İşveren Hangi Hallerde İşçiyi Tazminatsız Çıkarabilir?
İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenmiş olup, iş sözleşmesinin bildirim süresi beklenmeksizin ve bazı hallerde tazminat ödenmeksizin sona erdirilmesine imkân tanır. Ancak bu hak, sınırsız ve keyfi bir yetki değildir. Kanunda sayılan sebeplerin varlığı, hak düşürücü süreye uyulması ve ispat şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Haklı fesih ile geçerli fesih birbirinden farklı kavramlardır. Geçerli fesihte bildirim süresi ve çoğu zaman tazminat gündeme gelirken, haklı fesihte sözleşme derhal sona erer. Özellikle ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri (m.25/II) uygulamada en sık karşılaşılan ve en fazla uyuşmazlık doğuran fesih nedenleridir.
Bu yazımızda, İş Kanunu m.25 kapsamında işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkının şartlarını, sürelerini, tazminat sonuçlarını ve yargı uygulamasını detaylı olarak ele alacağız.
Yazı İçeriği
1. İşverenin Haklı Fesih Hakkı Nedir?
İşverenin haklı nedenle fesih hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenmiş olup, iş sözleşmesinin bildirim süresi beklenmeksizin derhal sona erdirilmesine imkân tanıyan istisnai bir fesih türüdür. Bu fesihte işveren, kanunda sınırlı olarak sayılan ağır nedenlerin varlığı halinde sözleşmeyi tek taraflı olarak derhal sona erdirebilir.
- Derhal Fesih Kavramı
Derhal fesih, iş sözleşmesinin ihbar süresi uygulanmaksızın ve fesih bildiriminin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte hemen sona ermesidir. Bu fesih türünde, kural olarak ihbar tazminatı söz konusu olmaz. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hallerinde (İş Kanunu m.25/II) çoğu zaman kıdem tazminatı da ödenmez. Ancak her haklı fesih, mutlaka tazminatsız fesih anlamına gelmez; fesih sebebine göre sonuçlar değişebilir.
- Bildirimli Fesih ile Farkı
Bildirimli (geçerli) fesihte işveren, iş sözleşmesini sona erdirirken kanunda öngörülen ihbar sürelerine uymak zorundadır. Bu fesih türü genellikle işletmesel nedenler, performans düşüklüğü veya davranışsal sebeplere dayanır ve çoğu durumda işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenir. Buna karşılık haklı fesihte, iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından artık çekilmez hale gelmiş olduğundan, sözleşme derhal sona erdirilir ve ihbar süresi uygulanmaz.
- Haklı Fesih ile Geçerli Fesih Ayrımı
Haklı fesih ile geçerli fesih arasındaki temel fark, fesih nedeninin ağırlığı ve sonuçlarıdır. Haklı fesihte, işçinin davranışı veya ortaya çıkan durum iş ilişkisini derhal sona erdirecek ölçüde ağırdır ve işveren açısından sözleşmenin devamı beklenemez. Geçerli fesihte ise fesih nedeni daha hafif niteliktedir ve iş sözleşmesi ihbar süreleri uygulanarak sona erdirilir.
Uygulamada bu ayrım büyük önem taşır. Zira haklı neden bulunmaksızın yapılan fesih, yargı tarafından geçersiz sayılabilir ve bu durumda işçi işe iade davası açarak boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı talep edebilir.
2. İş Kanunu m.25’e Göre Haklı Fesih Sebepleri Nelerdir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi, işverene belirli ve sınırlı hallerde iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı tanımaktadır. Bu sebepler dört ana başlık altında düzenlenmiştir:
- Sağlık sebepleri
- Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri
- Zorlayıcı sebepler
- Gözaltı ve tutukluluk
Haklı fesih sebepleri kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Bu nedenle işverenin kanunda açıkça yer almayan bir nedene dayanarak “haklı fesih” yapması mümkün değildir. Aksi halde fesih geçersiz sayılabilir ve işe iade sonuçları doğabilir.
Konuya bir başka açıdan bakabilmeniz için İşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı (İş Kanunu m.24) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.1. Sağlık Sebepleri (m.25/I)
İş Kanunu m.25/I uyarınca işveren, belirli sağlık durumlarının ortaya çıkması halinde iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Ancak burada da süre ve koşulların dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
- İşçinin Hastalığı
İşçinin kendi kastı, derli toplu olmayan yaşayışı veya içkiye düşkünlüğü gibi nedenlerle hastalanması ya da sakatlanması halinde, devamsızlığın belirli bir süreyi aşması durumunda işverenin haklı fesih hakkı doğabilir. Ancak bu sebeple meydana gelen devamsızlığın;
- Ardı ardına üç iş günü, veya
- Bir ay içinde toplam beş iş gününü aşması
gerekmektedir.
Ayrıca işçinin hastalığı, işyerinde çalışmasını sürekli olarak engelleyecek nitelikteyse ve rapor süresi kanunda belirtilen sınırları aşmışsa, işveren sözleşmeyi feshedebilir. Burada kritik olan, devamsızlık süresinin işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süresini 6 hafta aşmasıdır.
Örneğin;
- 1 yıl kıdemi olan bir işçinin ihbar süresi 4 haftadır.
- Bu durumda 4 hafta + 6 hafta = 10 haftalık rapor süresi aşılırsa haklı fesih gündeme gelebilir.
Ayrıca işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda fesih hakkı doğar.
- Bulaşıcı Hastalık
İşçinin tutulduğu hastalığın işyerinde diğer çalışanlar açısından ciddi risk oluşturması ve işyerinde çalışmasının sakıncalı hale gelmesi durumunda da haklı fesih gündeme gelebilir. Ancak burada hastalığın işyerindeki çalışma düzenini somut şekilde tehlikeye sokması gerekir.
Her hastalık haklı fesih sebebi değildir. Hastalığın niteliği, süresi ve işyerine etkisi birlikte değerlendirilir. İşverenin bu feshi yaparken sağlık raporlarına ve objektif verilere dayanması gerekir.
2.2. Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırılık (m.25/II)
İş Kanunu m.25/II kapsamında düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri, uygulamada işverenler tarafından en sık başvurulan haklı fesih nedenidir. Bu bentte sayılan davranışlar, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin ağır şekilde zedelenmesine yol açan fiilleri kapsar. Bu hallerde işveren, bildirim süresi beklemeksizin ve çoğu zaman kıdem tazminatı ödemeksizin iş sözleşmesini derhal feshedebilir.
Ancak her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir. İşçinin davranışının iş ilişkisini çekilmez hale getirip getirmediği, fesihte ölçülülük ilkesi ve ispat durumu yargı kararlarında belirleyici olmaktadır.
- İşe Girişte Yanıltma
İş sözleşmesi kurulurken, sözleşmenin esaslı noktalarından biri bakımından gerekli vasıflara sahip olmadığı halde bunlara sahipmiş gibi beyanda bulunmak veya gerçeğe aykırı bilgi vermek haklı fesih sebebidir.
Örneğin:
- Sahte diploma,
- Gerçeğe aykırı iş deneyimi,
- Mesleki yeterlilik belgesinin bulunmadığı halde varmış gibi gösterilmesi.
Yanıltmanın sözleşmenin kurulmasında belirleyici nitelikte olması gerekir.
- Şeref ve Namusa Saldırı / Asılsız İsnat
İşçinin, işverenin veya aile üyelerinin şeref ve namusuna dokunacak söz ve davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında asılsız ve haysiyet kırıcı isnatlarda bulunması haklı fesih sebebidir.
Ancak burada eleştiri ile hakaret ayrımı önemlidir. İfade özgürlüğü kapsamında kalan ölçülü eleştiriler tek başına fesih sebebi sayılmaz.
- Sataşma, Sarhoşluk ve Uyuşturucu
İşçinin, işverene, ailesine veya başka bir işçiye sataşması, işyerine sarhoş veya uyuşturucu etkisi altında gelmesi, İşyerinde bu maddeleri kullanması haklı fesih sebebidir. Olayın niteliği, provokasyon bulunup bulunmadığı ve savunma durumu birlikte değerlendirilir.
- İşyerinde Hapis Cezasını Gerektiren Suç
İşçinin işyerinde, yedi günden fazla hapis cezasını gerektiren ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi haklı fesih sebebidir. Suçun işyerinde işlenmiş olması gerekir.
- Güveni Kötüye Kullanma
İşçinin, işverenin kendisine duyduğu güveni kötüye kullanması m.25/II kapsamında ağır ihlal sayılır. Bu kapsamda:
- İşveren malını izinsiz kullanma
- Zimmete para geçirme
- Mesleki sırların açıklanması
- Yetki ve görevin kötüye kullanılması
gibi davranışlar yer alır. Ceza mahkûmiyeti şart değildir; fiilin somut delillerle ispatlanması yeterlidir.
- Hırsızlık
İşçinin işverene veya işyerine ait malı çalması, değeri ne olursa olsun haklı fesih sebebidir. Hırsızlık fiilinin sabit olması halinde işverenin sözleşmeyi derhal feshetme hakkı doğar. Ceza davası açılması şart değildir; işverenin somut delillerle fiili ispatlaması yeterlidir.
- İşyerinde Kavga ve Hakaret
İşçinin işyerinde kavga etmesi, iş düzenini bozması veya üstlerine ağır hakaret içeren davranışlarda bulunması haklı fesih nedenidir. Ancak olayın niteliği, savunma amacı, provokasyon ve sözlerin ağırlığı birlikte değerlendirilir.
- Mazeretsiz Devamsızlık
İşçinin mazeretsiz olarak işe gelmemesi de ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık kapsamında haklı fesih sebebidir. Kanuna göre;
- İşçinin ardı ardına 2 iş günü,
- Bir ay içinde iki kez tatil gününden sonraki iş günü,
- Veya bir ayda 3 iş günü mazeretsiz devamsızlık yapması
işverene haklı fesih hakkı verir. Ancak devamsızlığın tutanakla tespiti, ihtar yapılması ve işçinin savunmasının alınması uygulamada önem taşımaktadır.
- Cinsel Taciz
İşçinin işverenin başka bir işçisine yönelik cinsel tacizde bulunması haklı fesih nedenidir. Tacizin ceza davasına konu olması şart değildir; işverenin somut delillerle fiili ortaya koyması yeterlidir.
- İş Güvenliğini Tehlikeye Düşürme ve Ağır Zarar
İşçinin kendi isteği veya savsaması sonucu;
- İş güvenliğini tehlikeye düşürmesi,
- İşyerine ait veya eli altında bulunan eşya ve makineleri, otuz günlük ücretini aşan ölçüde zarara uğratması
haklı fesih sebebidir. Zararın miktarı somut olarak belirlenmelidir.
- Görevi Yapmamakta Israr
İşçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri, kendisine hatırlatılmasına rağmen yerine getirmemekte ısrar etmesi haklı fesih nedenidir. Tek seferlik ihmal yeterli değildir; ısrar unsuru aranır.
- Sahte Belge Düzenleme
İşçinin sahte rapor, sahte fatura, sahte harcama belgesi veya gerçeğe aykırı evrak düzenlemesi, güven ilişkisinin ortadan kalkmasına yol açtığından haklı fesih sebebidir. Özellikle bordro, gider pusulası veya sağlık raporuna ilişkin sahtecilik, Yargıtay kararlarında ağır ihlal olarak kabul edilmektedir.
- Performans Düşüklüğü Haklı Sebep midir?
Performans düşüklüğü tek başına haklı fesih sebebi değildir. Bu durum ancak geçerli fesih kapsamında değerlendirilebilir. İşçinin performansının yetersiz olması, iş ilişkisinin sürdürülmesini imkânsız hale getiren ağır bir davranış sayılmaz. Bu nedenle performans gerekçesiyle yapılan fesihte ihbar süresi uygulanmalı ve şartları varsa kıdem tazminatı ödenmelidir.
Performansın haklı fesih sebebi sayılabilmesi için, işçinin kasıtlı olarak işi aksatması, işi sabote etmesi veya iş görme borcunu ağır şekilde ihlal etmesi gerekir. Aksi halde fesih geçersiz sayılabilir ve işe iade sonuçları doğabilir.
Konuya ilişkin detaylı bilgi almak için Performans Düşüklüğü Nedeniyle İş Sözleşmesi Feshi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.3. Zorlayıcı Sebepler (m.25/III)
İş Kanunu m.25/III uyarınca, işçiyi işyerinde çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkması halinde işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Zorlayıcı sebep; işçi veya işverenin iradesi dışında gelişen, önceden öngörülemeyen ve kaçınılması mümkün olmayan olayları ifade eder.
Ancak zorlayıcı sebebe dayanarak fesih yapılabilmesi için, işçinin çalışmasını engelleyen durumun bir haftadan fazla sürmesi gerekir. Bu bir haftalık süre boyunca iş sözleşmesi askıda kalır ve kanun gereği işçiye yarım ücret ödenir. Sürenin aşılması halinde işverenin haklı fesih hakkı doğar.
- İşyerinin Kapanması
Zorlayıcı sebep nedeniyle işyerinde faaliyetin tamamen durması veya işçinin çalışmasının fiilen imkânsız hale gelmesi durumunda işveren fesih hakkını kullanabilir. Ancak ekonomik zorluklar, iş hacminin azalması veya ticari riskler tek başına zorlayıcı sebep sayılmaz. Bu tür durumlar genellikle haklı fesih değil, geçerli fesih kapsamında değerlendirilir.
- Doğal Afet
Deprem, sel, yangın, salgın hastalık veya benzeri olağanüstü olaylar nedeniyle işyerinin faaliyetinin durması ve işçinin çalışmasının imkânsız hale gelmesi zorlayıcı sebep olarak kabul edilir. Bu durumda bir haftalık askı süresinin ardından işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.
Zorlayıcı sebebe dayalı fesihte, işçinin kusuru bulunmadığından kıdem tazminatı ödenir, ancak ihbar tazminatı söz konusu olmaz.
2.4. Gözaltı ve Tutukluluk (m.25/IV)
İş Kanunu m.25/IV uyarınca, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın belirli bir süreyi aşması durumunda işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar.
Burada esas alınan süre, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süresidir. Eğer işçinin gözaltı veya tutukluluk nedeniyle işe devam edemediği süre, ihbar süresini aşarsa işveren sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir.
Örneğin:
- 6 aydan az kıdem → 2 hafta
- 6 ay – 1,5 yıl arası → 4 hafta
- 1,5 – 3 yıl arası → 6 hafta
- 3 yıldan fazla → 8 hafta
Bu süreler aşılmadan yapılan fesihler haklı fesih sayılmaz.
Önemli Noktalar
- İşçinin tutuklanmış olması tek başına otomatik fesih sebebi değildir.
- Devamsızlık süresinin ihbar süresini aşması gerekir.
- İşçinin sonradan beraat etmesi, feshi kendiliğinden geçersiz hale getirmez; değerlendirme fesih tarihindeki koşullara göre yapılır.
Bu bent kapsamında yapılan fesihte, işçinin kusuru aranmaz. Bu nedenle kıdem tazminatı ödenir, ancak ihbar tazminatı söz konusu olmaz.
3. Haklı Fesihte Süre Şartı: 6 İş Günlük Hak Düşürücü Süre
İş Kanunu m.26 uyarınca, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık (m.25/II) nedenine dayanarak haklı fesih hakkını kullanabilmesi için 6 iş günlük hak düşürücü süreye uyması zorunludur. Bu süre, feshe konu olayın işveren tarafından öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan, bu süre geçtikten sonra aynı olaya dayanarak haklı fesih yapılması mümkün değildir. Sürenin kaçırılması halinde yapılan fesih, haklı fesih sayılmaz ve çoğu durumda geçersiz fesih sonuçları doğurur.
- Sürenin Başlangıcı: Öğrenme Tarihi
Altı iş günlük süre, olayın meydana geldiği tarihten değil, işverenin olayı öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Burada öğrenme, yetkili amirin veya işveren vekilinin olayı tüm unsurlarıyla birlikte fark etmesi anlamına gelir. Şüphe veya duyum tek başına süreyi başlatmaz.
Özellikle iç soruşturma yapılan hallerde, Yargıtay uygulamasına göre süre, olayın kesin olarak tespit edildiği tarihten itibaren başlatılmaktadır.
- 1 Yıllık Azami Süre
Kanuna göre işverenin haklı fesih hakkı, her hâlükârda fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır. Ancak işçinin olaydan maddi menfaat sağlaması halinde bu süre uygulanmaz.
- Süre Kaçırılırsa Ne Olur?
Altı iş günlük sürenin geçirilmesi halinde işveren, aynı olaya dayanarak haklı fesih yapamaz. Bu durumda;
- Fesih haklı sayılmaz
- Çoğu durumda fesih geçersiz kabul edilir
- İşçi işe iade davası açabilir
- İşveren boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı ödemek zorunda kalabilir
Uygulamada işverenlerin en sık yaptığı hatalardan biri, olaydan haberdar olmasına rağmen disiplin sürecini uzatması ve hak düşürücü süreyi kaçırmasıdır. Bu nedenle fesih sürecinin dikkatle ve belgeye dayalı yürütülmesi gerekir.
4. İşveren Savunma Almadan Haklı Fesih Yapabilir mi?
İş sözleşmesinin feshi sürecinde işçinin savunmasının alınması, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında önemli bir usul kuralıdır. Ancak savunma alınmasının gerekip gerekmediği, fesih nedenine göre değişir.
- Genel Kural: Savunma Alınmalıdır
İş Kanunu m.19 uyarınca, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılacak fesihlerde işveren, fesih öncesinde işçinin yazılı savunmasını almak zorundadır. Savunma alınmadan yapılan fesihler, çoğu durumda usul yönünden geçersiz sayılmakta ve işe iade sonuçları doğurmaktadır.
- İstisna: Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırılık (m.25/II)
Yargıtay uygulamasına göre, işverenin feshi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedenine (m.25/II) dayanıyorsa savunma alınması zorunlu değildir. Çünkü bu hallerde işçinin davranışı, iş ilişkisini derhal sona erdirecek ağırlıktadır ve işveren açısından sözleşmenin sürdürülmesi beklenemez.
Bununla birlikte uygulamada, ispat kolaylığı ve fesih sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından savunma alınması tavsiye edilmektedir. Zira savunma alınması, uyuşmazlık halinde işveren lehine delil niteliği taşıyabilir.
- Savunma Alınmamasının Sonuçları
Savunma alınması gereken bir durumda savunma alınmadan yapılan fesih;
- Geçersiz fesih sayılabilir
- İşçi işe iade davası açabilir
- İşveren boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı ödemek zorunda kalabilir
Özellikle performans düşüklüğü, davranışsal nedenler veya işletmesel gerekçelerle yapılan fesihlerde savunma alınması zorunludur. Aksi halde fesih, esastan haklı olsa bile usul yönünden geçersiz kabul edilebilir.
5. Haklı Fesihte Kıdem ve İhbar Tazminatı Ödenir mi?
İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanması halinde, kıdem ve ihbar tazminatının ödenip ödenmeyeceği fesih sebebine göre değişir. Her haklı fesih, otomatik olarak tazminatsız fesih anlamına gelmez. Bu nedenle fesih gerekçesinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.
Haklı nedenle derhal fesihte, iş sözleşmesi ihbar süresi beklenmeksizin sona erdiğinden ihbar tazminatı söz konusu olmaz. İşveren, haklı fesihte ihbar süresi uygulamak zorunda değildir.
Kıdem tazminatı bakımından durum fesih sebebine göre farklılık gösterir:
- Kıdem Tazminatı Ödenmeyen Haller (m.25/II)
İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle yapılan fesihlerde kural olarak kıdem tazminatı ödenmez. Örneğin;
- Hırsızlık
- Güveni kötüye kullanma
- İşverene hakaret
- Sahte belge düzenleme
- Mazeretsiz devamsızlık
Bu tür hallerde işçinin kusurlu davranışı söz konusu olduğundan kıdem tazminatı hakkı doğmaz.
- Kıdem Tazminatı Ödenen Haller
Aşağıdaki nedenlerle yapılan haklı fesihlerde işçinin kusuru aranmadığından kıdem tazminatı ödenir:
- Sağlık sebepleri (m.25/I)
- Zorlayıcı sebepler (m.25/III)
- Gözaltı ve tutukluluk (m.25/IV)
Bu hallerde fesih haklı olsa dahi işçinin kıdem tazminatı hakkı korunur.
- Diğer İşçilik Alacakları
Haklı fesihte kıdem ve ihbar tazminatı dışında kalan işçilik alacakları ayrıca değerlendirilir. Haklı nedenle fesih yapılmış olsa bile işçi;
- Kullanılmayan yıllık izin ücretini
- Ödenmemiş ücret alacaklarını
- Fazla mesai ücretini
- Hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil ücretlerini
talep edebilir. Bu alacaklar, fesih sebebinden bağımsız olarak işçinin kazanılmış hakkıdır.
6. Haklı Fesihte İspat Yükü Kimdedir?
Haklı nedenle derhal feshe dayanarak iş sözleşmesini sona erdiren taraf, kural olarak fesih sebebini ispat etmekle yükümlüdür. İşveren, İş Kanunu m.25 kapsamında ileri sürdüğü haklı fesih nedeninin gerçek, somut ve yeterli delillerle ortaya konulduğunu göstermek zorundadır. Aksi halde fesih haklı sayılmaz ve çoğu durumda geçersiz fesih sonuçları doğar.
- İşverenin İspat Yükü
İşveren, feshe dayanak yaptığı olayın gerçekleştiğini, işçinin bu fiili işlediğini ve davranışın iş ilişkisini sürdürmeyi çekilmez hale getirdiğini ispat etmek zorundadır. Özellikle ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hallerinde (m.25/II), iddianın güçlü ve somut delillere dayanması gerekir.
Şüphe, kanaat veya varsayım tek başına fesih için yeterli değildir. Yargıtay uygulamasına göre, haklı fesih ağır sonuç doğurduğundan kesin ve inandırıcı delil aranır.
- Tanık Delili
Haklı feshe konu olaylar çoğu zaman işyerinde gerçekleştiğinden tanık delili büyük önem taşır. Ancak tanıkların olayı bizzat görmüş olması, beyanların tutarlı ve somut olması gerekir. Duyuma dayalı, çelişkili veya soyut tanık anlatımları tek başına feshi haklı kılmayabilir.
- Kamera Kayıtları
İşyerinde bulunan güvenlik kamera kayıtları, özellikle hırsızlık, kavga, devamsızlık veya iş disiplinine aykırı davranışların ispatında güçlü delil niteliği taşır. Ancak kayıtların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Kişisel verilerin korunması ve işçinin özel hayatının gizliliği ihlal edilerek elde edilen kayıtlar, yargılamada geçersiz sayılabilir.
- Bordro ve Tutanaklar
Devamsızlık, disiplin ihlali veya işyeri kurallarına aykırı davranışların ispatında tutanaklar ve yazılı belgeler kritik rol oynar. Özellikle;
- Devamsızlık tutanakları
- İhtar yazıları
- Disiplin kurulu kararları
- İmzalı bordrolar
- Savunma yazıları
fesih sürecinin usulüne uygun yürütüldüğünü gösteren önemli delillerdir.
Uygulamada işverenlerin en sık yaptığı hatalardan biri, feshi yeterli belge ve delile dayandırmadan gerçekleştirmektir. İspat yükünün yerine getirilememesi halinde fesih geçersiz sayılabilir ve işçi işe iade davası açarak boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı talep edebilir.
7. İşçinin Haklı Feshe Karşı Açabileceği Davalar
İşveren tarafından yapılan fesih “haklı neden”e dayandırılsa bile, bu fesih her zaman hukuka uygun kabul edilmez. Fesih sebebinin ispat edilememesi, hak düşürücü sürenin kaçırılması, usul hataları veya fesih nedeninin yeterince ağır olmaması halinde işçi çeşitli davalar açarak haklarını talep edebilir.
İşverenin haklı feshi yargı tarafından geçersiz sayılırsa, işçi işe iade davası açabilir. Bu dava için işyerinde en az 30 işçi bulunması ve işçinin en az 6 aylık kıdeme sahip olması gerekir. İşe iade kararı verilmesi halinde;
- İşçiye en fazla 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir
- İşveren işçiyi işe başlatmazsa 4–8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder
Haklı fesih iddiasının ispat edilememesi, işe iade davalarında en sık görülen durumdur.
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Davası
İşverenin yaptığı fesih haklı sayılmazsa, fesih haksız hale gelir ve işçi kıdem ile ihbar tazminatına hak kazanır. Özellikle ahlak ve iyi niyet kurallarına dayandığı ileri sürülen ancak ispat edilemeyen fesihlerde, işveren çoğu zaman bu tazminatları ödemek zorunda kalır.
Ayrıca işçi, kullanılmayan yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve diğer işçilik alacaklarını da aynı dava kapsamında talep edebilir.
- Kötüniyet Tazminatı
İş güvencesi kapsamında olmayan işçiler bakımından, işverenin feshi kötü niyetli ise kötüniyet tazminatı gündeme gelebilir. İşverenin feshi; işçinin dava açması, şikâyette bulunması, sendikal faaliyete katılması veya benzeri sebeplerle gerçekleştirdiği ispatlanırsa, işçi ihbar süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı talep edebilir.
- Manevi Tazminat
İşverenin feshi sırasında işçinin kişilik haklarının zedelenmesi, onur ve saygınlığının zarar görmesi veya fesih sebebi olarak ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olması halinde işçi manevi tazminat talep edebilir. Özellikle hırsızlık, sahtecilik veya yüz kızartıcı suç isnadıyla yapılan ancak ispatlanamayan fesihlerde manevi tazminat talepleri gündeme gelmektedir.


Kurumsal bir gayrimenkul şirketinde yaklaşık olarak 1 aydır çalışmaktaydım.
İş yerinde çalışan olarak görünmüyordum fakat ailevi özel bir sebebim olduğu için patronum işten çıkarılmama karar vermiş.
Buna hakkı var mı?
Merhaba, güvenlik görevlisi olarak işe başladım. Amir, sürekli eski çalışanlarını kayırıyor ve onlara bana mobbing yapma imkânı tanıyordu. Eski personeller ve amir, sürekli psikolojik baskı uygulayarak işten istifa etmemi istiyorlardı. İşe ihtiyacım olduğu için istifa etmedim.
Nöbet esnasında herhangi bir olumsuzluk yokken, henüz iki aylık deneme sürem dolmadan iş sözleşmemin feshedildiğini ve evrakları imzalamam gerektiğini söylediler. Araştırmalarıma göre fesih hakkını gerektirecek herhangi bir davranışta bulunmadım. Sadece eski personeller beni sevmediği için amiri doldurdular ve sonuç olarak iş akdim feshedildi.
Bu durumda ne yapmam gerekiyor? Hakkımı aramak istiyorum, lütfen yardımcı olur musunuz?
SLM BİR TEMİZLİK FİRMASI SAHİBİYİM. ŞUBAT 2019 DA FAALİYETE GEÇTİK. VE O ZAMANDAN İTİBAREN YANIMDA ÇALIŞAN PROBLEMLİ BİR PERSONELİM VAR. HER GÜN İŞE GEÇ GELİR VE AYDA EN AZ 3 GÜN SAĞLIK DOLAYISIYLA İŞE GELMEZ. 5 EYLÜL CUMARTESİ GÜNÜEKSİK YAPTIĞI BİR İ,ŞTEN DOLAYI DİĞER PERSONELİN ÖNÜNDE TARTIŞTIK VE BEN ONA BAĞIRDIM. (KÜFÜR ARGO KELİME VEYA DARP YOK). BU KİŞİ DAHA ÖNCE YAPTIĞI GİBİKENDİ ÇALIŞMA ARKADAŞLARINA BEN SİZİ İŞE ALDIRDIM BEN GİDİYORUM VE SİZDE ÇALIŞMAYACAKSINIZ DEYİP DİĞER ÇALIŞANLARIDA ALDI VE ÇALIŞMADILAR.TARTIŞTIĞIM PERSONEL VE 1 TANESİ PAZARTESİ, SALI, ÇARŞAMBA GÜNÜ İŞE GELMEDİLER HERHANGİ BİR BİLDİRİMDE DE BULUNMADILAR. VE BU OLAYDAN DOLAYI CİDDİ ANLAMDA İŞ KAYBIM OLDU NE YAPMALIYIM
Merhaba,
Kurumsal bir tekstil firmasında yaklaşık 5 yıldır mağaza yetkili yardımcısı olarak çalışmaktayım. Mağaza yetkilisinin yıllık izin kullandığı dönemlerde haftalık izin kullanmadan günlük 10 veya 12 saat çalışıyorum. Tüm mesai ücretlerimi eksiksiz almama rağmen, ortalama 13 gün süreyle izinsiz çalıştırılıyorum. iş sözleşmemde bu durum hakkında bir madde olup olmadığından emin değilim. haklı iş feshi için yeterli midir, nasıl bir yol izlemem gerekir ya da iş feshi olmasa dahi bir dahaki sefere bu durumu reddetme hakkım bulunur mu? yardımcı olursanız sevinirim.
Merhabalar 4 yıldır bir giyim firmasında çalışıyorum bazı çalışma arkadaşlarımız whatsapp da hikaye durumumda atarlı giderli yazdığım yazıları bölge müdürüne ileterek beni şikayet etmişlerdir firma ismi kullanmadığım ve şahıs ismi kullanmadığım halde itiraz ettiğim halde savunma yazdırıldı bana hangi durumlarda iş fesih son verilir yıl için de kaç kez savunma ihtar olması gerekiyor işten kovulmak için bunlar geçerli bir sebep mi firmam için yardımcı olursanız çok sevinirim
İşverenim ansızın bugün itibariyle akşam mesai bitimi işe devam etmeyeceğimi başkasından iletti. Belirsiz süreli çalışmakta olduğum süreyi 7 ay 22 gün doldurmuş bulunmaktayım. Hiçbir şekilde yazılı ve sözlü bildirim daha önceden yapmadı. Nasıl bir yol izlemeliyim. Teşekkürler
Merhabalar 4 yıldır bir erkek giyim markasın da çalışıyorum ve mağaza içinde yaşamış olduğum huzursuzluklar kişisel hayatımı da etkilemektedir firmam ile bir alıp veremediğim durum söz konusu değildir fakat mağaza içinde yaşamış olduğum huzursuzlukları bölge müdürümüzle paylaşıp bir satış şefinin bana olan davranışlarını ve verdiği huzursuzlukları anlattım ve bölge müdürüm yerimin değiştirildiğini söyledi ardından o satış şefine onun bana olan davranışlarından dolayı sözlü uyarıda bulunmuş. Ertesi sabah tekrar aynı mağazamda iş başı yaptım ve mağazamızda ki arkadaşlar benim yer değişikliğim oluyor diye adak adamışlar bunu benim anlıyacağım bir şekilde üstüme alınacağımı bildikleri halde iğneleyici bir dille gidip tatlımızı alıp yiyelim de adağımızı gerçekleştirelim dediler bende o sırada yanımda ki arkadaşa ben gidiyorum diye adak adamışlar tatlı yiyeceklermiş duydun mu dedim onların duyacağı şekilde umursamadılar ardından kendi kişisel hesabım olan whatsapp hikayelerimde resim çekildim altına bir açıklama yazarak paylaştım onlar benim telefonumda engelliler paylaşımımı göremiyorlar “gidiyorum diye tatlı yiyen dangalaklara gelsin son gülen iyi güler Kişiler kendilerini çok iyi biliyorlar dedim ve paylaşımımı yaptım”. Başka mağazanın müdürü bu Arkadaşı arayıp o tatlı yiyormuşsunuz K.G paylaşım yapmış insan haber verir bizde yerdik der o sırada öğrenirler ve mağazamızda bulunan bir diğer arkadaş resmimi onların telefonuna kanıt olarak kullanılsın şikayet edileyim diye paylaşıyor.Bir kaç saat için de bunu bana gelip satış şefi tehditkâr konuşup senin yer değişikliğin iptal olmuş bölge müdürü öyle söylemiş müdüre gideceğin mağazada sorun olmuş ayrıca o dangalaklar lafını da sana sorucam dedi ve ben o an onların öğrendiğini öğrendim mağaza müdürümüze durumu yarım yamalak anlatıp resmimi gönderiyor ardından beni bölge müdürüne şikayet ediyor ve ben ertesi günü mağazaya geldiğim de savunma yazmak zorunda kaldım savunmamı yazarken yanıma gelip kendi yaptıklarını inkâr edip işte buna tükürdüğünü yalamak derler böyle yalatırlar dedi benim duyacağım şekilde ve ben hiç bir şey demedim çünkü onlar herşeyi yöneticilere inkâr ediyorlar en samimi oldukları çocuğun yani o resmimi mesaj olarak onlara atan çalışma arkadaşımızın yeri değişiyor diye ona böyle bir şey yapmışlar gibi davranıp beni kişisel paylaşım yaptığım halde bana savunma yazdırttılar.Ara ara gün boyunca iş saatim içinde tatlıyıda dün çok iyi yedik yine yiyelim dediler kasıtlı olarak yaptıkları ortada böyle bir durumda ben ne yapmalıyım sonuçta ben firmamın adını zedeleyecek bir şey yapmadım internet benim kendi kişiselim bu durumda bana o Kişiler tarafından baskı uygulanıyor yer değişikliğimde iptal oldu ama bölge müdürü aramızda ki anlaşmazlıkları biliyor yerimi en kısa sürede değiştirecekmiş ben böyle bir durum da bu kişilerle nasıl çalışmaya devam edebilirim ki ne önerirsiniz böyle bir durum da daha üst yöneticilerle mi konuşmalıyım yoksa SGK dan destek alıp bana bu şekilde baskı uygulanıyor mu desem işimiz merkez tarafından fesih edilip yıllarımın boşu boşuna yanmasını istemiyorum ne önerirsiniz
Slm ben TC Ziraat bankası nda taşeron işçisi olarak çalışmaktayım 1997 den beri bu güne kadar çalışmaktayım ailevi sorunlarımdan dolayı işten ayrılmak zorunda kalıyorum hak ve alacaklarımın kıdem ihbar tazminatı gibi hak ve alacaklarımödenecek mı? ve haklarım nasıl olacak…