Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan borçlunun, işvereni nezdinde elde ettiği maaş, ücret ve benzeri gelirlerinin, alacaklının talebi üzerine İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde haczedilmesini ifade eder. Bu uygulama, borçlunun düzenli gelir elde etmesi hâlinde alacaklının tahsilatını güvence altına alan en yaygın icra yöntemlerinden biridir.
Maaş haczi sürecinde işveren, borç ilişkisine taraf olmamakla birlikte, icra hukukunun kendisine yüklediği özel yükümlülükler nedeniyle sürecin içerisinde yer alır. İcra müdürlüğü tarafından gönderilen maaş haczi müzekkeresine uygun şekilde cevap vermek, işçinin ücretinden kanuni oranda kesinti yapmak ve kesilen tutarı doğrudan icra dosyasına aktarmak, işverenin asli sorumlulukları arasındadır.
İşverenin bu yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, kesilmesi gereken tutar bakımından doğrudan hukuki sorumluluğu doğabilir ve işveren, alacaklı tarafından bizzat icra takibine muhatap hâle gelebilir.
Yazı İçeriği
- 1. Maaş Haczi Nedir? (Hukuki Tanım ve Kapsamı)
- 2. Maaş Haczinde Uygulanacak Kesinti Oranı
- 3. Nafaka Borcu Nedeniyle Maaş Haczi ve Kesinti Oranı
- 4. Maaş Haczinde İşverenin Yükümlülükleri ve Sorumluluğu
- 5. Maaş Haczinde İşverenin Üçüncü Kişi Sıfatı ve Sorumluluğu
- 6. Maaş Haczine Uyulmamasının Hukuki Sonuçları
1. Maaş Haczi Nedir? (Hukuki Tanım ve Kapsamı)
Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan borçlunun, işvereni nezdinde elde ettiği maaş, ücret, prim, ikramiye ve benzeri gelirlerinin, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü aracılığıyla ve kanuni sınırlar içinde haczedilmesini ifade eder.
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca; maaşlar, tahsisatlar, emekli maaşları ve sair süreklilik arz eden gelirler, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan miktar düşüldükten sonra haczedilebilir. Bu yönüyle maaş haczi, alacaklının menfaati ile borçlunun asgari yaşam koşullarının korunması arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır.
İcra ve İflas Kanunu m. 83:
“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.”
1.1. Maaş Haczi konulabilecek İşçi Gelirleri
Borçlunun işvereni tarafından kendisine ödenen ve ücret veya ücret eki niteliği taşıyan birçok gelir kalemi maaş haczine konu olabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan haczedilebilir gelirler şunlardır:
- Aylık net ücret
- Primler
- İkramiyeler
- Fazla mesai ücretleri
- Performansa dayalı ödemeler
- Yol ve yemek ücretleri (nakdi olarak ödenmesi hâlinde)
Bu tür ödemelerin kural olarak dörtte biri (1/4’ü) icra dosyasına ödenmek üzere kesintiye tabi tutulur. Ancak nafaka alacakları bakımından bu oran geçerli olmayabilir; nafakanın niteliğine göre daha yüksek oranlarda kesinti yapılması mümkündür.
Kıdem ve Diğer Tazminatlar
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemeler, ücret niteliğinde kabul edilmediğinden, genel olarak maaş haczindeki 1/4 oranı sınırlamasına tabi değildir ve tamamı hacze konu edilebilir.
1.2. Haczedilemeyecek İşçi Gelirleri
Kanun koyucu, bazı gelirleri borçlunun ve ailesinin zorunlu geçimini güvence altına almak amacıyla tamamen haciz dışı bırakmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 82/11. maddesi uyarınca aşağıdaki ödemeler maaş haczine konu edilemez:
- İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ödenen tazminatlar
- Geçici iş göremezlik ödeneği
- Kısa çalışma ödeneği
- İşsizlik ödeneği
- İş kazası sonucu mahkeme kararıyla hükmedilen tazminat bedelleri
Bu ödemeler, doğrudan işçinin ve ailesinin zorunlu ve asgari geçimini sağlama amacına hizmet ettiğinden hacze konu edilemez. Ancak nafaka alacakları bu kuralın istisnasını oluşturur; nafaka borçları bakımından, bu gelirler üzerinden de kesinti yapılması mümkündür.
Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Haczedilemeyen Mallar başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

2. Maaş Haczinde Uygulanacak Kesinti Oranı
Borçlunun maaşına haciz konulması hâlinde, uygulanacak kesinti oranı İcra ve İflas Kanunu ile İş Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle maaş haczinde, yalnızca oran değil; hangi kısmın hacze konu edilebileceği ve hangi sınırların aşılamayacağı da önem taşır.
Haczedilemeyen Kısım ve Kesinti Oranı
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca; maaş ve ücret gibi süreklilik arz eden gelirlerin tamamı değil, ancak borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan miktar düşüldükten sonra kalan kısmı haczedilebilir. Bu düzenleme, maaş haczinde borçlunun asgari yaşam koşullarının korunmasını amaçlamaktadır.
İİK m. 83/2:
“Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz.”
Buna paralel olarak İş Kanunu’nun 35. maddesi, işçinin aylık ücretinin dörtte birinden (1/4) fazlasının haczedilemeyeceğiniaçıkça hükme bağlamıştır.
İş Kanunu m. 35:
“İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez…”
Bu düzenlemeler ışığında, işverenin maaş haczi uygularken kanuni kesinti oranını aşması mümkün olmadığı gibi, eksik kesinti yapması da hukuki sorumluluğuna yol açabilir.
3. Nafaka Borcu Nedeniyle Maaş Haczi ve Kesinti Oranı
Nafaka Borçlarında Öncelik
Nafaka borçları, maaş haczi uygulamasında özel bir önceliğe sahiptir. Bu nedenle nafaka alacakları bakımından, işçinin maaşının dörtte birinden (1/4) daha fazla bir kısmının haczedilmesi mümkündür. Nafakanın bu ayrıcalıklı konumu, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişilerin korunması amacına dayanmaktadır.
Ancak nafaka borçları bakımından uygulanacak kesinti oranı açısından önemli bir ayrım yapılması gerekir:
- Aylık (cari) nafaka ödemeleri bakımından, kanunda öngörülmüş bir üst sınır bulunmamaktadır. Bu nedenle, hükmedilen nafaka tutarı maaşın 1/4’ünden fazla olsa dahi, nafaka miktarı tam olarak kesilerek icra dosyasına aktarılır.
- Birikmiş (geçmiş dönem) nafaka borçları ise adi alacak niteliğindedir. Bu tür nafaka alacakları bakımından maaş haczinde genel kural uygulanır ve kesinti oranı en fazla 1/4 ile sınırlıdır.
Bu ayrım nedeniyle işveren, nafaka konulu maaş haczi müzekkerelerinde otomatik olarak 1/4 oranında kesinti yapamaz. Aylık nafaka ile birikmiş nafaka borçlarını birbirinden ayırarak, her bir dosya bakımından doğru kesinti oranını uygulamakla yükümlüdür. Aksi hâlde, eksik veya hatalı kesinti yapılmasından doğan sonuçlardan işverenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
4. Maaş Haczinde İşverenin Yükümlülükleri ve Sorumluluğu
Kesinleşmiş bir icra takibinde, alacaklı icra dairesine bir dilekçe ile başvurarak borçlunun maaşına haciz konulmasını talep edebilir. Bu talep üzerine icra müdürlüğü tarafından maaş haczi müzekkeresi düzenlenerek borçlunun işverenine gönderilir.
Maaş haczi müzekkeresinde işverenden;
- Borçlunun işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığı,
- İşçinin ücretinin ve varsa sosyal haklarının tutarı,
- Maaş üzerinde daha önce tesis edilmiş başka hacizlerin bulunup bulunmadığı
hususlarında bilgi verilmesi istenir. Ayrıca müzekkerede, işverenin işçiye ödenen ücretin kanuni oranda (kural olarak 1/4) kesilerek her ay doğrudan icra dosyasına yatırması gerektiği belirtilir ve bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları açıkça hatırlatılır.
İşveren, icra müdürlüğünden gelen maaş haczi yazısına muhatap olmakla birlikte yalnızca bilgi vermekle yetinmez; aynı zamanda müzekkerede belirtilen işlemleri fiilen yerine getirme yükümlülüğü altına girer. Kanun koyucu bu noktada, işvereni borcun tarafı olmamasına rağmen, ödeme yükümlüsü gibi sorumlukabul etmiştir.
4.1. Haciz Yazısına Uyma Zorunluluğu
İcra müdürlüğü tarafından gönderilen maaş haczi müzekkeresi kanunen bağlayıcıdır. İşverenin bu yazıya uygun şekilde hareket etmesi, belirtilen oranlarda maaş kesintisi yaparak kesilen tutarları zamanında icra dosyasına aktarması zorunludur.
Bu kapsamda işverenin temel yükümlülükleri şunlardır:
- Maaş haczi müzekkeresine yedi gün içinde yazılı cevap vermek,
- İşçinin maaşından kanuni oranda (1/4) düzenli kesinti yapmak,
- Kesilen tutarı doğrudan ilgili icra dosyasına yatırmak,
- Kesintilere devam ederken yeni bir haciz yazısı tebliğ edilmesi hâlinde durumu icra müdürlüğüne bildirmek.
İşverenin bu yükümlülüklere uymaması hâlinde;
- Haciz yazısında belirtilen tutar kadar alacaktan şahsen sorumlu tutulması,
- İşveren hakkında doğrudan icra takibi başlatılması
mümkün hâle gelir.
Nitekim İcra ve İflas Kanunu’nun 356. maddesi uyarınca, işverenin süresinde cevap vermemesi veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması durumunda, işveren hakkında cebri icra yoluna başvurulabilir ve tutar işverenden tahsil edilebilir.
4.2. Birden Fazla Maaş Haczi Durumunda Sıra ve Öncelik
Borçlu çalışan hakkında birden fazla icra takibi bulunması ve bu takiplere ilişkin olarak işverene birden fazla maaş haczi müzekkeresi tebliğ edilmesi hâlinde, işverenin yükümlülükleri yalnızca kesinti yapmakla sınırlı değildir. Bu durumda işveren, sıra ve öncelik kurallarının doğru şekilde uygulanabilmesi için, mevcut durumu ayrıntılı ve eksiksiz biçimde icra müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, yeni bir maaş haczi müzekkeresi tebliğ aldığında;
- Borçlu çalışan hakkında daha önce tebliğ edilmiş maaş haczi bulunup bulunmadığını,
- Mevcut haciz dosyalarının esas numaralarını,
- Hangi dosya kapsamında kesinti yapıldığını ve ödemelerin devam edip etmediğini,
- Mevcut kesinti oranını
icra müdürlüğüne yazılı olarak bildirmelidir. Bu bildirim, hacizlerin tebliğ tarihine göre sıralanabilmesi ve hangi dosyanın öncelikli olduğunun tespiti bakımından zorunludur.
Birden fazla maaş haczi bulunması hâlinde, öncelik kuralı, haciz müzekkerelerinin işverene tebliğ edildiği tarihe göre belirlenir. Sırası gelen icra dosyası tamamen tahsil edilmeden, sonraki dosyaya ödeme yapılması mümkün değildir. İşverenin aynı anda birden fazla icra dosyası için kesinti yapması hukuken mümkün olmayıp, toplam kesinti oranı kural olarak %25’i aşamaz (nafaka alacakları hariç).
İşverenin, mevcut hacizleri icra müdürlüğüne bildirmemesi, yanlış veya eksik bildirimde bulunması ya da sıra kurallarına aykırı şekilde ödeme yapması hâlinde;
- Sırası gelmeyen alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle sorumluluğu,
- Ayrıca İcra ve İflas Kanunu m. 356 kapsamında doğrudan sorumluluğu
gündeme gelebilir.
5. Maaş Haczinde İşverenin Üçüncü Kişi Sıfatı ve Sorumluluğu
Maaş haczi uygulamasında işveren, tarafı olmadığı bir borç ilişkisi nedeniyle icra sürecine dâhil edilen üçüncü kişi konumundadır. Ancak bu statü, işverenin pasif bir konumda olduğu anlamına gelmez. Aksine, kanun koyucu tarafından işverene yüklenen bilgi verme, kesinti yapma ve ödeme yükümlülükleri nedeniyle, işveren icra sürecinde aktif sorumluluk taşıyan bir muhatap hâline gelmektedir. İşverenin bu yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, alacaklının uğradığı zararlar bakımından hukuki sorumluluğu doğabilir.
5.1. İcra Takibinde İşverenin “Üçüncü Kişi” Sıfatı
İcra ve İflas Kanunu bakımından işveren, maaş haczi müzekkeresinin tebliğ edildiği kişi olup, icra takibinin tarafı olmayan bir üçüncü kişi olarak kabul edilir.
Bu kapsamda işveren, icra takibine taraf olmamakla birlikte;
- Borçlunun işyerinde çalışıp çalışmadığını ve gelir durumunu bildirme,
- Maaş haczi kapsamında kesinti yapma ve kesilen tutarı ödeme,
- Birden fazla haciz bulunması hâlinde sıra ve öncelik kurallarına uyma,
- Haciz kapsamı dışında kalan ödemeleri borçluya yapmaktan kaçınma
yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.
İşverenin bu yükümlülüklere aykırı hareket etmesi hâlinde, alacaklı tarafından doğrudan borçluymuş gibi icra takibine konu edilmesi mümkündür.
5.2. İşverenin Sorumluluk Sınırları
İşverenin maaş haczi kapsamındaki sorumluluğu, yalnızca kendisine tebliğ edilen haciz yazısı çerçevesinde ve maaş ödemeleriyle sınırlıdır. İşveren, borcun hukuki sebebini veya miktarının doğruluğunu araştırmak ya da yorumlamakla yükümlü değildir. Ancak, kendisine yüklenen icrai yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmek zorundadır.
Bu çerçevede işverenin sorumluluk sınırları şu şekilde özetlenebilir:
- Sorumluluk, yalnızca maaş kesintisinin yapılması ve ilgili icra dosyasına aktarılması ile sınırlıdır.
- İşverenin kesinti yapmadığı her ay bakımından, kesmesi gereken tutar kadar doğrudan sorumluluğu doğar.
- Kesilen tutarın yanlış icra dosyasına ödenmesi hâlinde, bu ödeme nedeniyle doğan zarardan alacaklıya karşı sorumluluk gündeme gelir.
Ayrıca işveren; borçlunun işten ayrılması, ücret ödemesinin sona ermesi, maaş tutarında değişiklik olması veya yeni bir maaş haczi müzekkeresi tebliğ edilmesi gibi durumları gecikmeksizin ve yazılı olarakicra müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimlerin yapılmaması hâlinde, doğan hukuki sonuçlardan işveren sorumlu tutulabilir.
6. Maaş Haczine Uyulmamasının Hukuki Sonuçları
İcra müdürlüğü tarafından işverene gönderilen maaş haczi müzekkeresine uyulmaması, yalnızca şekli veya idari bir eksiklik olarak değerlendirilemez. Bu yükümlülüğün ihlali, işveren açısından doğrudan hukuki sorumluluk doğurabileceği gibi, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle maaş haczi yazısına uyulmaması, işvereni hem hukuki hem de idari veya cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakabilecek nitelikte bir ihlaldir.
6.1. İcra ve İflas Kanunu m. 356 Uyarınca İşverenin Sorumluluğu
İcra ve İflas Kanunu’nun 356. maddesi uyarınca; işveren, maaş haczi emrine rağmen borçlunun maaşından kesinti yapmaz veya kesmesi gereken tutarı icra dosyasına ödemezse, kesmediği ve ödemediği tutar doğrudan işverenin mal varlığından tahsil edilir.
İİK m. 356:
“Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.”
Kanunen öngörülen bu ödeme yükümlülüğünün başlıca özellikleri şunlardır:
- Sorumluluk, takip borçlusuna değil doğrudan işverene aittir.
- Sorumlu olunan tutar, işverenin her ay kesip icra dosyasına yatırması gereken miktar ile sınırlıdır.
- Alacaklı, maaş haczi yazısına uyulmaması nedeniyle alacağını ayrıca bir karara gerek kalmaksızın işverenden talep edebilir.
Uygulamada maaş, işverenin fiili tasarrufu altında bulunan ve haciz gereği kesilmesi gereken bir hak ediş olarak kabul edildiğinden, bu hüküm maaş haczi bakımından da kıyasen uygulanmaktadır.
6.2. Ceza Hukuku Açısından Değerlendirme
İşverenin maaş haczi emrine bilinçli ve kasten uymaması, her durumda ceza sorumluluğu doğurmaz. Ancak bazı hâllerde, işverenin davranışı ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.
Özellikle;
- Maaş haczi müzekkeresine rağmen borçlunun ücretinin gizlenmesi,
- Gerçeğe aykırı beyanda bulunularak maaş ödemesi yapılmadığının bildirilmesi,
- Maaş haczini etkisiz kılmak amacıyla bilinçli ve yanıltıcı bildirimlerde bulunulması,
gibi durumlarda, somut olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir.
Bunun yanında icra hukukunda, icra sürecinin korunmasına yönelik özel ceza hükümleri de öngörülmüştür. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu m. 338 uyarınca, kanuna göre istenen beyanı gerçeğe aykırı surette yapan kişi hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Söz konusu yaptırım disiplin veya tazyik hapsi niteliğinde olmayıp, şikâyete bağlı bir icra suçu kapsamında adli nitelikte bir hapis cezasıdır.
Bu nedenle, maaş haczi sürecinde işverenin yalnızca kesinti yapmaması ceza sorumluluğu doğurmazken, bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde icra ceza sorumluluğu gündeme gelebilecektir.
Bunun yanında;
- İcra memurunun açık talimatına rağmen maaş kesintisinin yapılmaması veya
- Kesilen tutarın alacaklıya aktarılmasının kasten engellenmesi
hâllerinde, İcra ve İflas Kanunu m. 357 göndermesiyle Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması gündeme gelebilir.
Ceza veya idari yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı; işverenin kastı, ihmali ve somut olayın ağırlığı dikkate alınarak belirlenir. Bilinçli şekilde maaş haczine direnilmesi hâlinde ise, alacaklının veya icra makamının savcılığa suç duyurusunda bulunması mümkündür.


işveren normal icram 4 1 kestikten sonra az kaldı deyip 10 15 bin gibi ekstra bir kesinti yaparmı?
İyi çalışmalar dilerim. Önceden X bir işyerinde çalışırken maaş haczi gelmişti ve 2-3 farklı kurumdan gelen icra dosyaları sıraya alınarak maaşımdan dörtte bir oranında kesinti yapılıyordu. Bu işyerinden çıkış yaptım. 3 ay sonra başka bir yerde SGK’lı olarak çalışmaya başladım. Bu yeni işyerine maaş haczi ne zaman ulaşır? Bilgi verebilir misiniz? Kolay gelsin.
Merhaba,
Banka alacağı sebebiyle hakkımda icra takibi var.
Üzerimde herhangi bir araç veya taşınmaz tapusu bulunmuyor.
Bu durumda önce eve mi icra gelir yoksa maaş haczi mi uygulanır?
Merhaba, maaşımdan dörtte bir (1/4) oranında haciz kesintisi yapılıyor. Ancak bunun dışında sosyal yardım, prim ve ikramiye gibi yan haklarımın tamamı kesiliyor. İşveren, maaş dışındaki bu ödemelerin hepsini kesmek zorunda mı? Yoksa bu ödemelerden de sadece dörtte bir oranında kesinti yapabilir mi? Bu konuda işverenin bir inisiyatifi var mı?
Merhaba,
İşçimiz ev kazası geçirerek bir kaç boyunca işe gelmedi. Raporlu olduğu günlerin başında maaş haczi yazısı geldi. Sözlü olarak iletişim kurduğumuzda işbaşı yapınca borcunu ödeyeceğini dile getirdi. Biz de gelen maaş haczine herhangi bir cevap yazmadık. Akabinde işçi bir ameliyat daha oldu ve süreç uzadı. Sonrasında çalışamayacağını bildirerek, istifa etti. Bizim firmanın banka hesaplarına haciz geldi. Maaş haczi sonrasında işçinin sigortalı göründüğü günlerin karşılığı olarak gelen 8.434 liranın 1/4’üne karşılık 2.100 lira ödedik. Akabinde ne yapmalıyız
Merhabalar, maaşıma haciz geldi ve maaşımın yarısından fazlası kesildi. Bekarım, devletin yalnızca maaşın dörtte birinin (1/4) kesilebileceğini söylediğini duydum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor?
Merhaba, maaşımın dörtte birine haciz konulduktan sonra ayrıca eve de haciz işlemi başlatılabilir mi?
KENDİ MAAŞIMA NASIL HACİZ KOYDURURUM BANKALARA ÖDEME YAPMAMAK İÇİN VE NE KADAR HACİZ KOYDURMALIYIM MAAŞIMA.
Merhaba devlet memuruyum işyerime 3 tane icra dosyam geldim birisi kesintide diğer ikisi bekliyor bankadaki tüm hesaplarına bloke koydurmuşlar. Maaşımdan 4/1 kesiliyor geriye Kalan tutarı banka maaş hesabıma da bloke koyabilir mi? Bankayı aradığımda maaş hesabımda icra dairesinden bloke gözüktüğünu söyledi yani ben hiç maaş alamayacak mıyım bu konuda ne yapmam gerekiyor Bilgi verirseniz sevinirim tşkler.
Merhaba, iyi akşamlar. 3 aydır maaşımdan dörtte bir oranında (1/4) kesinti yapılıyor. Avukat, bu kesintiden 3.500 TL’nin kesildiğini ancak sadece 1.000 TL’sinin kredi borcundan düştüğünü söyledi. Bu doğru mu? Yoksa kesilen 3.500 TL’nin tamamı kredi borcuma mı işleniyor? Bu konuda bilgi almak istiyorum.
Maaşımda şu an haciz var. Ancak 2 yıl önce devrettiğim şirkete ait SGK prim borcu ortaya çıktı. Bu borç nedeniyle maaşıma haciz konulursa, mevcut hacizlere göre öncelikli olur mu? Teşekkürler.
Özel bir şirketle senet imzaladım ve kefil olarak imza attım. Asıl borçlu borcunu ödemediği için bana da icra geldi. Şimdi sigortalı bir işyerinde çalışsam ama sigortamı eksik gün ve düşük ücretle (örneğin asgari ücret 8.500 TL iken 7.800 TL üzerinden) gösterip çıkış versem, maaşımdan yine de haciz kesintisi yapılır mı? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
Merhaba. Benim maaşımda haciz bulunuyordu. Ben haricen ödeyerek kapattım. Ancak FEK yazısını hem icra dairesi, hem ben elden teslim etmeme rağmen kesinti 2 ay daha yapıldı. Ancak dosyaya ödenen bu miktarın tahsilini nasıl yapabilirim? Kolay gelsin.
Maalesef kesinti yapmadıysanız maaş haczi geldiği tarihten itibaren yasal aldığı aylık üzerinden 1/4 tutarlarını sizden talep eder ve alır alacaklı kurum veya kişi geçmiş olsun
Bana maaş haczi geldi ve şu anda EYT’yi bekliyorum. Emekli olunca işyerinden alacağım kıdem tazminatı, haciz borçları için icra müdürlüğüne ödenmek zorunda mı?
Çok mağdur ettiler.
Benim maaşıma haciz konuldu ve dörtte biri kesiliyor. Bu süreçte ben de ödemeler yapıyorum ama ödediğim paralar icra dosyasına yansımıyor. 7.000 TL olan borç 12.000 TL’ye çıkmış. İşyerinden de benden kesinti yapılıyor. Bu durumda ne yapmam gerekiyor?
05.01.2023 tarihonde gelen maaş haczi için Aralık/2022 ayindan kesinti yapılabilirmi
yoksa haciz yazısı geldigı tarih olan Ocak/2023 den itibarenmi geçerli olacak.
Aralık/2022 maaşımdan kesinti yapılarak ödeme yapıldı tarafıma.
İşçi borç yapıyor, alışveriş yapıyor; ama haciz kağıdı işverenin adına geliyor, bir de işveren maaş kesintisiyle uğraşıyor. İşverenin görevi bu mu, neden işçiyle uğraşmak zorunda kalsın?
Merhaba, öncelikle nafaka alacağı önceliklidir ve kişinin maaşından (gerçek tabir ücrettir) ne kadar haciz olsa da sizin nafaka alacağı öne alınmalıdır. Ancak sizin muhatabınız işyeri değildir. En büyük hatayı burada yapmışsınız. İcra dairesi ile irtibatta olacaksınız. Zira size işçi ücretini kesmeyerek ödeme yapmayan işveren hem cezai hem de hukuki sorumluluk altındadır.