Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının korunması ilkesi gereği, kira sözleşmesi süresi sona ermiş olsa dahi kiracının tahliyesi kural olarak kendiliğinden gerçekleşmez. Ancak Türk Borçlar Kanunu, belirli şartların varlığı halinde kiraya verene kira sözleşmesini sona erdirme ve kiracının tahliyesini talep etme imkânı tanımıştır. Bu kapsamda 10 yılı geçen kira sözleşmelerinin feshi, kiraya verene sebep göstermeksizin fesih hakkı tanıyan önemli bir tahliye sebebi olarak düzenlenmiştir.
Bu düzenleme, kiracının uzun süreli kullanım hakkının sınırsız hale gelmesini önlemek ve kira ilişkisinde taraflar arasındaki dengeyi sağlamak amacıyla getirilmiştir. Özellikle uzun yıllardır devam eden kira ilişkilerinde kiraya verene önemli bir hukuki imkân sağlamaktadır.
Bu yazımızda, 10 yılı geçen kira sözleşmelerinin feshi ve bu sebebe dayanılarak açılacak tahliye davasının usul ve şartları ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
- 1. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir?
- 2. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Şartları
- 3. 10 Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
- 4. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi İçin Bildirim (İhtar) Şartı
- 5. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Nedeniyle Tahliye Davası Nasıl Açılır?
- 6. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Nedeniyle Tahliye Davasında Sık Yapılan Hatalar
1. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında kira sözleşmesi süresi sona ermiş olsa dahi kiracının tahliyesi kural olarak kendiliğinden gerçekleşmez. Kira sözleşmesi kanun gereği uzamaya devam eder ve kiracı kiralananı kullanmaya devam ettiği sürece kira ilişkisi sürer.
Ancak kira sözleşmesinin uzama süresinin on yılı aşması halinde kiraya veren, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir ve kiracının tahliyesini talep edebilir. Bu nedenle 10 yılı geçen kira sözleşmesinin feshi, kiraya verene sebep göstermeksizin tahliye talep etme hakkı tanıyan özel bir tahliye sebebi olarak düzenlenmiştir.
1.1. Uzayan Kira Sözleşmesi Kavramı
Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli kira sözleşmesi süresi sona erdiğinde, kiracı kiralananı kullanmaya devam ettiği takdirde sözleşme aynı şartlarla birer yıllık dönemler halinde uzamış sayılır. Bu şekilde oluşan uzama süresi on yılı bulduğunda kiraya veren, bu sürenin bitiminden en az üç ay önce yapacağı fesih bildirimi ile kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Uzama süresinin dolmasıyla birlikte kiracı taşınmazı tahliye etmezse kiraya veren tahliye davası açma hakkına sahip olur.
1.2. Kiraya Verenin Sebep Göstermeksizin Fesih Hakkı
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında kira sözleşmesinin uzama süresinin on yılı doldurması halinde kiraya veren, herhangi bir ihtiyaç veya haklı sebep ileri sürmeksizin kira sözleşmesini feshedebilir. Bu düzenleme ile kiraya verene, uzun süre devam eden kira ilişkisini belirli bir süre sonunda sona erdirebilme imkânı tanınmıştır.
Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için fesih bildiriminin kanunda öngörülen süreye uygun şekilde yapılması zorunludur. Uzama süresinin bitiminden en az üç ay önce yapılacak yazılı fesih bildirimi ile sözleşme sona erer; kiracının taşınmazı tahliye etmemesi halinde ise tahliye davası açılabilir.
2. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Şartları
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca kiraya verenin sebep göstermeksizin fesih hakkını kullanabilmesi belirli şartların varlığına bağlıdır. Bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde kiraya veren kira sözleşmesini feshedebilir ve kiracının tahliyesini talep edebilir.
2.1. Kira Sözleşmesinin Uzamış Olması
Kiraya verenin sebep göstermeksizin fesih hakkını kullanabilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin belirli süreli olarak yapılmış olması ve sözleşme süresinin sona ermesinden sonra kiracının kiralananı kullanmaya devam etmesi nedeniyle sözleşmenin uzamış olması gerekir.
Sözleşme süresi sona erdiğinde kira ilişkisi kendiliğinden sona ermez; kiracı taşınmazı kullanmaya devam ettiği takdirde sözleşme aynı şartlarla birer yıllık sürelerle uzamaya devam eder. Bu nedenle fesih hakkının doğabilmesi için kira ilişkisinin uzama dönemine girmiş olması zorunludur.
2.2. 10 Yıllık Uzama Süresinin Dolmuş Olması
Kiraya verenin fesih hakkı, kira sözleşmesinin ilk süresinin sona ermesinden sonra başlayan uzama süresinin on yılı doldurması ile birlikte doğar. Başka bir ifadeyle, kiraya veren sözleşmenin ilk süresi ile birlikte değil, uzama süresinin on yılı tamamlaması üzerine fesih hakkını kullanabilir.
Bu nedenle uygulamada süre hesabının doğru yapılması büyük önem taşır. Uzama süresi dolmadan yapılan fesih bildirimi hukuki sonuç doğurmaz ve kira sözleşmesi uzamaya devam eder.
2.3. Fesih Bildiriminin Yazılı Olarak Yapılması
Kiraya verenin fesih hakkını kullanabilmesi için fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması zorunludur. Yazılı bildirim, fesih iradesinin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde kiracıya bildirilmesini sağlar.
Uygulamada fesih bildiriminin noter aracılığıyla yapılması ispat kolaylığı sağlaması bakımından önem taşımaktadır. Ancak bildirim noter aracılığıyla yapılmasa dahi yazılı şekilde yapılmış ve kiracıya ulaştığı ispat edilebilmişse geçerli kabul edilir.
2.4. Fesih Bildirim Süresine Uyulması
Kiraya veren, kira sözleşmesinin uzama süresinin on yılını doldurmasından sonra, bu sürenin bitiminden en az üç ay önce fesih bildiriminde bulunmak zorundadır. Bildirim süresine uyulmaması halinde fesih geçerli olmaz ve kira sözleşmesi bir yıl daha uzamış sayılır.
3. 10 Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca kiraya verenin sebep göstermeksizin fesih hakkı, kira sözleşmesinin uzama süresinin on yılı doldurması ile birlikte doğar. Bu nedenle 10 yıllık sürenin doğru şekilde hesaplanması, fesih hakkının kullanılabilmesi bakımından büyük önem taşır.
3.1. İlk Kira Süresi ve Uzama Sürelerinin Hesaplanması
Belirli süreli kira sözleşmelerinde ilk sözleşme süresi, 10 yıllık uzama süresine dahil edilmez. Kiraya verenin fesih hakkı, sözleşmenin başlangıcından itibaren on yılın geçmesi ile değil, sözleşmenin ilk süresinin sona ermesinden sonra başlayan uzama süresinin on yılı doldurması ile doğar.
Kira sözleşmesi süresi sona erdiğinde kiracı kiralananı kullanmaya devam ettiği takdirde sözleşme aynı şartlarla birer yıllık sürelerle uzamış sayılır ve bu uzama yılları 10 yıllık sürenin hesabında dikkate alınır. Kiraya veren, uzama süresinin dolmasına en az üç ay kala yapacağı yazılı fesih bildirimi ile sözleşmeyi sona erdirebilir.
Örnek Süre Hesaplaması
1 yıllık kira sözleşmesi:
1 yıl sözleşme süresi + 10 yıl uzama süresi = 11 yıl
Kiraya veren, bu sürenin bitiminden en az 3 ay önce yapacağı yazılı fesih bildirimi ile kira sözleşmesini sona erdirebilir. Süre dolmasına rağmen kiracı taşınmazı tahliye etmezse tahliye davası açılabilir.
3.2. Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde Süre Hesabı
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde de kiraya verenin sebep göstermeksizin fesih hakkı belirli bir süreye bağlıdır. Bu tür sözleşmelerde kira ilişkisinin başlangıcından itibaren geçen süre dikkate alınarak 10 yıllık süre belirlenir.
Dolayısıyla belirsiz süreli kira sözleşmelerinde de kira ilişkisinin on yılı aşması halinde kiraya veren, kanunda öngörülen bildirim süresine uymak suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.
3.3. Sözleşmenin Yenilenmesi Halinde Süre Hesabı
Taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılması, süre hesabı bakımından önem taşır. Eğer taraflar önceki sözleşmenin devamı niteliğinde bir sözleşme yapmışsa kira ilişkisi kesintisiz devam etmiş sayılır ve süre hesabı buna göre yapılır.
Buna karşılık taraflar arasında önceki kira ilişkisini sona erdiren ve yeni bir kira ilişkisi kuran bağımsız bir sözleşme yapılmışsa, süre hesabı yeni sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren yeniden başlar.
3.4. Sözleşmenin Yenilenmesi Halinde Süre Hesabı ve Fesih Hakkının Korunması
Taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılması, 10 yıllık uzama süresinin hesabı bakımından önem taşır. Eğer yapılan düzenleme önceki sözleşmenin devamı niteliğinde ise kira ilişkisi kesintisiz devam etmiş sayılır ve süre hesabı buna göre yapılır. Ancak taraflar arasında önceki kira ilişkisini sona erdiren ve yeni başlangıç tarihli bağımsız bir kira sözleşmesi yapılmışsa, 10 yıllık uzama süresi yeni sözleşmenin bitiminden itibaren yeniden başlar.
Bu nedenle uygulamada kiraya verenin TBK m.347 kapsamındaki fesih hakkını koruyabilmesi için sözleşme yenilenirken dikkatli hareket edilmesi gerekir. Özellikle kira bedelinin artırılması veya sözleşme şartlarının değiştirilmesi gerektiğinde, tamamen yeni bir kira sözleşmesi yapmak yerine mevcut sözleşmeye atıf yapan bir ek protokol düzenlenmesi süre bakımından hak kaybını önleyebilir.
Kiraya verenin fesih hakkını koruyabilmesi bakımından uygulamada özellikle şu hususlara dikkat edilmesi önem taşır:
- Yeni bir kira sözleşmesi yerine mevcut sözleşmeye ek protokol yapılması
- Kira ilişkisinin kesintisiz devam ettiğinin açıkça belirtilmesi
- Yeni bir başlangıç tarihi içeren bağımsız sözleşme düzenlenmemesi
- Önceki sözleşmenin sona erdiğini gösteren ifadelerden kaçınılması
Özetle, kira sözleşmesinin yenilenmesi sırasında yapılan hukuki işlemin niteliği, 10 yıllık uzama süresinin devam edip etmeyeceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle sözleşme yenilenirken mevcut kira ilişkisinin devam ettiğinin açıkça belirtilmesi, kiraya verenin fesih hakkının korunması bakımından büyük önem taşır.
4. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi İçin Bildirim (İhtar) Şartı
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca kiraya verenin sebep göstermeksizin fesih hakkını kullanabilmesi için fesih bildiriminin kanunda öngörülen süre ve usule uygun şekilde yapılması zorunludur. Fesih hakkının doğmuş olması tek başına yeterli olmayıp, sözleşmenin sona ermesi için kiracıya yapılacak bildirimin geçerli şekilde tebliğ edilmesi gerekir.
Bu kapsamda fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için aşağıdaki şartlara dikkat edilmesi gerekir:
- Fesih bildirimi, uzama süresinin sona ereceği tarihten en az 3 ay önce yapılmalıdır. Süresinde yapılmayan bildirim geçerli olmaz ve kira sözleşmesi bir yıl daha uzamış sayılır.
- Fesih bildirimi yazılı şekilde yapılmalıdır. Sözlü bildirimler veya yazılı olduğu ispat edilemeyen bildirimler hukuki sonuç doğurmaz.
- Bildirimin noter aracılığıyla yapılması ispat kolaylığı sağlar. Kanunen zorunlu olmamakla birlikte, noter aracılığıyla yapılan bildirimler dava sürecinde güçlü delil niteliği taşır.
- Süresinde yapılmayan veya usule uygun olmayan bildirim, fesih hakkının bir yıl gecikmesine yol açar. Bu durumda kiraya veren fesih hakkını ancak bir sonraki uzama yılının sonunda yeniden kullanabilir.
5. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Nedeniyle Tahliye Davası Nasıl Açılır?
Kiraya veren tarafından usulüne uygun şekilde yapılan fesih bildirimi ile kira sözleşmesi sona erer. Ancak kiracı taşınmazı tahliye etmezse kiraya verenin tahliye davası açması gerekir. Tahliye davası, kira sözleşmesinin sona erdiğinin tespiti ve kiracının taşınmazdan çıkarılması amacıyla açılan bir eda davasıdır.
5.1. Arabuluculuğa Başvuru Zorunluluğu
Konut ve çatılı işyeri kiralarından kaynaklanan tahliye davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde dava usulden reddedilir.
Bu nedenle kiraya veren, tahliye davası açmadan önce yetkili arabuluculuk bürosuna başvurarak arabuluculuk sürecini tamamlamak zorundadır. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde düzenlenen son tutanak ile birlikte dava açılabilir.
5.2. Tahliye Davası Açma Süresi
10 yılı geçen kira sözleşmesinin feshi halinde tahliye davası, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren açılabilir. Kiraya verenin tahliye davası açabilmesi için kiracının sözleşmenin sona ermesine rağmen taşınmazı tahliye etmemesi gerekir.
Kanunda bu dava için özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak uygulamada davanın gecikmeksizin açılması, kira ilişkisinin fiilen sona erdiğinin gösterilmesi bakımından önem taşımaktadır.
5.3. Görevli ve Yetkili Mahkeme
10 yılı geçen kira sözleşmesinin feshi nedeniyle açılacak tahliye davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu davalar, kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye davaları kapsamında değerlendirilir.
Yetkili mahkeme ise kural olarak kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taraflar arasında yetki sözleşmesi yapılmış olsa dahi konut ve çatılı işyeri kiralarından doğan tahliye davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
5.4. Tahliye Davasında Deliller ve İspat
Tahliye davasında kiraya veren, kira sözleşmesinin varlığını, sözleşmenin uzama süresinin on yılı doldurduğunu ve fesih bildiriminin süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığını ispat etmekle yükümlüdür. Bu hususların ispatı, davanın kabulü bakımından temel şarttır.
Bu kapsamda özellikle aşağıdaki belgeler delil olarak sunulabilir:
- Kira sözleşmesi
- Fesih bildirimi (ihtarname)
- Tebligat belgeleri
- Tapu kaydı
Bu delillerin eksik veya hatalı olması, davanın reddine yol açabilecek önemli bir risk oluşturur.
6. 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmesinin Feshi Nedeniyle Tahliye Davasında Sık Yapılan Hatalar
10 yılı geçen kira sözleşmesinin feshi nedeniyle tahliye davalarında en sık karşılaşılan sorunlar, sürelerin yanlış hesaplanması ve fesih bildiriminin usulüne uygun yapılmaması gibi usule ilişkin hatalardan kaynaklanmaktadır. Bu hatalar, kiraya verenin tahliye hakkını kaybetmesine veya tahliye sürecinin en az bir yıl gecikmesine yol açabilmektedir.
Sık Yapılan Hatalar
- 10 yıllık sürenin yanlış hesaplanması: Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, 10 yıllık sürenin kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren hesaplanmasıdır. Oysa bu süre, sözleşmenin ilk süresinin sona ermesinden sonra başlayan uzama yılları esas alınarak belirlenir.
- Bildirimin süresinde yapılmaması: Fesih bildiriminin uzama süresinin sona ereceği tarihten en az üç ay önce yapılmaması halinde fesih geçerli olmaz ve kira sözleşmesi bir yıl daha uzamış sayılır.
- Yanlış fesih dönemi seçilmesi: Fesih bildiriminin doğru tarihte yapılmasına rağmen, sözleşmenin sona ereceği uzama yılının yanlış belirlenmesi tahliye sürecinin gecikmesine yol açabilir.
- Yazılı bildirim yapılmaması: Fesih bildiriminin sözlü olarak yapılması veya yazılı olduğunun ispat edilememesi halinde fesih geçerli sayılmaz ve kira sözleşmesi uzamaya devam eder.
- Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması: Tahliye davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davalar usulden reddedilir.
- Süre dolmadan tahliye talep edilmesi: Uzama süresi tamamlanmadan veya sözleşme henüz sona ermeden açılan tahliye davaları reddedilir ve kiraya veren ancak bir sonraki uzama yılı sonunda yeniden dava açabilir.


11 yıllık kontratım 2025 mart ayında bitiyor, ev sahibim 15 000 ₺ olan kiramı 35 000 ₺ yaptı ve yeni kontrat yapmaya yanaşmıyor, bu durumda her sene tahliye hakkı doğuyor ve devam ediyor mu?
01.01.2014 tarihinde bir limited şirket olarak kiralamış olduğum işyerinin sözleşmesini, 15.11.2024 tarihinde noterden ihtarname çekerek tek taraflı feshetmek istedim. Ancak bu fesih ihtarı resmi kayıtlarda yer almayan bir kişiye tebliğ edildi. Oysa şirketin resmi ortağı ve yetkili müdürü başka bir kişi. Bu durumda ne yapmalıyım sizce?
2013 yılından beri Vakıf evinde oturuyorum. Vakıf 10 yılı doldurdun evden çık diye noterden ihtarname göndererek evi 31.12.2024 tarihinde boşalt diyor, ne yapmam gerekiyor
01.11.2014 – 15.09.2024 tarihleri arasında kiralamış olduğum yerle ilgili olarak, ev sahibim sözleşme süresinin sona erdiğini ve artık kiraya vermeyeceğini belirterek ihtarname gönderdi. Ancak başlangıçta süreli sözleşme yapılmış olsa da, sonrasında her yıl sözlü anlaşma ile devam ettik. Bu durumda belirtilen tarihler 10 yılı doldurduğu anlamına mı gelir, yoksa 10 yıldan gün almak mı gerekir? Yani aslında hâlâ bir yılım daha var mı?
10 yıllık kira süresinin bitiminden 3 ay önce tahliye bildiriminde bulunulmazsa, Yargıtay kararlarına göre kira süresinin 10 yıl daha uzayacağı söylendi. Bu doğru mu?
9 yıldır kiracısı olduğum iş yeriyle ilgili olarak, kira sözleşmesine uymadığım gerekçesiyle tahliye davası açıldı.
Mahkeme tahliyeye karar verdi, istinaf da kararı reddetti. Bu durumda sözleşmeyi sonlandırabilir miyiz?
10 yıl kuralı 5 yıla indirilmelidir.
2013 Mayıs ayında içindeki malzemelerle birlikte hava parası ödeyerek bir dükkânı devraldım. Dükkan sahibi, 2024 Mayıs ayında tahliye kararı aldırmış ve kontratı yenilemeyeceğini belirtmiş. Aramızda hiç yazılı kira sözleşmesi yapılmadı ancak kiramı düzenli olarak ödüyorum. Tahliye günü geldiğinde ne yapmalıyım? Saygılarımla.
Merhaba ben de aynı durumdayım.
İki tane dairemde oturan kiracım var. Daireler bana babamdan kaldı.
Tapular şuan benim üzerime (7-8 ay önce aldım) 12-15 yıldır kiracımız.
En kısa yoldan tahliyeleri nasıl olur acaba.
Alır almaz ihtar çekmedim. Geciktim mi acaba?
İzlemem gereken yol nedir?
Saygılar
Evi 01.12.2013 tarihinde kiraya verdim. 10 yıllık süre ne zaman dolmuş olur? Tahliye için ihtarnameyi ne zaman göndermeliyim ve kiracının evi boşaltması gereken tarih ne olur?
15.12.2008 tarihinden beri kiracısı olduğum dairede, önceki yıllarda rayiç değerler üzerinden yıllık kira artışları yapıyorduk. 2022 yılının Temmuz ayında ise, ayrıca 16 Haziran 2023’e kadar geçerli olacak bir ek sözleşme düzenledik ve bu süreç halen devam ediyor. Bu yıl Temmuz ayında ev sahibiyle anlaşamazsak, kiracı olarak yasal artış oranı dışında bir artışı reddetmem, 15 Aralık 2023 tarihine kadar yasal hakkımı engeller mi?
Merhabalar biz 15.12.2014 tarihinde evi kiraladık.
Tefe tüfeye göre kontrat yaptık. Şimdi ev sahibi 1000 TL kira verirken
zam ayında bizden 2500 TL istedi kabul ettik. Ev sahibine yeni sözleşme yapalım dedim kabul etmiyor.
Bu konuda ne yapabilirim? yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler
15.06.2009 tarihinde bir daireyi konut olarak kiraladım. Kira sözleşmesini ev sahibinin annesi imzaladı. 01.08.2021 tarihinde ev sahibi, tahliye talebiyle ihtarname gönderdi. 18.08.2022 tarihinde ise Sulh Hukuk Mahkemesi’nde tahliye davası açtı. Yeni kira döneminin üzerinden 2 ay geçmiş durumda ve ben bu sürede kira bedellerini zamlı ve düzenli olarak ödemeye devam ediyorum. Bu durumda haklarım nelerdir, öğrenebilir miyim?
Merhabalar, Kiracı tahliyesi 05.07.2012 kiraya verdiğim daireyi 10 yılık aşımı nedeniyle 05.07.2022 çıkarabilirmişim? Yoksa dava açmam için 1 yıl daha (05.07.2023) beklemek zorunda mıyım? Iyi çalışmalar.
Merhabalar, biz evi ve altındaki is yerini 2 yıl önce aldık ve aldıktan sonra kiracı ile hiç bir sözleşme yapmadık, veya noter yolu ile bilgi vermedik. Kiracı bu is yerini 10 yıldan beri çalıştırıyor. 2 ay sonra 10 yıllık süre doluyor.(Eski ev sahibi ile 10 yıllık sözleşme imzalamış) Biz kira bedelini 10 yıllık sürenin sonunda yeniden belirlemek istiyoruz. Eğer kiracı bunu kabul etmezse çıkmasını istiyoruz. Çünkü o miktar bizi kurtarmıyor. Borçlar kanunun 348. Maddesi bu durumda da geçerli mi? Yani kiraya verenin el değiştirmesi durumunda, kiracının zarara uğramaması vs vs durumları için 10 yıllık kirayı uzatabilme isteği yeni ev sahibi ile sıfırlanıyor mu? yoksa bu on yıllık süreye mülk el değiştirmeden önceki sürede dahil mi?
Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum. ben bir işyeri çalıştırıyorum. 11 yıl oldu bu iş yerini çalıştırdığım. Bina sahibi iki gün önce bana noterden bu senenin onuncu ayında sözleşme yenilenmesini yapmayacağını bildirmiş. Ben bu işyerinde 11 yıl kirayı hiç aksatmadan ödedim. Beni çıkartabilir mi? Sizden bilgi almak istiyorum. tsk ederim.
3 ay önce gönderilen evrağa yanıt vermek zorunda mıyız? Belirtilen tahliye günü geldiğinde biz dükkanı boşaltmazsak, bize açılan dava ne kadar sürer?
01.01.2011 tarihinde 10 yıllık kira sözleşmesi yaptık. 31.12.2020 tarihinde 10 yıl dolacak, TBK m. 347 ‘ye göre 3 ay öncesinden ihtar çekip kiralananın tahliyesini isteyebilir miyim? Maddede 10 yıllık uzama süresi diyor, bu uzama süresinden kastı sözleşmedeki sürenin bitiminden itibaren mi? Çünkü sözleşme 10 yıllık olduğu için kafam karıştı. Bununla ilgili bir yargıtay kararı bulamadım, nasıl bir yol izlemeliyim sizce?
10 yıllık işyeri işletiyorum kiramı düzenli ödüyorum. Sözleşme bittiği için tahliye etmek için noterden kağıt geldi. Ama ben buradan geçindiğim için çıkmak istemiyorum çıkamam yani zorundayım ne yapmam lazım nasıl uzatabilirim çıkmama süresini