasında satın alma usulü kapsamında (Kamulaştırma Kanunu m.8) anlaşma sağlanamaması veya malikin uzlaşma görüşmelerine katılmaması halinde, kamulaştırma süreci sona ermez. Bu durumda idare, kamulaştırma işlemini tamamlayabilmek için yargı yoluna başvurmak zorundadır.
Uzlaşma sağlanamaması halinde süreç, mahkeme tarafından yürütülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili aşamasına geçer.
4.1. Bedel Tespiti ve Tescil Davasının Açılması
Uzlaşma sağlanamaması halinde idare, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açar. Bu davanın iki temel amacı bulunmaktadır:
- Taşınmazın gerçek değerinin mahkemece tespit edilmesi.
- Tespit edilen bu bedel karşılığında taşınmazın mülkiyetinin idare adına tescil edilmesi.
Bu dava, kamulaştırma sürecinin zorunlu yargısal aşamasını oluşturur.
4.2. Bilirkişi İncelemesi ve Bedelin Kesinleşmesi
Mahkeme, tarafların beyanlarını aldıktan sonra taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırır ve genellikle yerinde keşif gerçekleştirilir.
- Değerleme Kriterleri: Taşınmazın değeri; cinsi, konumu, emsal satışları ve gelir potansiyeli gibi objektif kriterlere göre hesaplanır.
- Faiz İşleyişi: Eğer dava açıldığı tarihten itibaren 4 ay içinde sonuçlandırılamazsa; tespit edilen bedele, 4. ayın dolduğu tarihten itibaren karar tarihine kadar yasal faiz işletilir.
4.3. Kamulaştırma Bedelinin Bankaya Yatırılması (Bloke)
Mahkeme tarafından kamulaştırma bedeli belirlendikten sonra, idareye bu bedelin malikin adına bankaya yatırılması için süre verilir.
- Bedelin Yatırılması: İdare, mahkemece belirlenen bedeli, malikin adına bankaya nakden ve peşin olarak yatırmak zorundadır. Bu işlem uygulamada “bedelin bankaya bloke edilmesi” olarak adlandırılır.
- Yatırılma Zamanı: Karardan hemen önce, mahkemenin belirlediği 15 günlük süre (veya ek süre) içinde yatırılır.
- Bloke Edilmesi: İdare, bedeli malik adına bankaya (Vakıfbank vb.) nakden ve peşin olarak yatırır. Bu aşamada para henüz bankadadır; tescil kararı verilene kadar malik tarafından çekilemez.
- Nemalandırma: Para bankada beklediği sürece, mahkeme kararına kadar geçen süre için vadeli mevduat gibi değerlendirilir (nemalandırılır).
4.4. Paranın Ödenmesi ve Tescil Kararı
İdarenin bedeli bankaya yatırdığını gösteren dekontun mahkemeye sunulmasının ardından mahkeme karar aşamasına geçer.
Mahkeme;
- Taşınmazın idare adına tesciline
- Bankaya yatırılan bedelin malike ödenmesine
karar verir. Malik, mahkemenin bankaya yazdığı ödeme yazısı doğrultusunda bankaya başvurarak kamulaştırma bedelini tahsil edebilir.
Kesinleşme Beklenmez: Kanun uyarınca, bedelin ödenmesi için kararın üst mahkemelerce (İstinaf/Yargıtay) kesinleşmesi şart değildir. Malik parayı alırken, bedelin az olduğunu düşünüyorsa üst mahkemeye itiraz hakkını da kullanabilir.
4.5. Tescil Kararı ve Mülkiyetin İdareye Geçmesi
Mahkemenin verdiği tescil kararı ile birlikte taşınmazın mülkiyeti idareye geçer. Tapu müdürlüğü, mahkeme kararına dayanarak taşınmazın idare adına tescil işlemini gerçekleştirir ve kamulaştırma işlemi hukuken tamamlanmış olur.


Organize sanayi bölgesi yapılması için annemin de ortak olduğu arsaya zorunlu kamulaştırma kararı alındı.
Belediye tarafından arsa için belirlenen meblağ karşılığında annem imza attı ve adına bir banka hesabı açıldı.
Kendisine 15 gün içinde bu hesaba ödeme yapılacağı söylendi. Ancak üzerinden 2–3 ay geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadı.
Bu durumda, verilen imzanın geri alınması veya işlemin iptali mümkün müdür?
116 m2 binamız var. Binamızdan taşıt yolu geçiyor, binanın yarısı yolda kalıyor. Komşu parselle bizi tevhid yaptılar, birlikte inşaat yapabilmekteyiz. Kamulaştırma için ben dilekçe verdim cevap bekliyorum.
Sormak istediğim uzlaşma sağlanırsa binanın tamamının bedeli ödeniyor sanırım. Tamamına ödeme yapılması oradaki tüm haklarımın kaybolması anlamına mı gelir? Yani komşumuzla birlikte yeni bina yapamaz mıyım?
Uzlaşma yolu ile yapılan ilk toplantı ile arazilerimiz kamulastirildi ve akabinde anlaşılan bedel karşılığında tutanak imzalandı. Kamulaştırma kanunları gereği 45 içinde ödemenin yapılacağı belirtilmektedir. Ancak 45 değil 7 ay geçmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadı. Bunun akabinde ilgili kuruma bilgi edinme formu duzenleyerek müracaat ettim. 30 gün geçmesine rağmen herhangi bir cevap gelmedi.
Bunun sonucunda ne gibi hakları olabilir.
1 tutanagi iptal ettirme hakkım varmi?
2 ödeme yapıldıktan sonra 7 aylık değer kaybı için dava acabilirmiyim?
Teşekkürler
arazimden çevre yolu geçmektedir kamulaştırma fiyat biçip imza attırdı.lakin duydukki aynı bölgedeki başka arazilere farklı yüksek fiyat vermişler.ben ve benim gibi birçok kişi bilmeden imza attık cayma hakkımız varmıdır…? tapuya çağrılmadık daha çağırılınca gitmesek ne olur..? birde mahkemeye düşünce avukat tutma gibi zorunluluğumuz varmıdır.malum devlet kaybetme ihtimali vardır durduk yere avukat masrafından olurmuyuz.?
Merhaba, sanayi imarlı bir arsamız var ve Karayolları bu arsayı kamulaştırmak istiyor.
Kamulaştırma için verdikleri fiyat teklifi genellikle belediyenin belirlediği rayiç bedel üzerinden mi yapılır?
Yoksa arsanın gerçek değerine yakın bir bedel midir?
Ayrıca, teklif edilen fiyatı kabul etmeyip trampa talebinde bulunabilir miyiz?
Yoksa trampa teklif etme yetkisi yalnızca idarenin insiyatifinde midir?
2011 mart ayında adıma kayıtlı tarlam yol olarak kamulaştırıldı.Bedelini aldım itiraz da etmedim.Ancak;ben memleketimde ikamet etmediğimden şahsıma tebligat yapılmadı pazarlığa çağırılmadım(benim adıma kim anlaştı bilmiyorum).Ağabeyimin telefonla bildirmesi sonucu memlekete gittim tapuda ferağımı verdim.İdare yetkilisini ilk defa orda gördüm daha önce hiç görmedim.Kısacası olay oldu bittiye geldi.Bahsi geçen tarla yol başka güzergahtan geçirildiğinden 2011 yılından beri boş durmaktadır.İdareden yol yapılmayan boş duran tarlayı geri istedim olumsuz cevap verdiler.Kanuna göre geri alma talep süresini 7 ay kadar geçmişim.Sizce tebligat yapılmadan pazarlığa çağırılmadan yapılan kamulaştırma meşrumudur?Ne yapılabilir?
Teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.
İmar planlarına alınan taşınmazların uzun yıllar boyunca uygulamaya alınmaması nedeniyle doğan mağduriyetler oldukça sık karşılaşılan hukuki sorunlardan olup, sizin durumunuz da bu kapsamda yer almaktadır. Öncelikle söz konusu idareye başvurarak imar planının değiştirilerek eski haline döndürülmesi ve yapılaşma izni verilmesi talep edilmelidir. İdarenin işbu başvuruyu yasal süresi içerisinde cevaplamaması veya reddetmesi halinde; kamu yararı ve mülkiyet hakkı arasındaki adil dengenin bozulduğu ve sair ilgili itirazlarla birlikte idarenin söz konusu işlemine karşı süresi içinde dava açılmalıdır.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Bizim kucukcekmece de1973 yılında inşaat ruhsatı alınarak sosyal sigortalar kooperatifi tarafından 39 malikli 2 bloktan oluşan site de 1976 yılından buyana oturmaktayız yanlız 1982 yılında buraya belediyece imar planında orta öğretim tesis alanı olarak ayrılmış fakat 1982 den beri hiç bir işlem yapılmamıştır bizler kendi müracatlarımızla tapudan şerh yoktur cevabı aldık diğer kurumlardan olumlu cevap alamadık bizler halen bu binalarda oturmaktayız önümüzde bir deprem gerceği var kentsel dönüşüm kapsamında binamızı yenilemek istiyoruz bu konuda öneri ve görüşleriniz için çok teşekkür ederiz