Çalışmaktan kaçınma hakkı, işveren tarafından ücretin kanunda öngörülen süre içinde ödenmemesi halinde işçiye tanınan bir haktır. Ücret, iş sözleşmesinin en önemli unsurlarından biri olup işverenin işçiye karşı başlıca yükümlülüklerinden biridir. Bu nedenle ücretin ödenmemesi veya sürekli geciktirilmesi, iş sözleşmesinin ağır şekilde ihlali olarak değerlendirilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre, ücreti süresinde ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu durumda işçinin çalışmaması hukuka aykırı sayılmaz ve işveren yalnızca bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedemez.
Bu yazımızda, ücreti ödenmeyen işçinin çalışmama hakkını, bu hakkın hangi şartlarda kullanılabileceğini, çalışmaktan kaçınma hakkının hukuki sonuçlarını ve işçinin başvurabileceği hak arama yollarını ele alacağız.
Yazı İçeriği
1. Ücreti Ödenmeyen İşçinin Çalışmama Hakkı Nedir?
- İş Kanunu m.34 Düzenlemesi
4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi, ücretin zamanında ödenmemesi halinde işçilere çalışmaktan kaçınma hakkı tanımaktadır. Kanuna göre, ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu durumda işçinin çalışmaması hukuka aykırı sayılmaz ve işveren yalnızca bu nedenle iş sözleşmesini feshedemez.
- Çalışmaktan Kaçınma Hakkının Tanımı
Çalışmaktan kaçınma hakkı, ücretin kanunda öngörülen süre içerisinde ödenmemesi halinde işçinin iş görme borcunu geçici olarak yerine getirmeme hakkını ifade eder. Bu hak sayesinde işçi, ücretini alamadığı bir durumda çalışmaya devam etmek zorunda kalmaz ve işverenin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesini bekleyebilir. İşçilerin bu nedenle çalışmaktan kaçınmaları sayıca toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak değerlendirilmez.
2. İşçinin Çalışmaktan Kaçınma Hakkının Şartları
4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartların varlığı halinde işçi, iş görme borcunu geçici olarak yerine getirmekten kaçınabilir. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için kanunda belirtilen koşulların oluşması zorunludur.
2.1. Ücretin Zamanında Ödenmemesi
İşçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için öncelikle ücretinin zamanında ödenmemiş olması gerekir. Ücret, iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulaması ile belirlenen ödeme gününde işçiye ödenmelidir.
Ücretin hiç ödenmemesi, sürekli olarak geciktirilmesi veya ücretin önemli bir kısmının ödenmemesi durumunda işçi bu hakkını kullanabilir. Ücretin yalnızca küçük bir kısmının ödenmemesi veya teknik bir hatadan kaynaklanan kısa süreli gecikmeler ise her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
- 20 Gün Kuralı
4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre ücret, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmezse, işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu süre dolmadan çalışmaktan kaçınma hakkının kullanılması mümkün değildir.
Kanunda belirtilen mücbir sebep, işverenin kontrolü dışında gerçekleşen ve önceden öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü durumları ifade eder. Örneğin doğal afetler, savaş veya benzeri olağanüstü durumlar mücbir sebep olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık işverenin ekonomik sıkıntı yaşaması veya nakit darlığı içinde olması genellikle mücbir sebep olarak kabul edilmez.
2.2. İşçinin Hakkı Bireysel Olarak Kullanabilmesi
Çalışmaktan kaçınma hakkı, işçinin bireysel olarak kullanabileceği bir haktır. Bu hakkın kullanılabilmesi için sendika kararı alınması veya işçilerin toplu şekilde hareket etmesi zorunlu değildir. Ücreti süresinde ödenmeyen her işçi, tek başına çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilir.
İşçilerin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle topluca çalışmaktan kaçınmaları halinde dahi bu durum grev olarak değerlendirilmez. İş Kanunu’nun açık düzenlemesi gereği, ücretlerin ödenmemesi nedeniyle iş görme borcunun yerine getirilmemesi sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev sayılmaz.
Bu nedenle işveren, işçilerin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmalarını gerekçe göstererek iş sözleşmelerini haklı nedenle feshedemez ve bu durum işçiler bakımından disiplin yaptırımı uygulanmasını da haklı kılmaz.
3. İşçi Çalışmaktan Kaçınırsa İşveren İşten Çıkarabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca ücreti kanunda öngörülen süre içinde ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. İşçinin bu hakkını kullanması hukuka uygun kabul edilir. Bu nedenle işveren, yalnızca işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedemez.
Başka bir ifadeyle, ücretin süresinde ödenmemesi nedeniyle çalışmaktan kaçınan işçinin iş sözleşmesinin bu gerekçeyle sona erdirilmesi hukuka aykırı olacaktır.
- Grev Sayılmama Durumu
İş Kanunu’nun 34. maddesine göre ücretin ödenmemesi nedeniyle işçilerin çalışmaktan kaçınmaları sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak değerlendirilmez. Bu nedenle işçilerin bu hakkı kullanmaları, grev hükümlerine tabi değildir ve işveren tarafından grev gerekçesiyle yaptırım uygulanamaz.
Dolayısıyla ücretlerin ödenmemesi nedeniyle çalışmaktan kaçınan işçiler hakkında disiplin yaptırımı uygulanması veya bu nedenle iş sözleşmelerinin feshedilmesi kural olarak mümkün değildir.
4. Çalışmaktan Kaçınan İşçinin Ücret ve Hakları
- Ücret İşlemeye Devam Eder mi?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre ücreti süresinde ödenmeyen işçi, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilir. İşçinin bu hakkını kullanması hukuka uygun kabul edilir ve işçi bu nedenle herhangi bir yaptırımla karşı karşıya bırakılamaz.
Çalışmaktan kaçınma hakkının kullanıldığı süre boyunca iş sözleşmesi sona ermez; iş ilişkisi devam eder. İşveren, ücret borcunu yerine getirinceye kadar işçinin çalışmamasını devamsızlık veya görev ihlali olarak değerlendiremez. Ayrıca işveren yalnızca bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedemez ve işçi hakkında disiplin yaptırımı uygulayamaz.
Bununla birlikte çalışmaktan kaçınma hakkının kullanıldığı dönemde işçinin fiilen çalışmaması nedeniyle bu süre için ayrıca bir çalışma ücreti doğmaz. Ancak işverenin ödemediği ücret borcu ortadan kalkmaz ve işçi, hak ettiği ücretini talep etmeye devam eder.
- Faiz ve Diğer Alacaklar
İş Kanunu’nun 34. maddesine göre süresinde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu nedenle işçi yalnızca ödenmeyen ücretini değil, aynı zamanda bu alacak için işlemiş faizi de talep edebilir. Bu hususta önemli olan durum işyerinde ücretlerin ödeme gününü belirleyen toplu veya bireysel iş sözleşmesi hükmü yoksa işverenin yazılı ihtarla temerrüde düşürülmesi önem arz etmektedir. Aksi halde hak kazanılan ücret alacağına işlenecek faiz başlangıcı somut olayın durumuna göre daha geç bir gün olarak belirlenebilmektedir. (örneğin yirmi günlük sürenin sonu, fesih bildirim tarihi, arabuluculuk tarihi vb.)
Ücretin ödenmemesi durumunda işçinin başvurabileceği diğer haklar da bulunmaktadır. İşçi, ücret alacağı için öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurabilir. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması halinde ise iş mahkemesinde ücret alacağı davası açılması mümkündür.
Öte yandan ücretin sürekli olarak ödenmemesi veya önemli ölçüde geciktirilmesi halinde işçi, İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilir. Bu durumda işçi kıdem tazminatı da dahil olmak üzere hak ettiği diğer işçilik alacaklarını talep etme hakkına sahip olur.
5. Maaşı Ödenmeyen İşçi İşten Ayrılabilir mi?
İşverenin ücret ödeme borcunu yerine getirmemesi, işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesine göre, işveren tarafından işçinin ücreti kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde hesaplanmaz veya ödenmezse işçi iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.
Ücretin hiç ödenmemesi, sürekli geciktirilmesi veya eksik ödenmesi gibi durumlar işçi açısından iş ilişkisinin sürdürülmesini güçleştiren ciddi ihlaller olarak kabul edilir. Bu nedenle işçi, ücret alacağını talep etmeye devam ederken aynı zamanda iş sözleşmesini sona erdirme hakkına da sahiptir. Uygulamada işçiler çoğu zaman önce çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmakta, ücretlerin ödenmemesi devam ederse haklı fesih yoluna başvurabilmektedir.
Haklı fesih hakkının kullanılabilmesi için işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekir. Ücretin geç ödenmesi veya hiç ödenmemesi gibi durumlar işçi açısından sözleşmenin temel unsurlarından birinin ihlali olarak değerlendirilir.
İşçinin ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi, kıdem tazminatına hak kazanmasına engel değildir. Aksine, gerekli şartların bulunması halinde işçi kıdem tazminatı talep edebilir.
Bunun için işçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Bu şartın sağlanması halinde işçi, iş sözleşmesini ücretin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğinde kıdem tazminatına hak kazanır.
Ayrıca işçi yalnızca kıdem tazminatını değil;
- Ödenmeyen ücret alacaklarını
- Fazla mesai ücretlerini
- Kullanılmamış yıllık izin ücretlerini
- Varsa diğer işçilik alacaklarını
da talep edebilir. Bu alacakların tahsili için işçi öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmalı, anlaşma sağlanamaması halinde ise iş mahkemesinde dava açma yoluna gidebilir.


İyi günler Ekim ayında işe giriş yaptım fakat Şubat ayına kadar maaş alamadım ve Şubat ayında işi bıraktım ve hâlâ bugün yarın diye oyalamaya devam ediyorlar bunun için ne yapmalıyım saygılarımla şimdiden teşekkür ederim.
İyi günler,
Irak’ta 4 ortaklı bir projede 6 ay çalıştım. Ortak firmalardan biri bir Türk şirketiydi ve ben bu Türk firması (Ankara merkezli) adına çalışmak üzere görevlendirildim. Çalışma sürecinde sağlık sigortamız yatırıldı ve son 3 aylık maaşımıza ilişkin imzalı ve kaşeli bir alacak dokümanı elimde mevcut. Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen bu son 3 aylık maaş ödemesi yapılmadı.
Bu alacağımı tahsil edebilmek için nasıl bir yol izlemeliyim? Yardımcı olabilir misiniz?
Ayrıldığım iş yerinden 5 Aydır ödememi alamadım kimisi engellemiş kimisi cevap vermiyor.
Ben ……. Kolejinde öğretmenim. 3 aydır maaş alamıyorum. İki noktada bilgi rica edebilir miyim:
1.” bu işler başkalarına yaptırılamaz” Bu ibareye göre aynı işyerinden birisine yaptırabilir mı işveren?
2. İşçi ” iş görmeme” hakkını işyerine gitmeden kullanabilir mı? Yoksa iş yerine kullanma zorunluluğu var mı?
Teşekkür ederim.