Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi uyarınca önemli sebeple fesih, kira sözleşmesinin taraflardan biri için dürüstlük kuralı gereği katlanılması beklenemeyecek ölçüde çekilmez hâle gelmesi durumunda, sözleşmenin süresinden önce sona erdirilebilmesine imkân tanıyan istisnai bir hukuki yoldur.
Bu düzenleme, kira ilişkisinin olağan akışı içinde öngörülemeyen ve tarafların sözleşmeye bağlı kalmasını fiilen veya hukuken anlamsız hâle getiren olağanüstü durumlarda devreye giren bir fesih mekanizmasıdır.
Bu yazımızda, Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi kapsamında önemli sebeple kira sözleşmesinin feshi ve tahliye şartları, kiracı ve kiraya veren yönünden önemli sebep sayılabilecek hâller, önemli sebep sayılmayan durumlar, fesih hakkının nasıl kullanılacağı, tazminat yükümlülüğü ile dava sürecine ilişkin temel hususlar ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Önemli Sebeple Fesih Nedir?
Önemli sebeple fesih, kira sözleşmesinin taraflardan biri açısından dürüstlük kuralı gereği katlanılması beklenemeyecek ölçüde çekilmez hâle gelmesi durumunda, sözleşmenin süresinden önce sona erdirilebilmesine imkân tanıyan istisnai bir fesih yoludur.
Önemli sebeple fesih, kira sözleşmesini tek taraflı olarak sona erdirme hakkı tanımakla birlikte, bu hakkın kullanılabilmesi için sıradan güçlüklerin ötesinde ağır ve istisnai bir durumun varlığı gerekir. Bu nedenle her ekonomik sıkıntı, memnuniyetsizlik veya kişisel tercih önemli sebep sayılmaz; sözleşmenin devamının objektif olarak çekilmez hâle gelmesi gerekir.
Bu fesih türü, kira hukukunda tarafların sözleşmeye bağlılık ilkesini korurken, aynı zamanda olağanüstü durumlar karşısında taraflara makul bir çıkış yolu sağlamayı amaçlayan bir denge mekanizmasıdır.
1.1. Türk Borçlar Kanunu’nun 331. Maddesinin Amacı
Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesinin temel amacı, kira sözleşmesinin taraflar açısından aşırı derecede ağırlaşması veya katlanılamaz hâle gelmesi durumunda, taraflara sözleşmeden çıkabilme imkânı tanımaktır. Bu düzenleme ile kanun koyucu, kira sözleşmesinin mutlak ve değişmez bir bağ olmadığını, olağanüstü şartlar altında tarafların sözleşmeye bağlı kalmaya zorlanamayacağını kabul etmiştir.
Bu nedenle önemli sebeple fesih, kira hukukunda sık başvurulan bir tahliye yolu değil; ancak gerçekten olağanüstü ve ağır durumların varlığı hâlinde uygulanabilen istisnai bir mekanizma olarak kabul edilir.
1.2. Önemli Sebeple Feshin Diğer Tahliye Sebeplerinden Farkı
Önemli sebeple fesih, kira hukukunda düzenlenen diğer tahliye sebeplerinden farklı olarak belirli bir sebebe bağlı değildir. Diğer tahliye sebeplerinde genellikle belirli şartların gerçekleşmesi yeterli iken, önemli sebeple fesihte asıl ölçüt sözleşmenin devamının dürüstlük kuralı gereği artık beklenemeyecek hâle gelmiş olmasıdır. Bu nedenle önemli sebeple fesih, kira hukukunda istisnai bir yol olarak kabul edilir ve her olayda uygulanmaz.
Ayrıca önemli sebeple fesihte hâkim, fesih nedeniyle ortaya çıkan zararların giderilmesi amacıyla taraflardan birinin diğerine uygun bir tazminat ödemesine karar verebilir. Bu yönüyle önemli sebeple fesih, hem sözleşmenin sona erdirilmesini hem de taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunmasını sağlayan özel bir hukuki mekanizma niteliği taşır.
2. Kiracı Yönünden Önemli Sebepler
Kiracı açısından önemli sebep, kira sözleşmesinin devamının dürüstlük kuralı gereği artık katlanılması beklenemeyecek ölçüde ağırlaşmasına yol açan olağanüstü durumları ifade eder. Bu durumlar genellikle kiracının kontrolü dışında ortaya çıkar ve kiralananın kullanılmasını fiilen imkânsız veya aşırı derecede güç hâle getirir. Ancak her zorluk veya kişisel tercih önemli sebep sayılmaz; kira ilişkisinin devamının objektif olarak sürdürülemez hâle gelmiş olması gerekir.
- Zorunlu ve Kalıcı Yer Değişikliği (Tayin veya Görevlendirme)
Kiracının kendi iradesi dışında başka bir şehirde kalıcı olarak görevlendirilmesi veya atanması, kiralananın kullanılmasını fiilen anlamsız hâle getirebilir. Özellikle zorunlu tayin veya uzun süreli görevlendirme nedeniyle kiracının kiralananı kullanma imkânının ortadan kalkması önemli sebep olarak kabul edilebilir. Buna karşılık kısa süreli veya geçici yer değişiklikleri genellikle önemli sebep oluşturmaz.
- Ağır Sağlık Sorunları veya Engellilik
Kiracının veya bakmakla yükümlü olduğu kişinin sağlık durumunda meydana gelen ciddi değişiklikler, kiralananın kullanılmasını fiilen imkânsız veya aşırı derecede güç hâle getirebilir. Hareket kabiliyetini önemli ölçüde kısıtlayan hastalıklar veya engellilik durumları, kiralananın fiziksel koşulları ile bağdaşmadığında önemli sebep oluşabilir. Özellikle merdiven çıkamayan bir kişinin asansörü bulunmayan bir binada yaşamaya devam etmesinin beklenmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmayabilir.
- Güvenlik Riski veya Ciddi Tehdit Ortamı
Kiralanan taşınmazda ciddi güvenlik risklerinin ortaya çıkması veya sürekli tehdit altında yaşamak zorunda kalınması, kira sözleşmesinin devamını kiracı açısından çekilmez hâle getirebilir. Kiracının can veya mal güvenliğini tehlikeye sokan olayların meydana gelmesi veya taşınmazın güvenli bir yaşam ortamı sunmaktan çıkması hâlinde kira ilişkisinin devamı beklenemez. Ancak geçici huzursuzluklar veya basit komşuluk anlaşmazlıkları tek başına önemli sebep oluşturmaz.
- Faaliyetin Sona Ermesi veya Kullanımın İmkânsız Hâle Gelmesi
İşyeri kiralarında kiracının faaliyetini sürdürmesinin hukuken veya fiilen imkânsız hâle gelmesi önemli sebep oluşturabilir. Özellikle işyerinin ruhsatının iptal edilmesi, faaliyet konusunun yasaklanması veya işyerinin zorunlu olarak kapatılması gibi durumlarda kira sözleşmesinin devamı anlamsız hâle gelebilir. Buna karşılık yalnızca işlerin kötü gitmesi veya gelir azalması genellikle önemli sebep olarak kabul edilmez.
- Taşınmazın Sağlık veya Güvenlik Açısından Tehlikeli Hâle Gelmesi
Kiralanan taşınmazın sağlık veya güvenlik açısından ciddi risk oluşturur hâle gelmesi durumunda kiracının sözleşmeye bağlı kalması beklenemez. Binanın ağır hasar görmesi, yapı güvenliğinin ortadan kalkması veya taşınmazın oturulamaz hâle gelmesi gibi durumlar kira ilişkisinin devamını objektif olarak imkânsız hâle getirebilir ve kiracıya önemli sebebe dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı tanıyabilir.
3. Kiraya Veren Yönünden Önemli Sebepler
Kiraya veren açısından önemli sebep, kira sözleşmesinin devamının dürüstlük kuralı gereği katlanılamaz hâle gelmesine yol açan olağanüstü durumları ifade eder. Kiraya veren bakımından bu eşik genellikle daha yüksek kabul edilir; zira kira hukukunda kiracının korunması temel bir ilkedir. Bu nedenle kiraya verenin önemli sebebe dayanabilmesi için ortaya çıkan durumun ağır, sürekli ve kira ilişkisinin devamını objektif olarak sürdürülemez hâle getiren nitelikte olması gerekir.
- Kiracının Ağır Kişilik Hakları İhlali
Kiracının kiraya verene veya ailesine yönelik ağır saldırı, tehdit veya hakaret içeren davranışları, kira ilişkisinin temelini oluşturan güven ilişkisini ortadan kaldırabilir. Bu tür davranışlar, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sağlıklı şekilde sürdürülmesini imkânsız hâle getirebilir ve kiraya veren açısından önemli sebep oluşturabilir. Özellikle fiziksel saldırı, ciddi tehdit veya sistematik taciz niteliğindeki eylemler kira sözleşmesinin devamını çekilmez hâle getirebilir.
- Kiracının Taşınmazı Yasa Dışı Faaliyetler İçin Kullanması
Kiracının kiralanan taşınmazı hukuka aykırı faaliyetler için kullanması, kiraya veren açısından ciddi hukuki ve toplumsal riskler doğurabilir. Özellikle taşınmazda suç teşkil eden faaliyetlerin yürütülmesi, mülkün mühürlenmesine veya kiraya verenin hukuki sorumlulukla karşılaşmasına yol açabilir. Bu tür durumlarda kira ilişkisinin devamının beklenmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmayabilir ve önemli sebep oluşabilir.
4. Önemli Sebep Sayılmayan Durumlar
Her zor durum veya kişisel tercih kira sözleşmesinin önemli sebebe dayanılarak feshedilmesine imkân vermez. Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi yalnızca olağanüstü ve ağır nitelikteki durumlar için öngörülmüş istisnai bir fesih yoludur. Bu nedenle kira ilişkisinin devamını gerçekten çekilmez hâle getirmeyen, hayatın olağan akışı içinde karşılaşılabilecek güçlükler genellikle önemli sebep olarak kabul edilmez.
Uygulamada aşağıdaki durumlar tek başına önemli sebep sayılmamakta ve kira sözleşmesinin bu gerekçelerle feshedilmesi çoğu zaman mümkün olmamaktadır:
- Sıradan Ekonomik Güçlük veya Gelir Azalması
Kiracının gelirinin azalması, işlerin beklenen düzeyde gitmemesi veya kira bedelinin ekonomik olarak ağır gelmesi tek başına önemli sebep oluşturmaz. Kiracının iflas durumunda ise TBK madde 332’de bu husus açıkça düzenlenmiştir.
- Daha Ucuz Konut veya İş Yeri Bulma İsteği
Kiracının daha uygun kira bedeline sahip bir konut veya iş yeri bulması, kira sözleşmesinin önemli sebebe dayanılarak feshedilmesini haklı kılmaz. Bu tür tercihler, sözleşmenin olağan şartları içinde değerlendirilen kişisel kararlar niteliğindedir.
- Geçici İş veya Okul Değişikliği
Kısa süreli görev değişiklikleri, geçici görevlendirmeler veya belirli süreyle başka bir yerde bulunma zorunluluğu genellikle önemli sebep sayılmaz. Önemli sebebin varlığından söz edilebilmesi için yer değişikliğinin kalıcı ve kira ilişkisinin devamını fiilen imkânsız hâle getiren nitelikte olması gerekir.
- Basit Komşuluk Anlaşmazlıkları
Zaman zaman ortaya çıkan gürültü, tartışma veya küçük çaplı huzursuzluklar kira sözleşmesinin feshi için yeterli görülmez. Önemli sebebin varlığından söz edilebilmesi için sorunların sürekli, ağır ve yaşamı çekilmez hâle getirecek düzeyde olması gerekir.
- Kiralanandan Memnun Olmama
Kiralananın kişisel beklentileri karşılamaması, kullanım açısından rahatsızlık yaratması veya kişisel beğeniye uygun olmaması gibi durumlar önemli sebep oluşturmaz. Bu tür memnuniyetsizlikler, kira sözleşmesinin doğal riskleri kapsamında değerlendirilir.
5. Önemli Sebeple Fesih Hakkının Kullanılması
Önemli sebebe dayanarak kira sözleşmesinin feshedilebilmesi için yalnızca önemli sebebin varlığı yeterli değildir; fesih hakkının kanunda öngörülen usule uygun şekilde kullanılması gerekir. Bu kapsamda fesih bildiriminin yapılması, yasal süreye uyulması ve gerekli hâllerde yargı yoluna başvurulması önem taşır. Aksi hâlde önemli sebep bulunsa dahi fesih hukuken geçerli sonuç doğurmayabilir.
Uygulamada önemli sebeple fesih süreci genellikle aşağıdaki aşamalardan oluşur:
- Fesih Bildirimi (İhtar) Şartı
Önemli sebebe dayanarak kira sözleşmesini sona erdirmek isteyen tarafın, karşı tarafa yazılı bir fesih bildirimi yapması gerekir. Bu bildirim, sözleşmenin hangi önemli sebebe dayanılarak feshedildiğini açıkça ortaya koymalı ve karşı tarafa ulaştığı ispat edilebilir nitelikte olmalıdır. Uygulamada fesih bildiriminin noter aracılığıyla yapılması, ispat kolaylığı sağlaması bakımından tercih edilmektedir.
- Fesih Bildirim Süresi (3 Ay / 6 Ay Kuralı)
Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi uyarınca önemli sebeple fesih hakkı kullanılırken belirli bir bildirim süresine uyulması gerekir. TBK madde 329’da yasal bildirim süreleri öngörülmüş olup buna göre bir taşınmaza veya taşınır bir yapıya ilişkin kira sözleşmesini yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için veya böyle bir âdetin bulunmaması durumunda, altı aylık kira döneminin sonu için, üç aylık fesih bildirim süresine uyulmalıdır. Bu süreye uyulmadan yapılan fesih bildirimleri hukuki sonuç doğurmayabilir ve kira sözleşmesi devam ediyor sayılabilir.
Taşınır kiralarında ise farklı bir düzenleme söz konusudur. Taraflar, sözleşmeyi üç gün önceden bildirimde bulunarak her zaman feshedebilir. Ancak kiraya verenin ticari faaliyet kapsamında kiraya verdiği ve kiracının özel kullanımına özgülenmiş taşınırlar bakımından, kiracı sözleşmeyi üç aylık kira dönemi sonu için en az bir ay önceden bildirim yaparak sona erdirebilir.
- Arabuluculuğa Başvuru Zorunluluğu
Kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu nedenle önemli sebebe dayanılarak tahliye talep edilmesi hâlinde, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Arabuluculuk sürecine başvurulmadan açılan davalar usulden reddedilebilir.
- Fesih Sonrası Tahliye Süreci
Fesih bildirimi yapıldıktan ve yasal süre dolduktan sonra kiracının kiralananı boşaltmaması hâlinde tahliye süreci gündeme gelir. Bu durumda fesih hakkını kullanan taraf, tahliye talebiyle dava açarak kira sözleşmesinin sona erdiğinin tespitini ve kiralananın tahliyesini talep edebilir. Mahkeme, önemli sebebin varlığını ve fesih işleminin usule uygun yapılıp yapılmadığını değerlendirerek karar verir.
- Tahliye Kararının İcra Yoluyla Uygulanması
Mahkeme tarafından tahliye kararı verilmesi hâlinde, kiralananın tahliyesi icra dairesi aracılığıyla gerçekleştirilir. Kiracı taşınmazı kendiliğinden boşaltmazsa, icra dairesi tarafından zorla tahliye işlemi yapılabilir. Bu aşamada yargılama giderleri ve tahliye masrafları da genellikle kiracıya yükletilir.
6. Önemli Sebeple Fesihte Tazminat
Önemli sebebe dayanılarak kira sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle karşı tarafın zarara uğraması söz konusu olabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi, bu durumlarda hâkime taraflar arasındaki menfaat dengesini sağlamak amacıyla uygun bir tazminata hükmetme yetkisi tanımaktadır. Böylece önemli sebeple fesih hakkı korunurken, sözleşmenin erken sona ermesinden doğabilecek mağduriyetlerin giderilmesi de amaçlanır.
Ancak tazminata hükmedilmesi her durumda zorunlu değildir. Hâkim, somut olayın özelliklerini, tarafların kusur durumunu, sözleşmenin süresini ve tarafların uğradığı zararın niteliğini dikkate alarak tazminata hükmedip hükmetmeyeceğini belirler. Bu nedenle önemli sebeple fesihte tazminat, otomatik bir sonuç değil; hâkimin takdirine bağlı bir hukuki imkândır.
6.1. Tazminatın Hukuki Dayanağı
Önemli sebeple fesihte tazminatın hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesidir. Bu hüküm uyarınca, kira sözleşmesinin önemli sebebe dayanılarak feshedilmesi hâlinde hâkim, durumun özelliklerine göre taraflardan birinin diğerine uygun bir tazminat ödemesine karar verebilir.
Bu düzenleme, kira sözleşmesinin süresinden önce sona ermesinin taraflar arasında ekonomik dengesizlik yaratmasını önlemeyi amaçlar. Özellikle uzun süreli kira sözleşmelerinde sözleşmenin erken sona ermesi, taraflardan birinin önemli bir zarara uğramasına yol açabilir. Tazminat kurumu, bu tür zararların hakkaniyet çerçevesinde telafi edilmesini sağlayan bir denge mekanizmasıdır.
6.2. Tazminat Hangi Hallerde Gündeme Gelir?
Tazminat, önemli sebebe dayanılarak yapılan fesih nedeniyle karşı tarafın somut bir zarara uğraması hâlinde gündeme gelir. Özellikle kira sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi sonucu ekonomik kayıp oluşması durumunda tazminat söz konusu olabilir.
Uygulamada tazminatın gündeme gelebileceği durumlara örnek olarak şunlar gösterilebilir:
- Kiracının sözleşme süresi dolmadan taşınmazı boşaltması nedeniyle kiraya verenin belirli bir süre kira geliri elde edememesi
- Sözleşmenin erken sona ermesi nedeniyle taraflardan birinin ekonomik kayba uğraması
Ancak önemli sebebin ortaya çıkmasında tazminat talep eden tarafın ağır kusuru bulunuyorsa, tazminata hükmedilmesi mümkün olmayabilir.
6.3. Tazminatın Belirlenmesinde Hâkimin Takdir Yetkisi
Önemli sebeple fesihte tazminat miktarı kanunda sabit olarak belirlenmemiştir. Bu konuda hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Hâkim, somut olayın özelliklerini değerlendirerek hakkaniyete uygun bir tazminata hükmeder.
Tazminatın belirlenmesinde özellikle şu hususlar dikkate alınır:
- Sözleşmenin kalan süresi
- Tarafların kusur durumu
- Uğranılan zararın niteliği ve miktarı
- Tarafların ekonomik durumu
- Olayın meydana geliş şekli
Bu nedenle önemli sebeple fesihte tazminat miktarı her olayda farklılık gösterebilir ve standart bir hesaplama yöntemi bulunmaz.
7. Önemli Sebeple Tahliye Davası Nasıl Açılır?
Önemli sebebe dayanılarak kira sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde, karşı tarafın taşınmazı kendiliğinden boşaltmaması durumunda tahliye talebiyle dava açılması gerekebilir. Bu dava, kira sözleşmesinin önemli sebep nedeniyle sona erdiğinin tespiti ile kiralananın tahliyesinin sağlanmasına yöneliktir. Davanın başarıya ulaşabilmesi için önemli sebebin varlığının ve fesih işleminin usule uygun şekilde gerçekleştirildiğinin ispat edilmesi gerekir.
Önemli sebeple tahliye davalarında usul kurallarına uygun hareket edilmesi büyük önem taşır. Özellikle görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, delillerin zamanında sunulması ve dava sürecinin doğru yönetilmesi, davanın sonucu bakımından belirleyici olabilir.
7.1. Görevli Mahkeme ve Yetkili Mahkeme
Önemli sebebe dayalı tahliye davalarında görevli mahkeme, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde genel olarak görevli olan Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu davalar, kira sözleşmesinin sona erdiğinin tespiti ve kiralananın tahliyesine ilişkin olduğundan, görev bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi’nin yetki alanına girer.
Yetkili mahkeme ise kural olarak kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olup tarafların aksine anlaşmaları hâlinde dahi bu yetki kuralı değiştirilemez. Bu nedenle davanın yanlış yerde açılması hâlinde yetkisizlik kararı verilmesi ve davanın uzaması söz konusu olabilir.
7.2. İspat Yükü ve Deliller
Önemli sebebe dayanarak tahliye talep eden taraf, ileri sürdüğü önemli sebebin varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Başka bir ifadeyle, kira sözleşmesinin devamını çekilmez hâle getiren olağanüstü durumun gerçekten mevcut olduğunu somut delillerle ortaya koymak gerekir. Sadece iddia veya kişisel değerlendirmeler genellikle yeterli görülmez.
Bu tür davalarda kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
- Resmî belgeler ve yazışmalar
- Sağlık raporları
- Kolluk tutanakları
- Tanık beyanları
- Fotoğraf ve video kayıtları
- Belediye veya idari kurum kayıtları
- Bilirkişi incelemesi
Mahkeme, sunulan delilleri birlikte değerlendirerek önemli sebebin var olup olmadığına karar verir.
7.3. İstinaf ve Temyiz Süreci
Önemli sebebe dayalı tahliye davalarında verilen kararlar, diğer kira uyuşmazlıklarında olduğu gibi kanun yollarına tabidir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tebliğ edilmesinden sonra taraflar, kanunda öngörülen süre içinde istinaf yoluna başvurabilir.
İstinaf incelemesi sonucunda verilen kararın belirli parasal sınırları aşması hâlinde, temyiz yolu da açık olabilir. Ancak tahliye kararları kesinleşmeden icraya konulabildiğinden, bu süreçte tehir-i icra (ilamlı icranın durdurulması) yoluna başvurulması önem taşır.


Kiracı ile e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi onayladık.
Ancak kiracı ülke dışına göç ettiği için e-Devlet üzerinden sözleşmeyi feshedemiyorum.
Bu işlemi nasıl yapabilirim?
Harikasınız teşekkürler
Sayın üstadım sizin bu değerli bilgi ve yasa yollarını okuyarak gerekçesiyle noterden gönderdiğim fesih bildirimi 23.01.2024 tarihinde 3 ay olacak. Şimdi ne yapmalıyım?
Ağzınıza sağlık; çok kısa, az, sade, akıcı, anlaşılır yazmışsınız. 10 vadeli yıllık 10.000 lira karşılığı tarlamızı 2017 yılında kiraya verdik. Ani gelişen; pandemi, yüksek enflasyon, deprem, sel, su, ülkemizin konumuna yakın ukrayna, rusya savaşı, ülkemizin güney doğusundaki terör operasyonları nedeniyle kiralayan tarlamızın verimine dayalı yılda en az 2 defa ürün hasatından kat be kat kazanırken, bize yıllık ödenen 10.000 lira emsallerine göre çok geride kaldı, kira beklentimiz çekilmez hal aldı. Emsal m2 tarlalar geçen yıl 30.000 liraydı. Biz olağanüstü fesih bildirimi için iadeli taahhütlü mektup yazıp 3 ay bekledikten sonra tarlamız iade edilmezse tespit davası açacağız. Yazılanlardan bunları anladık. Daha farklı bize ne önerirsiniz. Teşekkür ederim.