Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan borçlunun, işvereni nezdinde elde ettiği maaş, ücret ve benzeri gelirlerinin, alacaklının talebi üzerine İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde haczedilmesini ifade eder. Bu uygulama, borçlunun düzenli gelir elde etmesi hâlinde alacaklının tahsilatını güvence altına alan en yaygın icra yöntemlerinden biridir.
Maaş haczi sürecinde işveren, borç ilişkisine taraf olmamakla birlikte, icra hukukunun kendisine yüklediği özel yükümlülükler nedeniyle sürecin içerisinde yer alır. İcra müdürlüğü tarafından gönderilen maaş haczi müzekkeresine uygun şekilde cevap vermek, işçinin ücretinden kanuni oranda kesinti yapmak ve kesilen tutarı doğrudan icra dosyasına aktarmak, işverenin asli sorumlulukları arasındadır.
İşverenin bu yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, kesilmesi gereken tutar bakımından doğrudan hukuki sorumluluğu doğabilir ve işveren, alacaklı tarafından bizzat icra takibine muhatap hâle gelebilir.
Yazı İçeriği
- 1. Maaş Haczi Nedir? (Hukuki Tanım ve Kapsamı)
- 2. Maaş Haczinde Uygulanacak Kesinti Oranı
- 3. Nafaka Borcu Nedeniyle Maaş Haczi ve Kesinti Oranı
- 4. Maaş Haczinde İşverenin Yükümlülükleri ve Sorumluluğu
- 5. Maaş Haczinde İşverenin Üçüncü Kişi Sıfatı ve Sorumluluğu
- 6. Maaş Haczine Uyulmamasının Hukuki Sonuçları
1. Maaş Haczi Nedir? (Hukuki Tanım ve Kapsamı)
Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan borçlunun, işvereni nezdinde elde ettiği maaş, ücret, prim, ikramiye ve benzeri gelirlerinin, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü aracılığıyla ve kanuni sınırlar içinde haczedilmesini ifade eder.
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca; maaşlar, tahsisatlar, emekli maaşları ve sair süreklilik arz eden gelirler, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan miktar düşüldükten sonra haczedilebilir. Bu yönüyle maaş haczi, alacaklının menfaati ile borçlunun asgari yaşam koşullarının korunması arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır.
İcra ve İflas Kanunu m. 83:
“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.”
1.1. Maaş Haczi konulabilecek İşçi Gelirleri
Borçlunun işvereni tarafından kendisine ödenen ve ücret veya ücret eki niteliği taşıyan birçok gelir kalemi maaş haczine konu olabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan haczedilebilir gelirler şunlardır:
- Aylık net ücret
- Primler
- İkramiyeler
- Fazla mesai ücretleri
- Performansa dayalı ödemeler
- Yol ve yemek ücretleri (nakdi olarak ödenmesi hâlinde)
Bu tür ödemelerin kural olarak dörtte biri (1/4’ü) icra dosyasına ödenmek üzere kesintiye tabi tutulur. Ancak nafaka alacakları bakımından bu oran geçerli olmayabilir; nafakanın niteliğine göre daha yüksek oranlarda kesinti yapılması mümkündür.
Kıdem ve Diğer Tazminatlar
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemeler, ücret niteliğinde kabul edilmediğinden, genel olarak maaş haczindeki 1/4 oranı sınırlamasına tabi değildir ve tamamı hacze konu edilebilir.
1.2. Haczedilemeyecek İşçi Gelirleri
Kanun koyucu, bazı gelirleri borçlunun ve ailesinin zorunlu geçimini güvence altına almak amacıyla tamamen haciz dışı bırakmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 82/11. maddesi uyarınca aşağıdaki ödemeler maaş haczine konu edilemez:
- İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ödenen tazminatlar
- Geçici iş göremezlik ödeneği
- Kısa çalışma ödeneği
- İşsizlik ödeneği
- İş kazası sonucu mahkeme kararıyla hükmedilen tazminat bedelleri
Bu ödemeler, doğrudan işçinin ve ailesinin zorunlu ve asgari geçimini sağlama amacına hizmet ettiğinden hacze konu edilemez. Ancak nafaka alacakları bu kuralın istisnasını oluşturur; nafaka borçları bakımından, bu gelirler üzerinden de kesinti yapılması mümkündür.
Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Haczedilemeyen Mallar başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

2. Maaş Haczinde Uygulanacak Kesinti Oranı
Borçlunun maaşına haciz konulması hâlinde, uygulanacak kesinti oranı İcra ve İflas Kanunu ile İş Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle maaş haczinde, yalnızca oran değil; hangi kısmın hacze konu edilebileceği ve hangi sınırların aşılamayacağı da önem taşır.
Haczedilemeyen Kısım ve Kesinti Oranı
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca; maaş ve ücret gibi süreklilik arz eden gelirlerin tamamı değil, ancak borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan miktar düşüldükten sonra kalan kısmı haczedilebilir. Bu düzenleme, maaş haczinde borçlunun asgari yaşam koşullarının korunmasını amaçlamaktadır.
İİK m. 83/2:
“Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz.”
Buna paralel olarak İş Kanunu’nun 35. maddesi, işçinin aylık ücretinin dörtte birinden (1/4) fazlasının haczedilemeyeceğiniaçıkça hükme bağlamıştır.
İş Kanunu m. 35:
“İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez…”
Bu düzenlemeler ışığında, işverenin maaş haczi uygularken kanuni kesinti oranını aşması mümkün olmadığı gibi, eksik kesinti yapması da hukuki sorumluluğuna yol açabilir.
3. Nafaka Borcu Nedeniyle Maaş Haczi ve Kesinti Oranı
Nafaka Borçlarında Öncelik
Nafaka borçları, maaş haczi uygulamasında özel bir önceliğe sahiptir. Bu nedenle nafaka alacakları bakımından, işçinin maaşının dörtte birinden (1/4) daha fazla bir kısmının haczedilmesi mümkündür. Nafakanın bu ayrıcalıklı konumu, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişilerin korunması amacına dayanmaktadır.
Ancak nafaka borçları bakımından uygulanacak kesinti oranı açısından önemli bir ayrım yapılması gerekir:
- Aylık (cari) nafaka ödemeleri bakımından, kanunda öngörülmüş bir üst sınır bulunmamaktadır. Bu nedenle, hükmedilen nafaka tutarı maaşın 1/4’ünden fazla olsa dahi, nafaka miktarı tam olarak kesilerek icra dosyasına aktarılır.
- Birikmiş (geçmiş dönem) nafaka borçları ise adi alacak niteliğindedir. Bu tür nafaka alacakları bakımından maaş haczinde genel kural uygulanır ve kesinti oranı en fazla 1/4 ile sınırlıdır.
Bu ayrım nedeniyle işveren, nafaka konulu maaş haczi müzekkerelerinde otomatik olarak 1/4 oranında kesinti yapamaz. Aylık nafaka ile birikmiş nafaka borçlarını birbirinden ayırarak, her bir dosya bakımından doğru kesinti oranını uygulamakla yükümlüdür. Aksi hâlde, eksik veya hatalı kesinti yapılmasından doğan sonuçlardan işverenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
4. Maaş Haczinde İşverenin Yükümlülükleri ve Sorumluluğu
Kesinleşmiş bir icra takibinde, alacaklı icra dairesine bir dilekçe ile başvurarak borçlunun maaşına haciz konulmasını talep edebilir. Bu talep üzerine icra müdürlüğü tarafından maaş haczi müzekkeresi düzenlenerek borçlunun işverenine gönderilir.
Maaş haczi müzekkeresinde işverenden;
- Borçlunun işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığı,
- İşçinin ücretinin ve varsa sosyal haklarının tutarı,
- Maaş üzerinde daha önce tesis edilmiş başka hacizlerin bulunup bulunmadığı
hususlarında bilgi verilmesi istenir. Ayrıca müzekkerede, işverenin işçiye ödenen ücretin kanuni oranda (kural olarak 1/4) kesilerek her ay doğrudan icra dosyasına yatırması gerektiği belirtilir ve bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları açıkça hatırlatılır.
İşveren, icra müdürlüğünden gelen maaş haczi yazısına muhatap olmakla birlikte yalnızca bilgi vermekle yetinmez; aynı zamanda müzekkerede belirtilen işlemleri fiilen yerine getirme yükümlülüğü altına girer. Kanun koyucu bu noktada, işvereni borcun tarafı olmamasına rağmen, ödeme yükümlüsü gibi sorumlukabul etmiştir.
4.1. Haciz Yazısına Uyma Zorunluluğu
İcra müdürlüğü tarafından gönderilen maaş haczi müzekkeresi kanunen bağlayıcıdır. İşverenin bu yazıya uygun şekilde hareket etmesi, belirtilen oranlarda maaş kesintisi yaparak kesilen tutarları zamanında icra dosyasına aktarması zorunludur.
Bu kapsamda işverenin temel yükümlülükleri şunlardır:
- Maaş haczi müzekkeresine yedi gün içinde yazılı cevap vermek,
- İşçinin maaşından kanuni oranda (1/4) düzenli kesinti yapmak,
- Kesilen tutarı doğrudan ilgili icra dosyasına yatırmak,
- Kesintilere devam ederken yeni bir haciz yazısı tebliğ edilmesi hâlinde durumu icra müdürlüğüne bildirmek.
İşverenin bu yükümlülüklere uymaması hâlinde;
- Haciz yazısında belirtilen tutar kadar alacaktan şahsen sorumlu tutulması,
- İşveren hakkında doğrudan icra takibi başlatılması
mümkün hâle gelir.
Nitekim İcra ve İflas Kanunu’nun 356. maddesi uyarınca, işverenin süresinde cevap vermemesi veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması durumunda, işveren hakkında cebri icra yoluna başvurulabilir ve tutar işverenden tahsil edilebilir.
4.2. Birden Fazla Maaş Haczi Durumunda Sıra ve Öncelik
Borçlu çalışan hakkında birden fazla icra takibi bulunması ve bu takiplere ilişkin olarak işverene birden fazla maaş haczi müzekkeresi tebliğ edilmesi hâlinde, işverenin yükümlülükleri yalnızca kesinti yapmakla sınırlı değildir. Bu durumda işveren, sıra ve öncelik kurallarının doğru şekilde uygulanabilmesi için, mevcut durumu ayrıntılı ve eksiksiz biçimde icra müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, yeni bir maaş haczi müzekkeresi tebliğ aldığında;
- Borçlu çalışan hakkında daha önce tebliğ edilmiş maaş haczi bulunup bulunmadığını,
- Mevcut haciz dosyalarının esas numaralarını,
- Hangi dosya kapsamında kesinti yapıldığını ve ödemelerin devam edip etmediğini,
- Mevcut kesinti oranını
icra müdürlüğüne yazılı olarak bildirmelidir. Bu bildirim, hacizlerin tebliğ tarihine göre sıralanabilmesi ve hangi dosyanın öncelikli olduğunun tespiti bakımından zorunludur.
Birden fazla maaş haczi bulunması hâlinde, öncelik kuralı, haciz müzekkerelerinin işverene tebliğ edildiği tarihe göre belirlenir. Sırası gelen icra dosyası tamamen tahsil edilmeden, sonraki dosyaya ödeme yapılması mümkün değildir. İşverenin aynı anda birden fazla icra dosyası için kesinti yapması hukuken mümkün olmayıp, toplam kesinti oranı kural olarak %25’i aşamaz (nafaka alacakları hariç).
İşverenin, mevcut hacizleri icra müdürlüğüne bildirmemesi, yanlış veya eksik bildirimde bulunması ya da sıra kurallarına aykırı şekilde ödeme yapması hâlinde;
- Sırası gelmeyen alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle sorumluluğu,
- Ayrıca İcra ve İflas Kanunu m. 356 kapsamında doğrudan sorumluluğu
gündeme gelebilir.
5. Maaş Haczinde İşverenin Üçüncü Kişi Sıfatı ve Sorumluluğu
Maaş haczi uygulamasında işveren, tarafı olmadığı bir borç ilişkisi nedeniyle icra sürecine dâhil edilen üçüncü kişi konumundadır. Ancak bu statü, işverenin pasif bir konumda olduğu anlamına gelmez. Aksine, kanun koyucu tarafından işverene yüklenen bilgi verme, kesinti yapma ve ödeme yükümlülükleri nedeniyle, işveren icra sürecinde aktif sorumluluk taşıyan bir muhatap hâline gelmektedir. İşverenin bu yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, alacaklının uğradığı zararlar bakımından hukuki sorumluluğu doğabilir.
5.1. İcra Takibinde İşverenin “Üçüncü Kişi” Sıfatı
İcra ve İflas Kanunu bakımından işveren, maaş haczi müzekkeresinin tebliğ edildiği kişi olup, icra takibinin tarafı olmayan bir üçüncü kişi olarak kabul edilir.
Bu kapsamda işveren, icra takibine taraf olmamakla birlikte;
- Borçlunun işyerinde çalışıp çalışmadığını ve gelir durumunu bildirme,
- Maaş haczi kapsamında kesinti yapma ve kesilen tutarı ödeme,
- Birden fazla haciz bulunması hâlinde sıra ve öncelik kurallarına uyma,
- Haciz kapsamı dışında kalan ödemeleri borçluya yapmaktan kaçınma
yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.
İşverenin bu yükümlülüklere aykırı hareket etmesi hâlinde, alacaklı tarafından doğrudan borçluymuş gibi icra takibine konu edilmesi mümkündür.
5.2. İşverenin Sorumluluk Sınırları
İşverenin maaş haczi kapsamındaki sorumluluğu, yalnızca kendisine tebliğ edilen haciz yazısı çerçevesinde ve maaş ödemeleriyle sınırlıdır. İşveren, borcun hukuki sebebini veya miktarının doğruluğunu araştırmak ya da yorumlamakla yükümlü değildir. Ancak, kendisine yüklenen icrai yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmek zorundadır.
Bu çerçevede işverenin sorumluluk sınırları şu şekilde özetlenebilir:
- Sorumluluk, yalnızca maaş kesintisinin yapılması ve ilgili icra dosyasına aktarılması ile sınırlıdır.
- İşverenin kesinti yapmadığı her ay bakımından, kesmesi gereken tutar kadar doğrudan sorumluluğu doğar.
- Kesilen tutarın yanlış icra dosyasına ödenmesi hâlinde, bu ödeme nedeniyle doğan zarardan alacaklıya karşı sorumluluk gündeme gelir.
Ayrıca işveren; borçlunun işten ayrılması, ücret ödemesinin sona ermesi, maaş tutarında değişiklik olması veya yeni bir maaş haczi müzekkeresi tebliğ edilmesi gibi durumları gecikmeksizin ve yazılı olarakicra müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimlerin yapılmaması hâlinde, doğan hukuki sonuçlardan işveren sorumlu tutulabilir.
6. Maaş Haczine Uyulmamasının Hukuki Sonuçları
İcra müdürlüğü tarafından işverene gönderilen maaş haczi müzekkeresine uyulmaması, yalnızca şekli veya idari bir eksiklik olarak değerlendirilemez. Bu yükümlülüğün ihlali, işveren açısından doğrudan hukuki sorumluluk doğurabileceği gibi, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle maaş haczi yazısına uyulmaması, işvereni hem hukuki hem de idari veya cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakabilecek nitelikte bir ihlaldir.
6.1. İcra ve İflas Kanunu m. 356 Uyarınca İşverenin Sorumluluğu
İcra ve İflas Kanunu’nun 356. maddesi uyarınca; işveren, maaş haczi emrine rağmen borçlunun maaşından kesinti yapmaz veya kesmesi gereken tutarı icra dosyasına ödemezse, kesmediği ve ödemediği tutar doğrudan işverenin mal varlığından tahsil edilir.
İİK m. 356:
“Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.”
Kanunen öngörülen bu ödeme yükümlülüğünün başlıca özellikleri şunlardır:
- Sorumluluk, takip borçlusuna değil doğrudan işverene aittir.
- Sorumlu olunan tutar, işverenin her ay kesip icra dosyasına yatırması gereken miktar ile sınırlıdır.
- Alacaklı, maaş haczi yazısına uyulmaması nedeniyle alacağını ayrıca bir karara gerek kalmaksızın işverenden talep edebilir.
Uygulamada maaş, işverenin fiili tasarrufu altında bulunan ve haciz gereği kesilmesi gereken bir hak ediş olarak kabul edildiğinden, bu hüküm maaş haczi bakımından da kıyasen uygulanmaktadır.
6.2. Ceza Hukuku Açısından Değerlendirme
İşverenin maaş haczi emrine bilinçli ve kasten uymaması, her durumda ceza sorumluluğu doğurmaz. Ancak bazı hâllerde, işverenin davranışı ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.
Özellikle;
- Maaş haczi müzekkeresine rağmen borçlunun ücretinin gizlenmesi,
- Gerçeğe aykırı beyanda bulunularak maaş ödemesi yapılmadığının bildirilmesi,
- Maaş haczini etkisiz kılmak amacıyla bilinçli ve yanıltıcı bildirimlerde bulunulması,
gibi durumlarda, somut olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir.
Bunun yanında icra hukukunda, icra sürecinin korunmasına yönelik özel ceza hükümleri de öngörülmüştür. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu m. 338 uyarınca, kanuna göre istenen beyanı gerçeğe aykırı surette yapan kişi hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Söz konusu yaptırım disiplin veya tazyik hapsi niteliğinde olmayıp, şikâyete bağlı bir icra suçu kapsamında adli nitelikte bir hapis cezasıdır.
Bu nedenle, maaş haczi sürecinde işverenin yalnızca kesinti yapmaması ceza sorumluluğu doğurmazken, bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde icra ceza sorumluluğu gündeme gelebilecektir.
Bunun yanında;
- İcra memurunun açık talimatına rağmen maaş kesintisinin yapılmaması veya
- Kesilen tutarın alacaklıya aktarılmasının kasten engellenmesi
hâllerinde, İcra ve İflas Kanunu m. 357 göndermesiyle Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması gündeme gelebilir.
Ceza veya idari yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı; işverenin kastı, ihmali ve somut olayın ağırlığı dikkate alınarak belirlenir. Bilinçli şekilde maaş haczine direnilmesi hâlinde ise, alacaklının veya icra makamının savcılığa suç duyurusunda bulunması mümkündür.


Alacakların sizden tahsili talep edilebilir.
iş yerim benden icra dosyama mütakip maaş kesintilerini yaptı ama icra dosyasına yatırmamış. sonradan ben işten ayrıldım ve icra dosyası ile yeni işyerimde karşı karşıya geldim. ayrıldığım yer ile görüştum ve düzenli olarak ana borcun taksitlerini yatırdılar. fakat hukuk bürosu bunun faizini de tahsilini istiyor . eski işyerim de bunu ödemiyor. bunu için nasıl bir hukuki süreç işletmem gerekir.
Merhaba hocam benim maaş haczimden dolayı her ay ödenmesine rağmen şirket araçlarına haciz konulmuş işveren ise bana bundan sonra aylık 2084 TL kesinti yapacağım diyor maaşım yol yemek dahil 4941 TL yani maaşımın 1/4 ünden yaklaşık 1000 TL fazla çok zor duruma sokuyorlar beni çok rica ediyorum ne yapabilirim bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim kolaylıklar diliyorum
merhabalar,hem birikmiş hem güncel nafaka alacağım için borçlunun işyerine maaş haczi gönderdik ancak bir cevap alamadık. bunun üzerine işyerini aradım. kendisinin başkaca icra dosyaları olduğunu sıraya aldıklarını söylediler bende bunun nafaka alacağı olduğunu ve ödeme yapmalarını söyledim tamam dediler ancak şubat ve mart ayı ödemelerini yapmadılar. sonrasında işyerini tekrar aradığımda işten çıkartıldığı cevabını aldım. bu kişi orada yıllardır çalışan birisi tazminatı var. Ancak dosyama hiç ödeme alamadım. bu durumda ne yapabilirim bana yardımcı olursanız sevinirim.
Sayın avukat maaş haczi gönderimlerinde şunu sormak istiyorum. Yeni işe başlayan birinin sigortalı çalıştığı hemen sistemde görülüyor mu? Mesela primi yattıktan sonra mı görülüyor yoksa başladığı anda sigortalı çalıştığı biliniyor mu? Birden fazla icralarda sıraya konduğunu biliyorum. İşveren kendi kafasından birden fazla icra koyduramaz her halde sadece bizim rızmızın olması lazım değil mi?
Merhabalar, yanımda çalışan işçiye, bir yıl önce haciz yazısı geldi, yalnız ben hiç bir şey yapmadım,maaşını tam vermeye devam ettim, hukuki sorumluluğum nedir, herhangi bir ceza yada bir yere para ödemek zorunda kalırmıyım
Merhaba işyerinde bir borçlunun maaşından kesinti yapılıp bitmiş olup diğer dosyalarına geçilmiştir. Bir yıldan uzun süredir bakiye borç bildirimi yapılmamış olup yeni tebligat gelmiştir. Borç bildirimi için de bir zaman aşımı yok mudur? Biz tekrar bu dosyaya mı dönmeliyiz yoksa sıraya mı almalıyız?
Merhaba
Abime maaş haczi geldi. Fakat isveren pandemi nedeni ile icra dairesine ödeme yapamıyor. Bu durumda işverenin iş yerine haciz gelirmi
Merhabalar,
Yanımda çalışan işçinin maaşından icra kesintisi mevcutken ve düzenli olarak kesintiler icra dairesine ödenmekteyken işçi 17/07/2020 tarihinde istifa ederek iş yerinden ayrılmış daha sonra aynı işçi 15/08/2020 tarihinde tekrar yanımda çalışmaya başlamıştır. Bu durumda ilk kesinti yapılan icra dairesine mi kesintiyi göndereceğim yoksa 15/08/2020 tarihinden itibaren gelen haciz yazılarına istinaden ilk tebliğ olan icra dairesine mi kesinti yapıp göndereceğim.Saygılarımla
Merhaba, ……….. adlı operatöre ait faturalı hattım için UYAP’ta 640 TL borcum olduğunu gördüm. Avukat maaşıma icra koydurdu ve maaşımdan 180 TL kesinti yapıldı. Ancak 10 gün sonra ……….. sayfasından baktığımda borcumun 740 TL olduğunu gördüm ve bu tutarı ödedim. Avukat, maaşımdan kesilen 180 TL hakkında bir bilgi vermedi. Ayrıca bu borç yaklaşık 1 yıllık bir borç. Bu durumda ne yapabilirim?
Merhaba
2 yıldır yanımızda çalışanın ilk işe girdiği tarihte yani 2 yıl önce icrası geldi fakat herhangi bir dönüş yapmadık.
12 adet ivra dosyası var. 2 yıllık bakiye bizden temin edilirmi.
talep edilen bakiyeyi ödemezsek ne olur.
cumhurbaşkanlığı genelgesi yayınlandı icra ve iflas işlemleri durdurulması içi koronavirüs nedeniyle; 15 gün önce bir personelimizin maaşından icra kesilmesi için yazı geldi şimdi biz bundan kesecek miyiz kesmeyecek miyiz ? herhangi bir yere bilgi vermemiz gerekiyor mu..tsk
Merhaba. 3 yıl kadar önce bir çalışanımıza maaş haczi yazısı geldi. Yaklaşık olarak 6 ay sonra cevap vererek maaş haczi uyguladık. Çalışanımız şuanda işi bırakıyor. Bu geç cevap verdiğimiz 6 aylık süredeki maaş haczi bizden talep edilirmi? (biz herhangi bir kesinti uygulamadık)
çalışıp çalışmadığını bilmediğimiz birisine icra takibi nasıl başlatırız. SGK yazı istiyor, kişinin çalışıp çalışmadığı hakkında bilgi vermiyor
Merhabalar, Aralık ayında işyerime gelmiş personel icra yazısına aralık 2019 itibariyle icra müdürlüğüne ödeme gönderilecektir vs vs diye cevabımızı yazıp gönderdik fakat bugüne kadar ödeme yapamadım borç şirketimize kalırmı 3 aylık(Aralık ocak şubat) ödemeyi 03.03.2020 tarihinde göndersem problem yaşarmıyım?
Merhaba çalıştığım iş yerim de maaşıma haciz geldi ve her ay benden icra kesintisi yapıldı ama işverenim bende yaptığı kesintileri icrama ödememiş ve borcumdan fazlasını kesmiş bunun için nasıl bir yol izlemeliyim ve hala ne borcumu ödedi nede kestiği paraları bana geri verdi
Haftada 1 gün taksi şöförlügü yapıyorum buna bağlı olarak aylık 5 günlük sigortam yatıyor. Borcumdan dolayı buna maaş haczi yolladılar. Aylık 4 gün çalışarak kendi geçimimi bile saglayamiyorum birde takside günlük olarak çalışıyorum ve kazancım değişkenlik gösteriyor. 5 günlük sigortaya maaş haczi olurmu birde kazancım günlük olduğu için ne kadar kazandığım işverenin kazancimi neye göre belirleyip bildirecegini bilmiyorum. Bu konuda ne yapmam gerekli acaba
Merabalar aralik ayında maaşıma haciz geldi isverenkasim ayini yarirdigi icin maaşımı tam yatırdı yanlız aralık-2007 maaşında 505 tl kesinti yaptı yaptı bu kesintiyide halen icra müdürlüğüne yatırmadı bende haklı olarak bu iş yerinde çalışmayacağını belirtti ve isten ayrılacağım bu ayın 26 sında iş vereminden bu yatırmadığı parami nasıl alabilirim yardımcı olursanız sevinirim
Merhabalar ben isverenim işçim için gelen haciz tebligatlarina cevap vermedim 3 tane gönderdiler cevap vermedim bu işçimin bütün borçları bana mı kalıyor bütün borcu bana haciz olarak geldi adamın adam bende 6 ay çalıştı benim ne yapmam lazım
Benim maaşımdan 6500 tl kesinti yapildi fakat hicbir alacaklima odenmedi isten ayrilirken 6500 tl tum borcumu kapatirken suan kapatmiyo isveren bu borc senden cikti bizi alakadar ediyo desede halen tek kurus yatirmadi simdi benim hakkimi arayabilecegim yer neresidir yoksa bu borcu ben sil bastan mi yatiracagim son olarak alacaklim bankadaki 2600 tl parama bloke koydu yardim gelirsr sevinirim