Kiracının tahliyesi, kira sözleşmesinin sona ermesi veya kanunda düzenlenen belirli sebeplerin varlığı halinde kiracının kiralanan taşınmazı boşaltmak zorunda kalması anlamına gelmektedir. Ancak Türk hukukunda kiracının tahliyesi, ev sahibinin tek taraflı isteğine bağlı olmayıp yalnızca kanunda sınırlı olarak sayılan tahliye sebeplerinin bulunması ve bu sebeplerin usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi halinde mümkündür.
Tahliye sebebinin doğru belirlenmemesi veya kanunda öngörülen süre ve usul kurallarına uyulmaması halinde tahliye talebinin reddedilmesi ya da sürecin uzaması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle tahliye sürecinde hangi hukuki sebebe dayanılacağının doğru tespit edilmesi ve işlemlerin kanunda öngörülen usule uygun şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu yazıda, kiracının tahliye edilebileceği tüm hukuki sebepler sistematik şekilde ele alınmakta; tahliye davalarının nasıl açılacağı, tahliye sürecinin nasıl işlediği ve uygulamada dikkat edilmesi gereken temel hususlar açıklanmaktadır.
Yazı İçeriği
1. Kiracının Tahliyesi Nedir?
Kiracının tahliyesi, kira sözleşmesinin sona ermesi veya kanunda düzenlenen tahliye sebeplerinin varlığı halinde kiracının kiralanan taşınmazı boşaltmak zorunda kalması anlamına gelmektedir. Kira ilişkisi devam ettiği sürece kiracının taşınmazı kullanma hakkı korunmakta olup, bu hakkın sona erdirilebilmesi ancak hukuken geçerli bir tahliye sebebinin bulunmasına bağlıdır.
1.1. Tahliye Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Türk hukukunda kiracının tahliyesi, esas olarak Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanmaktadır. Kanunda kira sözleşmesinin sona ermesine ve kiracının tahliyesine ilişkin sebepler ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, kiracının tahliyesi yalnızca bu sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Bu düzenlemelerin amacı, kira ilişkisinde taraflar arasındaki menfaat dengesini korumak ve kiracının barınma veya faaliyet hakkını güvence altına almaktır.
1.2. Kiracının Tahliye Sebeplerinin Sınırlı Olması İlkesi (TBK 354)
Türk Borçlar Kanunu’na göre kiracının tahliye edilebilmesi, kanunda açıkça düzenlenen tahliye sebeplerinin varlığına bağlıdır. Bu durum, uygulamada tahliye sebeplerinin sınırlı olması ilkesi olarak ifade edilmektedir. Buna göre ev sahibi, kanunda yer almayan bir sebebe dayanarak kiracının tahliyesini talep edemez ve taraflar sözleşme ile kanunda öngörülmeyen yeni bir tahliye sebebi kararlaştıramaz.
Bu ilke, kira ilişkisinde kiracının hukuki güvenliğini sağlamak ve keyfi tahliyelerin önüne geçmek amacıyla kabul edilmiş olup, tahliye davalarında hangi sebebe dayanılacağının doğru belirlenmesini zorunlu kılan temel bir kural niteliğindedir.
2. Kiracının Tahliye Sebepleri Nelerdir?
Kiracının tahliyesi, yalnızca kanunda düzenlenen belirli sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Ev sahibinin kiracıyı istediği zaman tahliye etmesi hukuken mümkün olmayıp, tahliye talebinin mutlaka kanunda öngörülen bir sebebe dayanması gerekmektedir. Bu nedenle kira hukukunda kiracının tahliye edilebileceği sebepler sınırlı olarak belirlenmiş ve her bir sebep için farklı usul ve süre kuralları öngörülmüştür.
Aşağıda, uygulamada en sık karşılaşılan tahliye sebepleri ana başlıklar halinde özetlenmiş olup, her bir tahliye sebebine ilişkin ayrıntılı açıklamalara ilgili başlık altında yer alan bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
2.1. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye
Kiracının kira bedelini süresinde ödememesi, kira sözleşmesinden doğan en temel borcun ihlali anlamına gelmektedir. Bu durumda kiraya veren, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye, uygulamada en sık karşılaşılan tahliye sebeplerinden biridir.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki yollarla gündeme gelebilmektedir:
- Kirasını Ödemeyen Kiracının İki Haklı İhtarla Tahliyesi
Kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini süresinde ödememesi nedeniyle kendisine iki haklı ihtar gönderilmesi halinde, kira süresinin sonunda tahliye davası açılması mümkündür. Bu yol, özellikle kira bedelinin zaman zaman gecikmeli ödenmesi durumlarında uygulanan klasik tahliye sebeplerinden biridir.
Detaylı bilgi içinKirasını Ödemeyen Kiracının İki Haklı İhtarla Tahliyesi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
- Temerrüt Nedeniyle İcra Takibi Yoluyla Tahliye
Kiracının kira bedelini ödememesi halinde kiraya veren, icra takibi başlatarak hem kira alacağının tahsilini hem de kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu yol, özellikle kira bedelinin hiç ödenmemesi veya uzun süre ödenmemesi durumlarında başvurulan hızlı bir tahliye yöntemidir.
Detaylı bilgi için Temerrüt Nedeniyle İcra Takibi Yoluyla Tahliye başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
2.2. Kira Sözleşmesine Aykırılık Nedeniyle Tahliye
Kiracının kira sözleşmesinden doğan yükümlülüklerine aykırı davranması, kiraya veren açısından tahliye sebebi oluşturabilmektedir. Kira sözleşmesine aykırılık yalnızca kira bedelinin ödenmemesi ile sınırlı olmayıp, taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde kullanılması, komşulara rahatsızlık verilmesi veya taşınmaza zarar verilmesi gibi durumları da kapsamaktadır.
Bu tür durumlarda kiraya veren, kiracıya aykırılığın giderilmesi için süre vererek ihtar gönderebilir; aykırılığın devam etmesi halinde ise tahliye talebinde bulunabilir.
- Kira Sözleşmesine Aykırılık ve Komşulara Saygısızlık Nedeniyle Tahliye (TBK 316)
Kiracının taşınmazı sözleşmeye aykırı şekilde kullanması, komşulara rahatsızlık vermesi veya taşınmaza zarar vermesi durumunda kiraya veren, kiracıya yazılı ihtar göndererek aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Verilen süreye rağmen aykırılığın devam etmesi halinde kira sözleşmesi feshedilerek tahliye talep edilebilmektedir.
Detaylı bilgi içinKira Sözleşmesine Aykırılık ve Komşulara Saygısızlık Nedeniyle Tahliye (TBK 316) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Kiracının İflası ve Güvence Gösterilmemesi Nedeniyle Tahliye (TBK 332)
Kiracının iflas etmesi halinde kiraya veren, kira bedelinin güvence altına alınmasını isteyebilir. Kiracının veya iflas idaresinin makul süre içinde yeterli güvence göstermemesi durumunda kira sözleşmesi feshedilerek kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir.
Detaylı bilgi içinKiracının İflası ve Güvence Gösterilmemesi Nedeniyle Tahliye (TBK 332) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.3. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Kiraya verenin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kiralanan taşınmaza konut veya işyeri ihtiyacı duyması halinde kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir. Bu durumda ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekmekte olup, mahkeme tarafından somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki hallerde gündeme gelebilmektedir:
- İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası
Kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının taşınmaza gerçek ve zorunlu bir ihtiyaç duyması halinde kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir. Bu yol, uygulamada en sık başvurulan tahliye sebeplerinden biridir.
Detaylı bilgi içinİhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası
Kiralanan taşınmazın yeni bir malik tarafından satın alınması halinde, yeni malik kendisi veya kanunda sayılan yakınları için taşınmaza ihtiyaç duyuyorsa kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu durumda kanunda öngörülen süreler içinde bildirim yapılması büyük önem taşımaktadır.
Detaylı bilgi için Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.4. Taşınmazın Yeniden Yapılması veya Esaslı Tadilatı Nedeniyle Tahliye
Kiralanan taşınmazın yeniden inşa edilmesi veya esaslı şekilde tadil edilmesi zorunluluğu ortaya çıktığında, bu işlemler sırasında taşınmazın kullanılması mümkün olmayacağından kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir. Bu durumda yapılacak işlemin basit bir onarım değil, taşınmazın kullanımını imkânsız hale getiren nitelikte önemli bir inşaat veya tadilat olması gerekmektedir.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki durumda gündeme gelebilmektedir:
- İnşaat veya Tadilat Nedeniyle Kiracının Tahliyesi
Taşınmazın yeniden yapılması, genişletilmesi veya esaslı şekilde tadil edilmesi gerektiğinde, kiraya veren kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu durumda kiracının, taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde öncelik hakkı bulunabileceği de unutulmamalıdır.
Detaylı bilgi için Yeniden İnşa veya Esaslı Tadilat Nedeniyle Tahliye Davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.5. Süreye veya Sözleşmeye Dayalı Tahliye Sebepleri
Kira sözleşmesi belirli bir süre için kurulmuş olmakla birlikte, bazı durumlarda sözleşme süresi dolmadan veya belirli sürelerin geçmesiyle birlikte kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirme ve kiracının tahliyesini talep etme hakkı doğabilmektedir. Bu tür tahliye sebepleri, kiracının kusuruna veya kira bedelinin ödenmemesine dayanmayıp, doğrudan sözleşmenin niteliği, süresi veya taraflar açısından sözleşmenin devamının beklenemez hale gelmesi gibi durumlara dayanmaktadır.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki hallerde gündeme gelebilmektedir:
- Tahliye Taahhüdü ile Kiracının Tahliyesi
Kiracının, belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmesi halinde, taahhüt edilen tarihte taşınmazın boşaltılmaması durumunda kiraya veren tahliye talebinde bulunabilmektedir. Tahliye taahhüdü, uygulamada en hızlı sonuç alınabilen tahliye yollarından biri olup, taahhüdün geçerli şekilde düzenlenmiş olması büyük önem taşımaktadır.
Detaylı bilgi için Tahliye Taahhüdü ile Kiracının Tahliyesi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmelerinin Feshi ve Tahliye (TBK 347)
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde veya belirli süreli kira sözleşmelerinin uzaması halinde, kiraya veren on yıllık uzama süresinin dolmasından sonra kira sözleşmesini herhangi bir sebep göstermeksizin sona erdirebilmekte ve kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu durumda kanunda öngörülen bildirim süresine uyulması zorunludur.
Detaylı bilgi için 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmelerinin Feshi ve Tahliye (TBK 347) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Önemli Sebeplerle Tahliye (TBK 331)
Kira sözleşmesinin taraflar açısından çekilmez hale gelmesine yol açan önemli bir sebebin ortaya çıkması halinde, taraflardan her biri kira sözleşmesinin sona erdirilmesini talep edebilmektedir. Bu durumda mahkeme, somut olayın özelliklerini değerlendirerek kira sözleşmesinin devamının dürüstlük kuralı gereği beklenip beklenemeyeceğini incelemektedir.
Detaylı bilgi için Önemli Sebeplerle Tahliye (TBK m. 331) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
3. Tahliye Davası Nasıl Açılır?
Kiracının tahliyesi, çoğu durumda mahkeme kararı veya icra takibi yoluyla gerçekleştirilebilmektedir. Ancak tahliye talebinin kabul edilebilmesi için yalnızca bir tahliye sebebinin bulunması yeterli olmayıp, bu sebebin kanunda öngörülen usul ve süre kurallarına uygun şekilde ileri sürülmesi gerekmektedir. Tahliye davası açılmadan önce doğru hukuki sebebin belirlenmesi, gerekli bildirim ve ihtarların yapılması ve dava sürecinin usulüne uygun yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Aşağıda tahliye davası açılması sürecinde dikkat edilmesi gereken temel hususlar özetlenmiştir. Her bir konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara ilgili başlık altında yer alan bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
3.1. Tahliye Davası Açma Şartları
Tahliye davası açılabilmesi için öncelikle kanunda düzenlenen geçerli bir tahliye sebebinin bulunması gerekmektedir. Bunun yanında bazı tahliye sebeplerinde dava açılmadan önce kiracıya yazılı ihtar gönderilmesi veya belirli sürelerin beklenmesi zorunlu olabilmektedir. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde açılan davanın reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
3.2. Tahliye Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tahliye davalarında görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise genellikle kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak kira ilişkisinin niteliğine ve talep edilen hukuki sonuca göre yetki ve görev konusunda farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle davanın doğru mahkemede açılması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır.
3.3. Tahliye Davası Açma Süreleri
Tahliye davalarında dava açma süresi, dayanılan tahliye sebebine göre değişiklik göstermektedir. Birçok tahliye sebebinde kiraya verenin, kanunda öngörülen belirli süreler içinde dava açması zorunlu olup, bu sürelerin kaçırılması halinde tahliye hakkı tamamen ortadan kalkmamakla birlikte, ilgili kira dönemi için tahliye talebinde bulunma imkânı kaybedilebilmektedir.
Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve on yıllık uzama süresi nedeniyle tahliye gibi durumlarda dava açma süresinin doğru hesaplanması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle tahliye sebebine göre uygulanacak sürenin dikkatle belirlenmesi ve sürelere riayet edilmesi, tahliye talebinin başarılı olması açısından belirleyici niteliktedir.
3.4. Tahliye Davasında Deliller
Tahliye davalarında ileri sürülen tahliye sebebinin ispat edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda kira sözleşmesi, ihtarname, ödeme belgeleri, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi deliller dava sürecinde önem taşımaktadır. Hangi delillerin gerekli olduğu, tahliye sebebine göre değişiklik gösterebilmektedir.
4. Tahliye Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Tahliye davaları, belirli usul ve süre kurallarına tabi olan teknik süreçlerdir. Tahliye sebebinin varlığı tek başına yeterli olmayıp, bu sebebin doğru şekilde ileri sürülmesi ve kanunda öngörülen usule uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Uygulamada, küçük gibi görünen hatalar nedeniyle tahliye davalarının reddedildiği veya tahliye sürecinin beklenenden uzun sürdüğü sıklıkla görülmektedir.
Aşağıda tahliye davalarında en sık karşılaşılan hatalar özetlenmiştir.
- Yanlış Tahliye Sebebine Dayanılması
Tahliye talebinin, somut olaya uygun olmayan bir tahliye sebebine dayandırılması davanın reddedilmesine yol açabilmektedir. Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye veya tahliye taahhüdüne dayalı tahliye gibi farklı hukuki yolların birbirine karıştırılması uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.
- Sürelerin Kaçırılması
Tahliye davalarında dava açma süreleri, tahliye sebebine göre değişiklik göstermektedir. Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye ve iki haklı ihtar nedeniyle tahliye gibi durumlarda belirli süreler içinde dava açılmaması halinde ilgili kira dönemi için tahliye talep etme imkânı kaybedilebilmektedir.
- Usule Uygun İhtar Yapılmaması
Bazı tahliye sebeplerinde dava açılmadan önce kiracıya yazılı ihtar gönderilmesi zorunludur. İhtarın süresinin yanlış belirlenmesi, içeriğinin eksik olması veya usule uygun şekilde tebliğ edilmemesi halinde ihtar geçersiz sayılabilmekte ve tahliye talebi reddedilebilmektedir.
- Delil Eksikliği veya Yanlış Delil Sunulması
Tahliye davalarında ileri sürülen tahliye sebebinin ispat edilmesi gerekmektedir. Gerekli belgelerin sunulmaması veya iddiaların yeterli delille desteklenmemesi halinde tahliye talebinin reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
- Tahliye Taahhüdünün Geçersiz Olması
Tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenmesi veya kiracının serbest iradesi dışında alınması halinde taahhüt geçersiz sayılabilmekte ve tahliye talebi reddedilebilmektedir. Bu durum uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biridir.
- Yanlış Mahkemede veya Yanlış Yolla Başvuru Yapılması
Tahliye talebinin yanlış mahkemede açılması veya dava yerine icra yoluna başvurulması ya da tam tersinin yapılması, sürecin uzamasına ve zaman kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle tahliye sebebine göre doğru hukuki yolun seçilmesi büyük önem taşımaktadır.
- İhtiyacın Gerçek ve Samimi Olduğunun İspatlanamaması
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususun yeterli delille ortaya konulamaması halinde tahliye talebinin reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
- Tebligat ve Bildirim Süreçlerinin Hatalı Yürütülmesi
İhtarname veya dava dilekçesinin usule uygun şekilde tebliğ edilmemesi, adres hataları veya sürelerin yanlış hesaplanması gibi durumlar, tahliye sürecinin uzamasına veya işlemlerin geçersiz sayılmasına yol açabilmektedir.
5. Sık Sorulan Sorular
Tahliye davalarının süresi, davanın türüne ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişiklik göstermekle birlikte, uygulamada tahliye davalarının sonuçlanması genellikle birkaç ay ile bir yıl arasında sürebilmektedir. Ancak icra yoluyla tahliye gibi bazı durumlarda süreç daha kısa sürede sonuçlanabilmektedir.
Tahliye kararı, tarafların karara karşı kanun yoluna başvurmaması veya kanun yolu süresinin sona ermesi ile kesinleşmektedir. Kiraya veren, kararın kesinleşmesini beklemeksizin ilamlı icra yoluyla tahliye işlemlerini başlatabilir; ancak karşı taraf, üç aylık kira bedelini teminat olarak yatırmak suretiyle icranın geri bırakılmasını (tehir-i icra) talep edebilir.
Tahliye kararı verilmesinden sonra kiraya veren, icra dairesine başvurarak tahliye işleminin uygulanmasını talep edebilir. Bu aşamada icra müdürlüğü tarafından kiracıya belirli bir süre verilmekte, bu süre sonunda taşınmazın boşaltılmaması halinde zorla tahliye işlemi gerçekleştirilebilmektedir.
Kiracının kira bedelini ödememesi halinde tahliye talep edilebilmesi için muaccel hale gelmiş herhangi bir kira borcunun bulunması yeterlidir. Verilen süre içerisinde kiracının ödemeyi gerçekleştirmemesi halinde kiracının tahliyesi talep edilebilir. Bununla birlikte kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini geç ödemesinden kaynaklı iki haklı ihtara sebep olması nedeniyle de tahliye talebinde bulunulabilir.
Hayır. Ev sahibinin kiracıyı istediği zaman tahliye etmesi hukuken mümkün değildir. Kiracının tahliyesi ancak kanunda düzenlenen tahliye sebeplerinin varlığı halinde ve usulüne uygun şekilde gerçekleştirilebilir.
Bazı durumlarda kiracının tahliyesi için doğrudan dava açılması gerekmeyebilir. Özellikle tahliye taahhüdü bulunması nedeniyle icra takibi yapılması halinde tahliye işlemi dava açılmadan da gerçekleştirilebilmektedir.
Tahliye davası açmak için avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak tahliye davaları teknik usul kurallarına tabi olduğundan, hukuki destek alınması sürecin doğru ve hızlı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır.
Tahliye davasının masrafı, davanın türüne ve sürecine göre değişiklik göstermekle birlikte, dava harcı, tebligat giderleri ve varsa bilirkişi ücretleri gibi kalemlerden oluşmaktadır. Dava sonunda yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilmektedir.
Evet. Tahliye davası devam ettiği sürece kira sözleşmesi yürürlükte olduğundan kiracı kira bedelini ödemeye devam etmek zorundadır. Kira bedelinin ödenmemesi ayrıca yeni bir tahliye sebebi oluşturabilmektedir.
Tahliye kararının kesinleşmesinden sonra icra dairesi tarafından kiracıya genellikle kısa bir süre verilmekte, bu süre sonunda taşınmazın boşaltılmaması halinde zorla tahliye işlemi gerçekleştirilebilmektedir.
Tahliye sebebine göre bu durum değişiklik gösterebilir. Özellikle ihtiyaç veya tadilat nedeniyle tahliye edilen taşınmazın belirli bir süre içinde başkasına kiraya verilmesi halinde kiracı tazminat talep edebilmektedir.
Tahliye taahhüdünün geçersiz olması halinde kiraya veren bu taahhüde dayanarak tahliye talep edemez. Bu durumda tahliye için başka bir hukuki sebebe dayanılması gerekmektedir.


Merhaba,
Benim sorum şu olacak: Şu an İstanbul’da kirada oturuyorum ancak babamın bir evi var ve içinde kiracı bulunuyor. Babam, kirada oturduğumuz evden çıkıp kendi evinde oturmamızı istiyor, biz de aynı şekilde istiyoruz. Çünkü hem kirada oturuyor hem de kira ödüyoruz; ayrıca oturduğumuz evde iskan olmadığı için elektrik, su gibi aboneliklere normal mesken tarifesinin iki katı fazla ücret ödüyoruz. Babam ve annem yaşlı ve rahatsız; onların hastane işlemleriyle de ilgileniyoruz. Kiracı ile görüştük ancak çıkmayacağını söyledi. İhtar çektik. Dava ne zaman açabiliriz? Benzer davalardaki emsal kararlar genellikle nasıl sonuçlanıyor? Teşekkürler.
Kiracımızın aynı il sınırları içinde hem yazlığı hem de dairesi bulunmaktadır. Kiraya verirken yazlıktan haberimiz vardı; ancak daireyi kirada otururken aldılar. Tahliye talebinde bulunabilmek için aynı ilçe sınırlarında mı olmak gerekir, yoksa il sınırları içinde olması yeterli midir?
Mrb. Ev sahibiyim, sözleşme yapmadan evimi kiraya verdim. 5 yıldır evimi kullanan kiracı, evi boşalttıktan bir gün sonra gelip evi boşalttığını söyledi. Birinci sorum: Bana evi tahliye edeceğini önceden haber vermesi gerekmiyor muydu ve bu durum bir ceza oluşturmayacak mı? İkincisi: Evimin parkelerini sökmüş, duvarlar sökük ve çizikler içinde, mutfak mermeri kırılmış, yeni aldığım ankastre fırın kullanılamaz durumda, banyo ve tuvalet berbat. Evimi kontrol edip hasar tespiti yaptıktan sonra çektiğim fotoğraf ve videoları kendisine atarak, zararımın giderilmesini ve nasıl aldıysa o şekilde teslim etmesini istedim. Asla karşılamayacağını söyledi, üstüne hakaret işittim ve haneme saldırıda bulunuldu. Karakola şikâyette bulundum ama hiçbir şey yapılmadı. Haklarım nelerdir ve nasıl tazmin edebilirim, yardımcı olur musunuz?
Merhaba, bugün İzmir’de ailemize ait olan iki katlı bir binayı satın aldım. Alt katta teyzem kalıyor, üst katta ise kiracımız var. Kendim Almanya’da yaşıyorum ve kiracımızın verdiği kira (aylık 750 TL) standartların çok altında olduğu için çıkarmak ve daireyi yenileyip normal fiyata kiralamak istiyorum. Kira sözleşmesi yapılmadı, ayrıca 750 TL’yi aylık olarak elden alıyoruz. Ayrıca 50 m² olan dairede 7 kişi kaldıkları için alt katta sesten çok rahatsız oluyoruz. Kiracıları evden nasıl çıkartabiliriz? Yardımcı olursanız çok sevinirim. Saygılar.
Evini satan kişi neden kiracıya haber versin ki? öyle bir şart yok. Evi yeni alan kişi, 1 ay içinde noterden ihtar çekerek bildirir. Bunlar farklı şeylerdir..
Aynı belediye sınırları içinde evin olduğunu ve evini kiraya veren kişinin de bundan bilgisi olduğunu kontrata yazdırırsan hiç sorun kalmaz..
Merhaba,
3 yıldır kiracı olarak oturduğum evde, ev sahibinin telefon mesajında ablasının oturacağını belirtmesi üzerine, herhangi bir noterden tahliye belgesi veya mahkeme kararı olmadan, sözüne istinaden evi boşaltmaya karar vermiştim. Daha sonra ev sahibim, ablasının taşınmaktan vazgeçtiğini, oturmaya devam edebileceğimi söyledi. Fakat ben artık taşınmaya karar vermiştim. Evi boşalttım. Sonradan öğrendim ki boşalttığım evi başka birine kiraya vermiş. Acaba tazminat hakkım var mıdır, dava açabilir miyim? Elimde WhatsApp mesajı dışında bir delil yok. Teşekkürler.
Kardeşim, beni dinle. Ayrı bir eve yüksek fiyata kiraya çık. Tahliye davasını kazandığın vakit kiracı tüm zararını karşılayacak. Bunu sana yapana, sen de bunu yapmalısın.
Merhabalar;
Evimin tapusu yok babamın üstüne tapu tahsis var, evi kiraya verdim 8 yıldır oturuyor kiracı, kiracıyla yazılı bir sözleşmem yok ve kiracı bana fiziksel saldırıda bulundu, kiracıyı çıkarmam için bir sebep midir acaba?
Efendim, ben kirada oturuyorum. Kardeşlerimin evinde beni hem icraya hem de tahliye davasına vermişler. 30 bin lira… İtiraz etsem de sonuçta çıkacağım belli. Yan taraftaki evi ise 05.07.2019 yılında kiraya vermiştim. 2 yıllık anlaşmalı tahliye taahhütnamesi de almamıştım. 05.07.2021’de sözleşme doldu, bir daha sözleşme yapmadık. Yani sözleşme, yanlışım yoksa, iki sene uzamış oldu. Kendisine çıkması gerektiğini söyledim, ancak “Ben çıkmam” diyor.
Ben de diyorum ki: “Senin çıkman gerekiyor, çünkü ben mahkemeliyim, benim ev sahibim de beni ihtiyaçtan dolayı çıkarıyor. Sen çıkacaksın, ben gireceğim eve.” Kendisi ise “İstersen mahkemeye ver” diyor.
O çıkmazsa ben nasıl evime gireceğim? Ben eşyalarımla dışarıda mı kalacağım? Eşyalarım haczedilecek mi? Şimdi ne yapmam gerekiyor? Lütfen bana yardımcı olun. Nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Teşekkür ederim.
Aynı belediye sınırları içinde iki dairem var, ikiside kirada, başka bir ilde memurum , tayinim evlerimin olduğu ile çıktı , bir daire 8. Katta diğeri 1. Katta, üç çocuğum olduğu için 1. Katta oturmak istiyorum, kiracı çıkmıyor , ihtarname çektim , tahliye davası açtım, internette okuduğum kadarıyla aynı belediye sınırları içinde biden fazla konutu olan kişi kiracıyı çıkaramaz gibi bir yorum okumuştum , mahkeme senin iki dairen var diğerinde otur diyebilir mi , şimdiden vereceğiniz cevap için teşekkürler
Merhaba,
Satın alma aşamasında olduğum ev için kiracı, evden çıkmayacağını söylüyor. Başka evim olmadığı için evi satın alır almaz noterden ihtarname çekeceğim, 6 ay sonrasında da tahliye davası açacağım. Tahliye davası ne kadar sürer ve bu süre içerisinde mecburen kiraya çıkacağım için, bu kira masraflarımı davayı kazanınca kiracıdan tahsil edebilecek miyim?
Ek olarak, kiracı noterden gelen ihtarnameyi defalarca göndermeme rağmen teslim almazsa nasıl bir yasal süreç işler?
Teşekkürler.
Kiracısı olduğumuz işyerini 2 senedir kullanmaktayım işyeri sahibi müteahhit ile anlaşarak yeniden inşa için anlaştılar. Biz yaptığımız masraf ve kapalı kalacağımız süre içerisinde ki masraflarımızı istedik bize sözlü olarak aynı işyeri sizin olacak diyor ama aynı kira ve aynı konum olarak bir garanti vermiyor. Sözleşme ile beni yeniden kiraya vermeyeceği hakkında söyleniyor bizim 2 senedir burada toparladığımız bir müşteri kitlesi ve emeğimiz var ve yaptığımız yatırımın çöp olmaması için ne yapabiliriz?
Siteniz aydınlatıcı.
Faydalı
Resmi evrak ile isteyin. Başkasına 5 yıl boyunca kiraya veremez, böylece sadece kendisi oturmak zorunda kalır.
Merhaba;
13 senedir oturduğum binanın yöneticiliğini yapmaktayım, bizim haricimizdeki kat malikleri hiçbir şekilde toplantılara katılmıyorlar, yasal olarak katılmaları gerektiğini belirtmeme rağmen yazdığımız mesajlara cevap dahi vermiyorlar. Ayrıca kendi bilgilerini saklayan maliklerde var, yaklaşık 2 senedir alt kattaki kiracıdan mal sahibinin bilgilerini telefon numarasını vermesini istiyoruz fakat sürekli bunu geçiştiriyor. Kiracının mal sahibinin bilgilerini apartman yönetiminden saklama gibi bir hakkı var mı bunu merak ediyorum? konu ile ilgili herhangi bir bilgiye erişemedim bu sebeple yardımlarınızı rica ediyorum.
Teşekkürler, iyi çalışmalar dilerim.
Kiracım 4 aydır kira ödemiyor. Bir ay sonrası için tahliye taahhüdü var.
Evi boşaltmayacağını düşünüyorum.
Tahliyesi için Nasıl bir yol izlemeliyim.
Merhabalar,
Yaklaşık 18 yıldır aynı evde kiracıyım. Kontratta ismi yazan ev sahibim vefat etti. Çıkmak istiyorum ama merhumun ev telefonundan kimseye ulaşamıyorum. Bir akrabasına ulaştım, o da çocuklarının birinin Almanya’da, diğerinin ise Fransa’da olduğunu söyledi. Kendisi de ulaşmaya çalışmış ama ulaşamamış. Yeni bir ev kiraladım. Haziran ayının 18’inde çıkmam lazım. Bu durumda ne yapmam lazım? Yardımınız için teşekkür ederim.
Kiracı olarak bulunduğum evden, evi ihtiyaç dahilinde tahliye etmem istenmektedir. İlgili ihtiyaç sözlü olarak iletilmiştir. Ancak, ihtiyaç dahilinde olduğunu düşünmüyorum, güncel kira bedellerinin yüksek olmasından kaynaklı olduğunu düşünmekteyim. Evi mahkeme yoluyla tahliye etmesem, iyi niyet çerçevesinde beyanlarına istinaden tahliye edersem, 3 yıllık kiralama yasağı söz konusu olur mu? Yasağa uymamaları takdirinde tazminat doğar mı ? Ne yapmamızı tavsiye edersiniz ?
Miras sonucu elbirliği mülkiyeti ile sahip olduğum dükkanımı Eylül 2019 da tek sahibi olarak edinmiş bulunmaktayım. 6 yılı aşkımdır dükkanımdaki kiracı ile şahsım adına düzenlenmiş herhangi bir kontrat bulunmamaktadır ve kiracım kendi belirlediği orana göre zam yapmaktadır. Ayrıca kiracım herhangi bir onayımı almadan ve bana danışmadan (bu ay itibariyle üçüncü ay olacak) kira ödemesi yapmamaktadır. Kiracım belirlediğim yeni kira ücretine de yanaşmamaktadır. Şuanda elimde kira kontratı da bulunmamaktadır. Ben bu kiracımı dükkandan tahliye edebilmek için nasıl bir süreç izleyebilmeliyim?