Genel kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak iş hukukunda bu kuralın önemli istisnaları bulunmakta olup, işçinin iş sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak feshetmesi halinde istifa etmiş olsa dahi kıdem tazminatı alma hakkı doğabilmektedir.
Kanunda sayılan özel nedenlerin varlığı yanında, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi durumunda da kıdem tazminatına hak kazanılması mümkündür. Özellikle işverenin ücret ödeme borcunu yerine getirmemesi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması, işyerinde baskı veya mobbing uygulanması ya da sağlık sebeplerinin ortaya çıkması gibi hallerde işçinin işten ayrılması, hukuken sıradan bir istifa olarak değil, haklı nedenle fesih olarak değerlendirilmekte ve bu durumda kıdem tazminatı talep edilebilmektedir.
Bu yazımızda, istifa eden işçinin hangi durumlarda kıdem tazminatına hak kazanabileceği, hangi hallerde bu hakkın doğmayacağı ve izlenmesi gereken hukuki süreç uygulamadaki örnekler ışığında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Yazı İçeriği
- 1. İş Sözleşmesinin İşçi Tarafından Feshedilmesi (İstifa) Nedir?
- 2. İşçinin İş Kanunu Gereği Kıdem Tazminatına Hak Kazandığı Özel Durumlar
- 3. İstifa Eden İşçi Hangi Haklı Nedenlerle Kıdem Tazminatına Hak Kazanır?
- 4. Baskıyla Alınan veya Şarta Bağlanan İstifa Dilekçesinin Varlığı Halinde Kıdem Tazminatı Alınır mı?
- 5. İstifa Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Alamayacağı Durumlar
- 6. İstifa Eden İşçi İhbar Tazminatı Alabilir mi?
- 7. İstifa Eden İşçi İşsizlik Maaşı Alabilir mi?
1. İş Sözleşmesinin İşçi Tarafından Feshedilmesi (İstifa) Nedir?
İstifa Nedir?
İstifa, işçinin iş sözleşmesini kendi iradesiyle sona erdirmesi anlamına gelmektedir. İşçi, herhangi bir zorunluluk bulunmaksızın kendi isteğiyle işten ayrılmak istediğinde iş sözleşmesini feshedebilir ve bu durum uygulamada “istifa” olarak adlandırılır. İş hukukunda istifa, kural olarak işçinin iş sözleşmesini tek taraflı irade beyanı ile sona erdirmesi sonucunu doğuran bir fesih türüdür.
Haklı Nedenle Fesih Nedir?
Haklı nedenle fesih, işçinin iş sözleşmesini derhal sona erdirmesine imkân tanıyan ve kanunda açıkça düzenlenen nedenlerin varlığı halinde kullanılan bir fesih hakkıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar ile zorlayıcı sebepler gibi durumlarda işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek işten ayrılabilir.
Konuyla ilgi detaylı bilgi almak için İşçi Hangi Hallerde Sözleşmeyi Haklı Nedenle Feshedebilir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
İstifa ile Haklı Nedenle Fesih Arasındaki Fark Nedir?
İstifa ile haklı nedenle fesih arasındaki temel fark, işçinin işten ayrılma nedeninden kaynaklanmaktadır.
- İşçi kendi isteğiyle ve herhangi bir haklı neden bulunmaksızın işten ayrıldığında bu durum istifa olarak kabul edilir ve kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğmaz.
- Buna karşılık işçi, işverenin hukuka aykırı davranışları veya çalışma koşullarının ağırlaşması gibi bir nedenle işten ayrılmak zorunda kaldığında bu durum haklı nedenle fesih olarak değerlendirilir ve işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Bu nedenle işçinin işten ayrılırken kullandığı ifade tek başına belirleyici değildir. Önemli olan, işten ayrılmaya yol açan nedenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığıdır. İşçi dilekçesinde “istifa ediyorum” yazmış olsa dahi, ayrılışın arkasında haklı bir neden bulunuyorsa hukuken haklı nedenle fesih söz konusu olabilir ve işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
2. İşçinin İş Kanunu Gereği Kıdem Tazminatına Hak Kazandığı Özel Durumlar
İş hukukunda genel kural, iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdiren işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağıdır. Ancak kanunda sayılan bazı özel durumlarda (1475 sayılı Kanun m.14), işçi iş sözleşmesini kendisi sona erdirmiş olsa dahi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bu durumlar, uygulamada “özel nedenler” olarak adlandırılmakta olup, işçinin istifa etmiş sayılmasına rağmen kıdem tazminatı hakkının doğmasına imkân tanımaktadır.
Bu kapsamda özellikle evlilik, askerlik ve emeklilik gibi nedenlerle işten ayrılan işçi, belirli şartların varlığı halinde kıdem tazminatına hak kazanabilir.
2.1 Kadın İşçinin Evlenme Nedeniyle Kıdem Tazminatına Hak Kazanması
Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Bu durumda iş sözleşmesinin sona erdirilmesi, sıradan bir istifa olarak değil, kanunun tanıdığı özel bir fesih hakkının kullanılması olarak kabul edilmektedir.
Kadın işçinin bu haktan yararlanabilmesi için evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde işten ayrılması ve evliliğini belgeleyen resmi bir belgeyi (evlilik cüzdanı veya nüfus kayıt örneği gibi) işverene sunması yeterlidir. Bu şekilde işten ayrılan işçi, ihbar süresine uymak zorunda olmaksızın kıdem tazminatını talep edebilir.
2.2 Askerlik Nedeniyle Kıdem Tazminatına Hak Kazanılması
İşçinin askerlik hizmetini yerine getirmek amacıyla iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanması mümkündür. Bu durumda işçinin işten ayrılması, kendi isteğiyle yapılmış olsa dahi kanunun tanıdığı özel bir fesih hakkının kullanılması olarak kabul edilir.
Bu hak yalnızca uzun dönem muvazzaf askerlik için değil, fiilen askerlik hizmetine başlanması kaydıyla bedelli askerlik halinde de söz konusu olabilir. Özetle; askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
2.3 Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatına Hak Kazanılması
İşçinin emeklilik hakkını elde etmesi veya emeklilik için gerekli şartları sağlaması halinde iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirmesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanması mümkündür. Bu durumda işçinin işten ayrılması, sıradan bir istifa olarak değil, kanunun tanıdığı özel bir fesih hakkının kullanılması olarak kabul edilmektedir.
İşçi, yaşlılık aylığına hak kazanarak emekli olduğunda kıdem tazminatını talep edebileceği gibi, emeklilik için gerekli sigortalılık süresi ve prim gün sayısını tamamlamış ancak yaş şartını henüz sağlamamış olsa dahi, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) alacağı yazı ile iş sözleşmesini sona erdirerek kıdem tazminatına hak kazanabilir.
3. İstifa Eden İşçi Hangi Haklı Nedenlerle Kıdem Tazminatına Hak Kazanır?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanıyan durumlar düzenlenmiştir. İşçinin sağlığını tehlikeye sokan çalışma koşulları, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları, ücret ve diğer işçilik haklarının ödenmemesi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması veya iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması gibi hallerde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.
Bu tür durumlarda işçi işten kendi isteğiyle ayrılmış olsa dahi, yapılan fesih hukuken istifa olarak değil, haklı nedenle fesih olarak değerlendirilir ve işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
3.1 Sağlık Nedenleri
İşçinin yaptığı işin sağlığı için tehlikeli hale gelmesi veya işyerindeki çalışma koşullarının işçinin sağlığını olumsuz etkilemesi halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Bu durum özellikle işin niteliği nedeniyle sağlık sorunlarının ortaya çıkması veya işyerinde gerekli sağlık ve hijyen koşullarının sağlanmaması gibi hallerde söz konusu olur.
Sağlık nedenlerine dayalı haklı fesih hakkı, özellikle aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:
- İşçinin yaptığı iş nedeniyle sağlığının bozulması veya meslek hastalığına yakalanması
- İşyerindeki ağır ve sağlıksız çalışma koşullarının işçinin sağlığını olumsuz etkilemesi
- İşçinin sağlık raporu ile belirlenen bir hastalığına rağmen uygun bir işte çalıştırılmaması
- İşyerinde gerekli sağlık ve hijyen koşullarının sağlanmaması
- İşçinin sürekli yakın temas halinde olduğu işverenin veya başka bir işçinin bulaşıcı bir hastalığa yakalanması
Ancak sağlık sorunları nedeniyle haklı fesih hakkının doğabilmesi için, ortaya çıkan sağlık sorununun işyeri veya çalışma koşulları ile bağlantılı olması gerekmektedir.
3.2 Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırı Davranışlar
İşverenin işçiye karşı ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Bu tür davranışlar, işçinin iş ilişkisinin devamını kendisinden beklenemeyecek hale getirebilir ve işçiye derhal fesih hakkı tanır.
Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar, özellikle aşağıdaki nedenlerin varlığı halinde söz konusu olabilir:
- İşçiye hakaret edilmesi veya onur kırıcı söz ve davranışlarda bulunulması:
İşverenin işçiye karşı küçük düşürücü sözler söylemesi, aşağılayıcı ifadeler kullanması veya işçinin onurunu zedeleyen davranışlarda bulunması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- İşyerinde sistematik baskı, yıldırma veya mobbing uygulanması:
İşçinin sürekli olarak baskı altında tutulması, görevlerinin gereksiz yere zorlaştırılması, dışlanması veya psikolojik baskı ile işten ayrılmaya zorlanması gibi durumlar mobbing olarak değerlendirilir ve işçiye haklı fesih hakkı tanır.
- İşçiye karşı cinsel tacizde bulunulması:
İşverenin veya işyerinde çalışan başka bir kişinin işçiye yönelik cinsel içerikli söz, davranış veya temaslarda bulunması halinde işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır.
- İşçinin tehdit edilmesi veya korkutulması:
İşverenin işçiyi işten çıkarmakla, ücretini kesmekle veya başka bir zarara uğratmakla tehdit etmesi gibi davranışlar, işçinin iş ilişkisini sürdürmesini zorlaştıran hukuka aykırı davranışlar arasında yer alır.
- İşçiye karşı ayrımcılık yapılması veya kötü muamelede bulunulması:
İşçinin cinsiyeti, yaşı, dini, dili, siyasi görüşü veya benzeri nedenlerle diğer çalışanlardan farklı muameleye tabi tutulması ya da işyerinde kötü davranışlara maruz bırakılması halinde işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
- İşçiye veya aile üyelerine yönelik şeref ve haysiyet kırıcı davranışlarda bulunması:
İşverenin işçinin eşine, çocuğuna veya aile bireylerine yönelik hakaret etmesi veya onları hedef alan küçük düşürücü davranışlarda bulunması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
Bu tür davranışların varlığı halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle derhal sona erdirebilir.
3.3 Ücret ve İşçilik Haklarının Ödenmemesi
İşverenin işçiye karşı en temel yükümlülüğü, işçinin ücretini ve diğer işçilik haklarını zamanında ve eksiksiz şekilde ödemektir. İşverenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Ücretin hiç ödenmemesi, sürekli geç ödenmesi veya işçinin hak ettiği diğer ödemelerin yapılmaması, işçinin iş ilişkisinin devamını kendisinden beklenemeyecek hale getirebilir.
Ücret ve işçilik haklarının ödenmemesi, özellikle aşağıdaki nedenlerin varlığı halinde söz konusu olabilir:
- Ücretin hiç ödenmemesi veya sürekli geç ödenmesi:
İşçinin ücretinin hiç ödenmemesi veya düzenli olarak geciktirilmesi, işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanır. Ücretin zamanında ödenmesi işverenin temel borcu olduğundan, bu borcun ihlali işçi açısından ciddi bir hak ihlali olarak kabul edilmektedir.
- Fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi:
İşçinin yaptığı fazla çalışmaların karşılığının verilmemesi veya bordroda gösterilmemesi halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir. Fazla mesai ücretinin ödenmemesi, ücretin eksik ödenmesi anlamına gelmektedir.
- Yıllık izin ücretinin ödenmemesi veya izinlerin kullandırılmaması:
İşçinin hak kazandığı yıllık izinlerin kullandırılmaması veya iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kullanılmayan izin ücretlerinin ödenmemesi de haklı fesih nedeni oluşturabilir.
- Prim, ikramiye veya diğer yan hakların ödenmemesi:
İş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulaması gereği ödenmesi gereken prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi ödemelerin yapılmaması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Ücretin eksik ödenmesi veya kesinti yapılması:
İşverenin işçinin ücretinden hukuka aykırı kesintiler yapması veya işçinin hak ettiği ücretin bir kısmını ödememesi de haklı fesih nedeni olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenlerin varlığı halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir. Kıdem tazminatı alacağına ilişkin detaylı bilgi almak için Kıdem Tazminatı Alacağı ve Dava Süreci başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
3.4 Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik
İşverenin işçinin çalışma koşullarında, işçinin rızası olmaksızın esaslı değişiklik yapması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Çalışma koşullarında esaslı değişiklik, iş sözleşmesinin temel unsurlarını etkileyen ve işçinin çalışma şartlarını önemli ölçüde ağırlaştıran uygulamaları ifade eder. Bu tür değişiklikler, işçinin iş ilişkisinin devamını kendisinden beklenemeyecek hale getirebilir.
- İşçinin görev yerinin değiştirilmesi veya işyerinin uzak bir yere taşınması:
İşçinin çalışma yerinin işçinin günlük yaşamını önemli ölçüde zorlaştıracak şekilde değiştirilmesi veya işyerinin uzak bir lokasyona taşınması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Ücretin düşürülmesi veya ücret yapısının aleyhe değiştirilmesi:
İşçinin ücretinin azaltılması, prim veya yan haklarının kaldırılması ya da ücretin önemli ölçüde düşmesine yol açan değişiklikler yapılması halinde işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
- Çalışma saatlerinin artırılması veya çalışma düzeninin ağırlaştırılması:
İşçinin çalışma süresinin artırılması, vardiya düzeninin işçinin yaşamını olumsuz etkileyecek şekilde değiştirilmesi veya dinlenme sürelerinin azaltılması gibi uygulamalar esaslı değişiklik olarak değerlendirilebilir.
- İşçinin görev tanımının önemli ölçüde değiştirilmesi:
İşçinin mesleki niteliği ile bağdaşmayan bir işte çalıştırılması veya daha ağır ya da farklı bir göreve zorlanması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
Bu nedenlerin varlığı halinde işçi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
3.5 SGK Primlerinin Eksik veya Düşük Yatırılması
İşverenin işçinin sigorta primlerini gerçeğe uygun şekilde yatırmaması veya hiç yatırmaması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Sigorta primlerinin eksik veya düşük bildirilmesi, işçinin emeklilik, sağlık ve sosyal güvenlik haklarını doğrudan etkilediğinden hukuken ciddi bir ihlal olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle işverenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, işçi açısından iş ilişkisinin devamını çekilmez hale getirebilir.
SGK primlerinin eksik veya düşük yatırılması, özellikle aşağıdaki nedenlerin varlığı halinde söz konusu olabilir:
- İşçinin gerçek ücretinin SGK’ya daha düşük gösterilmesi:
İşçinin fiilen aldığı ücret daha yüksek olmasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret veya daha düşük bir tutar üzerinden yatırılması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Sigorta girişinin geç yapılması veya hiç yapılmaması:
İşçinin işe başladığı tarihten sonra sigorta kaydının yapılması ya da hiç yapılmaması, işçinin sosyal güvenlik haklarını zedelediğinden haklı fesih nedeni oluşturur.
- Sigorta primlerinin eksik gün üzerinden bildirilmesi:
İşçinin tam zamanlı çalışmasına rağmen SGK’ya eksik gün bildirilmesi veya çalışmadığı gün varmış gibi gösterilmesi halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Primlerin hiç yatırılmaması veya düzensiz yatırılması:
İşverenin sigorta primlerini yatırmaması veya uzun süre geciktirmesi halinde işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
Bu nedenlerin varlığı halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
3.6 Zorlayıcı Sebepler
İşyerinde ortaya çıkan ve işin yapılmasını imkânsız hale getiren zorlayıcı sebeplerin varlığı halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Zorlayıcı sebep, işçinin ve işverenin iradesi dışında gelişen, önceden öngörülemeyen ve işin devamını fiilen engelleyen olağanüstü durumları ifade eder. Bu tür durumlarda işçinin iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
Zorlayıcı sebepler, özellikle aşağıdaki nedenlerin varlığı halinde söz konusu olabilir:
- Doğal afetler nedeniyle işyerinin faaliyetinin durması:
Deprem, sel, yangın veya benzeri doğal afetler sonucunda işyerinin faaliyet gösterememesi veya uzun süre kapalı kalması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Salgın hastalık veya olağanüstü durumlar nedeniyle işin yapılamaz hale gelmesi:
Salgın hastalık, karantina uygulamaları veya kamu otoritelerinin aldığı zorunlu tedbirler nedeniyle işin uzun süre yapılamaması halinde işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
- İşyerinin kapanması veya faaliyetinin durdurulması:
İşverenin ekonomik, hukuki veya idari nedenlerle işyerini kapatması veya faaliyetini durdurması durumunda işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- İşçinin çalışmasını fiilen engelleyen beklenmeyen olayların ortaya çıkması:
İşçinin işini yapmasını imkânsız hale getiren ve kendi kontrolü dışında gelişen olaylar da zorlayıcı sebep olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenlerin varlığı halinde işçi, zorlayıcı sebepler nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
3.7. İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemlerinin Alınmaması
İşverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması veya gerekli koruyucu tedbirleri sağlamaması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. İşveren, işçinin sağlığını ve güvenliğini korumakla yükümlü olup, bu yükümlülüğün ihlali işçi açısından ciddi bir risk oluşturur ve iş ilişkisinin devamını çekilmez hale getirebilir.
İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, özellikle aşağıdaki nedenlerin varlığı halinde söz konusu olabilir:
- Gerekli koruyucu ekipmanların verilmemesi:
İşçinin yaptığı işin niteliği gereği kullanılması gereken baret, eldiven, maske, koruyucu gözlük veya benzeri ekipmanların sağlanmaması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Tehlikeli makineler veya çalışma ortamı için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması:
Makine ve ekipmanların güvenli şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbirlerin alınmaması veya işyerinde ciddi bir güvenlik riski bulunmasına rağmen gerekli düzenlemelerin yapılmaması, işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir.
- İşyerinde iş kazası riskinin yüksek olmasına rağmen önlem alınmaması:
İşyerinde daha önce iş kazaları meydana gelmesine rağmen gerekli iyileştirmelerin yapılmaması veya risklerin devam etmesine göz yumulması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
- Sağlıksız ve tehlikeli çalışma ortamının devam etmesi:
İşyerinde havalandırma, temizlik, hijyen veya güvenlik koşullarının yetersiz olması ve bu durumun işçinin sağlığını tehdit etmesi halinde işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
Bu nedenlerin varlığı halinde işçi, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin almaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.

4. Baskıyla Alınan veya Şarta Bağlanan İstifa Dilekçesinin Varlığı Halinde Kıdem Tazminatı Alınır mı?
Uygulamada sıkça karşılaşılan durumlardan biri, işçinin kendi isteğiyle değil, işverenin baskısı veya yönlendirmesi sonucu istifa dilekçesi vermek zorunda kalmasıdır. Bu tür durumlarda işçinin işten ayrılması gerçekte serbest iradesine dayanmadığından, verilen istifa dilekçesi hukuken geçerli bir istifa olarak kabul edilmeyebilir. İşçinin iradesinin sakatlanması veya istifanın belirli bir şarta bağlanması halinde, iş sözleşmesinin sona ermesi işveren feshi olarak değerlendirilebileceği gibi, somut olayın özelliklerine göre haklı nedenle fesih olarak da kabul edilebilir.
Baskıyla alınan veya şarta bağlanan istifa dilekçesi, özellikle aşağıdaki durumların varlığı halinde söz konusu olabilir:
- İşçinin işten çıkarılma tehdidi ile istifa dilekçesi vermeye zorlanması:
İşverenin işçiye “istifa etmezsen seni tazminatsız çıkarırım” şeklinde baskı yapması veya işten çıkarılma korkusu yaratması halinde verilen istifa dilekçesi gerçek bir istifa olarak kabul edilmeyebilir.
- İşçinin boş veya önceden hazırlanmış istifa dilekçesi imzalamaya zorlanması:
İşçinin işe girerken veya çalışmaya devam edebilmesi için boş tarihli istifa dilekçesi imzalatılması gibi uygulamalar hukuka aykırı olup, bu şekilde alınan dilekçeler geçerli bir istifa sayılmayabilir.
- İstifanın belirli bir şarta bağlanması:
İşçinin “alacaklarım ödenirse istifa ederim” veya “tazminatım verilirse işten ayrılırım” şeklinde bir şarta bağlı olarak dilekçe vermesi halinde, bu durum çoğu zaman gerçek bir istifa olarak değerlendirilmez.
- İşçinin psikolojik baskı veya yıldırma sonucu istifa etmek zorunda kalması:
İşçinin sürekli baskı altında tutulması, görevlerinin anlamsız şekilde değiştirilmesi veya işten ayrılmaya zorlanması gibi durumlar, istifanın serbest irade ile verilmediğini gösterebilir.
Bu tür durumların varlığı halinde, işçinin verdiği istifa dilekçesi tek başına kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. İşçinin işten ayrılmasının gerçekte baskı sonucu gerçekleştiğinin ispat edilmesi halinde, iş sözleşmesinin işveren tarafından sona erdirildiği kabul edilebilir ve işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
5. İstifa Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Alamayacağı Durumlar
İş hukukunda temel kural, iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdiren işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağıdır. İşçinin işten ayrılması haklı bir nedene dayanmıyorsa veya kanunda özel olarak düzenlenen bir durum söz konusu değilse, iş sözleşmesinin işçi tarafından sona erdirilmesi istifa olarak kabul edilir ve bu durumda kıdem tazminatı hakkı doğmaz.
Bu nedenle işçinin işten ayrılma nedeninin hukuki niteliğinin doğru değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Aşağıda, uygulamada sıkça karşılaşılan ve işçinin kıdem tazminatı alamayacağı durumlar başlıca örnekleriyle açıklanmaktadır.
5.1 Kendi İsteğiyle İşten Ayrılması
İşçinin herhangi bir haklı neden bulunmaksızın kendi isteğiyle işten ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir. İşçinin işten ayrılma kararı tamamen kişisel tercihine dayanıyorsa, bu durum istifa olarak değerlendirilir ve işçi kıdem tazminatı talep edemez.
Örneğin daha iyi bir iş bulmak, işten memnun olmamak, işyerini veya şehri değiştirmek istemek ya da kişisel nedenlerle işten ayrılmak gibi durumlar haklı fesih nedeni sayılmaz. Bu durumda işçi, kendi isteğiyle işten ayrıldığında kıdem tazminatına hak kazanamaz.
5.2 Kamu Görevlisi Olmak İçin İş Sözleşmesini Feshetmesi
İşçinin memuriyet veya kamu görevlisi olmak amacıyla iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde, kural olarak kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir. Kamu görevine geçmek, işçinin kendi tercihiyle işten ayrılması anlamına geldiğinden, bu durum haklı fesih nedeni olarak kabul edilmez.
Bu durumda işçi, kamu görevlisi olmak amacıyla işten ayrıldığında kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamaz.
5.3 Şarta Bağlı Fesih
İşçinin iş sözleşmesini belirli bir şarta bağlayarak sona erdirmesi halinde bu durum gerçek bir fesih olarak kabul edilmeyebilir. İşçinin “tazminatım ödenirse istifa ederim” veya “alacaklarım verilirse işten ayrılırım” şeklinde bir şart ileri sürmesi, hukuken geçerli bir fesih iradesi olarak değerlendirilmeyebilir.
Bu tür durumlarda işçinin iş sözleşmesini açık ve kesin bir şekilde sona erdirdiğinin kabul edilmesi güç olduğundan, kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir.
6. İstifa Eden İşçi İhbar Tazminatı Alabilir mi?
İş hukukunda genel kural, iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdiren işçinin ihbar tazminatına hak kazanamayacağıdır. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa bildirim süresine uymaması halinde ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat türüdür. Bu nedenle işçi kendi isteğiyle işten ayrıldığında, kural olarak ihbar tazminatı talep edemez.
Ancak işçi iş sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak feshettiğinde durum farklılık gösterebilir. Haklı nedenle fesih halinde işçi, iş sözleşmesini derhal sona erdirebilir ve bildirim süresine uyma zorunluluğu bulunmaz. Bu durumda işçi ihbar tazminatı talep edemez; buna karşılık işverene ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü de doğmaz.
Özetle;
- İşçi kendi isteğiyle istifa ederse ihbar tazminatı alamaz.
- İşçi haklı nedenle işten ayrılırsa ihbar tazminatı ödemez, ancak ihbar tazminatı da talep edemez.
- İşveren işçiyi bildirim süresine uymadan işten çıkarırsa işçi ihbar tazminatına hak kazanır.
Bu nedenle ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmayacağı, iş sözleşmesini hangi tarafın ve hangi nedenle sona erdirdiğine bağlı olarak değerlendirilmelidir.
Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için İhbar Tazminatı Alacağı ve Dava Süreci başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
7. İstifa Eden İşçi İşsizlik Maaşı Alabilir mi?
İşsizlik maaşı, iş sözleşmesi işçinin kendi isteği ve kusuru dışında sona eren sigortalılara sağlanan bir sosyal güvenlik hakkıdır. Bu nedenle işçinin kendi isteğiyle işten ayrılması, yani istifa etmesi halinde kural olarak işsizlik maaşına hak kazanması mümkün değildir.
Ancak işçi iş sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak sona erdirmişse, bu durumda işten ayrılma işçinin kusuruna bağlı sayılmaz ve işçi işsizlik maaşı almaya hak kazanabilir. Özellikle işverenin ücret ödeme borcunu yerine getirmemesi, çalışma koşullarının ağırlaştırılması, mobbing uygulanması veya iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması gibi nedenlerle işten ayrılan işçi, gerekli diğer şartları da sağlaması halinde işsizlik maaşı talep edebilir.
Öte yandan işsizlik maaşına hak kazanılabilmesi için yalnızca işten ayrılma nedeninin uygun olması yeterli değildir. İşçinin ayrıca belirli sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını da yerine getirmesi gerekmektedir.
Özetle;
- İşçi kendi isteğiyle istifa ederse kural olarak işsizlik maaşı alamaz.
- İşçi haklı nedenle işten ayrılırsa işsizlik maaşı alma hakkı doğabilir.
- İşsizlik maaşı için ayrıca prim ve sigortalılık şartlarının sağlanması gerekir.


MRB 06,03,2013 YILINDANDAN BERİ BİR İŞYERİNDE ÇALIŞIYORUM GEÇMİŞTE 11 AY BOYUNCA MAASIMIN ASGARİSİ ŞİRKETTEN KALAN KISMI BAŞKA SAHIŞLARDAN BİRİ TARAFIİNDAN YATTI AYRICA BU SUREDE DİNİ VE RESMİ BAYRAMLARINDA CALIŞTIK ..YILIN 6AYI HAFTA DA 48 SAAT CALIŞIYOYUM MESLEGİM DIŞI İŞLERE ZORLANIYORUM .ŞAHITT OLMADIGI İÇİN DAVA EDEMIYORUM DAHA ÖNCE ÇIKAN KİŞİLER DAVA ACIP KAZANDI AMA BEN ONLARI ŞAHIT GÖSTEREMEZMİŞİM DAVALI OLDUKLARI İÇİN NE YAPMAM GEREKIR İŞİMİ YAKINDA BIRAKICAM NOTERDEN İHTARNAME İŞTIFA ETSEM OLUR MU TEK SAHITLE NE YAPMAM GEREKIR SAYGILAR …
Merhaba Sayın Kulaçoğlu.16.09.2013 tarihinde AR-GE personeli olarak işe başladım. AR-GE de yaptığım işler ürünlerin kesitlerini hazırlamak ve projelere gerekli ürünlerin yerleşimlerini yapıp bunların bilgisayar ortamında 3 boyutlu çizimlerini yapmaktı.Yaklaşık 2,5 yıl kadar bu şekilde devam ettim Fakat son 1 yıl içinde odamı değiştirdiler ve satış departmanına alındım. Bu bölümde ise AR-GE de yapmış olduğum işlere ek olarak satış ekibine destek veriyorum. Sorunlu bir müşterinin tekliflerini ben hazırlıyordum. Telefonda bu müşterinin hakaretlerine maruz kalıp, müdürümden azar işitiyordum. Geçen hafta bu teklif ahzırlama işini benden geri aldılar. Ayrıca çalıştığım firma yeni bir firma kurarak işe girdi. Kapı üretiyorlar. Bununda çizimlerini yine bana yaptırdılar ve sırada yeni çizimler var. Bu arada maaşım işe başladığımda 1300 tl idi ve şimdi 1700. Satışa geçmeden öncede 100 tl zam alıyordum yine 100 alıyorum.Ortalama her yıl 100 tl zamlı maaş aldım. Size sorum şunlar;
AR-GE çalışanı olup sonrada satış bölümüne dahil olmamdan dolayı maaşımda anlamlı bir artış yapmaları ve departman değiştiği için işe giriş çıkışımı tazminatımı ödeyerek yapmaları zorunlu değilmiydi? Ben açıkçası bu duruma çok kızgınım ve işten ayrılmak istiyorum. Maaş bordromda hala AR-GE personeli görünüyorum ve teklif hazırlama işini benden alsalarda hala satış bölümünde çalışıyorum. Kapı çizim işinide Birde web sitesinin düzenlenme işinide bana verdiler. Bu durumda tazminaat isteyip iş akdimi tek taraflı fesh edebilir miyim?
Not: Teklif gönderdiğim müşteri ile olan yazışmalarım kayıt altında durmakta. Ayrıca hazırlamış olduğum teklif dosyaları ve proformalar resmii oalrak kayıt altında benim adım soy adım hepsi belli.
Saygılarımla;
Muhammed Baykul
Merhabalar
Devlet hastanesinde taşeron işçi olarak sağlık personeliyim, bağlı olduğum şirketten evlilik nedeniyle istifa edeceğim ancak şirket sahibi ben kdem tazminatı vermem diyor Ve 6 -7 ayda bir şirket personeline girdi çıktı yapıyor şirket işyeri numarasını değiştiriyor tabii ki şirket sahibi aynı kişi, kıdem tazminat alabilmem için ne yapmam gerekir.
kendi isteğimizle hiçbir sebep göstermeden istifa edersek tazminat alamayacağımız söyleniyor.peki bunun yıl sınırı var mı?yani aynı iş yerinde tam olarak emin değilim ama 10 yada 15 sene çalışanlar kendi isteğiyle sebepsiz istifa ederse tazminat alabileceği söyleniyor.bu doğru mu?böyle bir şey var mı?
Mrb size iki tane sorum olacak ben özel bir şirkette yani tekstil fabrikasında çalışıyorum defo yüzünden benden para kesecekler
İkincisi para kestikleri zaman kendi isteğimle ayrılıp para kesme cezasını sebep gösterip kıdem tazminatı alabilirmiyim. Saygılar
slm çalıştıgım özel sirkette 7yıldır çalışıyorum sinir hastası oldum piskoloji panik atak rahatsızlıklarım var ilaclarım ağır geliyor calışamıyorum isverenim isimi yavaşlatıyorsun dyor ve maaş dışındahiçbişe yok kendin istifaetsem tazminat alırmıyım tşkl
Çalışmış olduğum özel şirkette bilgisayar üzerinden hizmet verdiğim için gözlerimde ilerleme var ve gözlük numaram sürekli yükselmekte.Çalıştığım ortam gözlerimi yoruyor.İştem çıktığım takdirde kıdem tazminatına hak kazanabilir miyim?
merhabalar, iş yerimde 7 yıldır çalışmaktayım. aile birleşimi(evlilik nedeni) ile yurt dışına yerleşeceğim. iş yerimden tazminat alabilir miyim?
Merhaba ben özel rehabilitasyon merkezinde rehber öğretmen olarak görev yapıyorum 29.08.2016 tarihinde işe basladım fakat nişanlandım ve başka memlekete gideceğim icin bulunduğum yerde rehber öğretmen bulmaz zor olduğu icin müdürümle anlaşmalı olarak 28.02.2017 tarihinde işten ayrılmak zorunda kaldım kıdem tazminatı veya herhangi bi yasal hakkım var mı
Merhaba irsaliyeli evraklı ürün aldığım için şirket hırsızlık suçlamasıyla beni avukatı aracılığı ile istifa etmeye zorladı 15 aydır çalışıyorum kıdem ve ihbar için iş mahkemesine başvursam alabilirmiyim
İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince; İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Ancak, Kanununun 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir.” Denmekte olup; iş sözleşmesi ile çalışanlara, talep etmelerine rağmen ciddi ve yakın tehlikenin işveren tarafından giderilmemesi halinde tabi oldukları kanunların hükümleri esas alınarak hizmet akitlerini feshedebilme hakkı tanınmaktadır.
Ben 19 05 2011 de ise başladım 1560 TL maaş alıyorum iş veren benim mecbur çalışmak zorunda olduğumuz bildiyi için zaman yapmıyor benden sonra gelip benden fazla maaş alanlar var ve bu beni pisikolojik olarak etkiliyor iş konusunda usta vasfını ayım bizi hafta sonları çalıştırıyorlar maaş az olduğu için mecbur bırakıyorlar ustaya ters düştüğümüzde bizi mesai bırakmamaktır tehdit ediyorlar mesai kalmasak gecinemiyoruz usta bana karşı çok ters ve acımasız bu durumda istifamı verip tazminatını talep edebilirmiyim
Daha bir yıl öncesine kadar maaş hariç bütün ücretler zarfla verilirdi mesai 1 ayda 100 saati geçiyor ne yapmam gerekiyor bilgilendirirmisiniz teşekkürler.
Mrb kanser hastasıyım çalıştığım yerde bölümüm olmayan işler de veriyor iş veren 12 saati geçkin çalışmak durumunda kalıyorum sağlık durumumu etkiliyor bu durumda işten ayrılsam tazminatı alabilirmiyim.
merhaba lar.ilk işe giriş tarihim2000 dir ozelbir firmada 2004 tarihinde servis teknik yeni olarak ise başladım sürekli becerimden dolayı şehir içi sehir disi ve yurt dışı olmak üzere sürekli gorevlendirildim sürekli yoğun çalışmak ve aynı zamanda arabayla servis verdiğinden dolayı uykusuz ve is yükünden dolayı trafik kazası geçirdim örneğin sabah 8 gece3 bunun gibi birçok gün neticesinde pisikolojim bozuldu bende isi bırakmak zorunda kaldım isi hiçbir ucret almadan biraktim6 ay sonra tekrardan aynı isyerinde başladım yoğun tempoda çalışmaya devam ediyorum 2016 yilinda497 saat mesai yapmış olmak tayin sürekli beni bu sekilde calistirmalarindan dolayı psikolojik problem yasamaktayim 2017 ocak ayında isten çıkmak istedim mudurume ilettim hakkımı alıp cikabilirmiyim diye alamazsın dediler bende mahkemeye başvurum deyince mobing uygularız diye müdürüyle.konusulmus sürekli onu yap bunu yap diye mudurumden imalı konuşmalar işitiyorum serviste becerimden dolayı süreli bana onu yap bunu yap denemekte pisikolojim bozuldu benden başka yapan yok diye katlanamiyorum artik busebepten isi biraksam hak kazanirmiyim acaba
Merhabalar…
Ben özel bir okulda 2009 eylülden itibaren öğretmen olarak görev yapmaktayım. Geçen yıl okulumuz yeni bir kurucuya satıldı ve çalışma şartlarımızda ciddi bir değişiklik oldu.kendi ayırdığı öğretmenlere tazminatını verdi. 4 tane öğretmenimiz kendi isteği ile ayrıldı. Onlara aslında böyle bir hakkınız yok ama sizi üzmenek için bir orta yol bulacağız deyip tazminatlarını 4 taksitle verdi. Bu durum ÖRNEK teşkil eder mi? Bende şartlarım ağırlaştığı için ayrılmak istiyorum ama 8 yılımı çöpe atmak istemiyorum.
Öncelikle kolay gelsin bey efendi ben fatih öncelikle ben firmada çalışıyorum 3 buçuk sene çalışmaktayım işyeri beni işten çıkarmak istiyor ama ben çıkmak istemiyorum işimden çok memnum işe girdiğim matbaa tmm 10 ay çalıştım 10 ay sonra bende bel ağrısı başaldı bende işyeri doktoruna çıktım beni bir hastaneye sevkt etti bende doktora gitti senden iki tane fıtık var dedi kendine dikkat et dedi bende gittim işe kendimce şefime söyledim aynen doktor böyle söyledi dedim sizden bölüm deyişiklik istedim bana tmm dedi bekle ben sana haber vercem sana bende bekledim iki hafta sonra bana haber verdi bölüm ustasıyla bana haber verdi sana bölüm bulmadık ustayla aram iyi usta bana açık konuştu seni işten çıkarçaklar dedi bana istersen burda çalışmaya devam edebilirsin bende tmm burda daha iyi bir iş bulamam dedim devam ettim sonra 2 ay daha matbada çalıştım sonra beni rahat bir bölüme verdiler 1 yıl da çalıştım sonra beni ordan aldılar başka bölüme geçtim tmm olarak bu firmada 3 buçuk sene çalışmaktayım gine bel ağrısı başladı gine hastaneye gittim geldim bel çok ağrısı çok olmaya başladı beni işten çıkmak istiyorlar bana tazminat veriyorlar tazminatı istemiyorum diyorum ben burdan çıkmak istemiyorum çünkü ben burda çıkarsam dışarda ağır iş güç olur dedim yapmam yani verdikleri tazminat hiç iyi deyildi verdikleri bu tazminat 12 bin TL verdiler bu kabul etmedim yani bu işyerinde sağlığımda oldum yani bellimde fıtık oldu bu durumda ne yapmam lazım
Merhaba iyi çalışmalar 1 yılı aşkın süredir Türkiye’nin önde gelen market zincirinde kasiyer olarak çalışmaktayım.
Dinlenme araları ve kasa teslimi için kullandığımız merdivenlerden inip çıkarken havaleli olan ürünler kenarlara koyulduğu için düşme tehlikesi atlatıyoruz.
1 metre genişliği olan merdivenler 40/45 cm oluyor birisi iner veya çıkarken aksi istikametten birisi gelemiyor mutlaka beklemek gerekiyor ayrıca yangın çıkış kapısı ve acil toplanma yeri daim olarak ürün dolu.
Müşteriler sigara istediği zaman reyonun en üstünde olan bir markaysa ortalama 2 metre yüksekliğinde olduğundan sağa sola basarak, destek alarak uzanıyoruz.
İş güvenliği ve sağlığına uymadığı gerekçesiyle haklı sebeple fesih hakkımız var mıdır
Caĺıstıgım güvenlik sirketi haksız yere projemi degistirdi ve proje bana uymuyor bende istifa ettim tazminat hakkım varmı
merhaba 1998 yılından itibaren özel sektörde 19 yıldır çalışmaktayım.
işe başladığım yıllarda çalıştığım iş yerinde sigortamı yapmadılar teselli eder gibi başka bi firmada 1,5 yıl ssk lı gösterdiler.o firmada ssk ilk işe girişim 1999 yılındadır.19 yıldır emek verdiğim firmada 2004 yılında ssk lı oldum. bağlı bulunduğumuz ssk müdürlüğünden tazminat hak talep yazımı almış bulunmaktayım.Patrona maddi ihtiyaclarım olduğunu ileterek tazminatımı talep ettim ama kendisi ödeyemiyeceğini ve tazminatların iş çıkışı ödendiğini söyleyerek tarafıma red cevabı vermiştir.bundan sonra nasıl bir yol izlemem gerekiyor, ve konu mahkemeye giderse ssk lı göstermediği yıllara hak talep edebilirmiyim. saygılarımla iyi çalışmalar
Ben belediye de taşören olarak çalışmatayım ama beledinin anlaşmış olduğu mütahitin taşorenindeyim 3 yıllık sözleşmenin bitmesine 10 ay var ve işi bıraksam başka bir işe başlamak için. Bu durumda sözleşmeyi fes ettiğim için işverene para cezası ödermiyim ne kadar ödemerim ?