İş kazası, işçinin işin yürütümü sırasında veya işyeri ile bağlantılı bir nedenle bedensel ya da ruhsal zarara uğramasıdır. İş kazaları çoğu zaman ağır yaralanma, sürekli iş göremezlik veya ölümle sonuçlanabilmekte; bu durumda işçi veya hak sahipleri işverene karşı maddi ve manevi tazminat talep edebilmektedir.
İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma, işçiyi gözetme ve güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğün ihlali halinde ortaya çıkan zararlar bakımından işverenin hukuki sorumluluğu doğar. İş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında; kusur oranı, maluliyet oranı, ücret düzeyi ve aktüeryal hesaplama yöntemleri belirleyici rol oynar.
İş kazası sonrası SGK tarafından yapılan ödemeler, işçinin ayrıca tazminat talep etmesine engel değildir. Ancak hesaplama yapılırken sosyal güvenlik ödemeleri dikkate alınır. Bu nedenle iş kazası tazminat davaları, teknik ve uzmanlık gerektiren yargılamalardır.
Bu yazımızda, iş kazası nedeniyle açılabilecek maddi ve manevi tazminat davalarının hukuki dayanaklarını, hesaplama yöntemlerini, dava sürecini ve zamanaşımı sürelerini ayrıntılı olarak ele alacağız.
Yazı İçeriği
- 1. İş Kazası Nedir? (5510 Sayılı Kanun’a Göre Tanım)
- 2. İş Kazası Halinde Kimler Sorumludur?
- 3. İş Kazası Nedeniyle Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
- 4. İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
- 5. İş Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler ve Dava Süreci
- 6. İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır?
- 7. Ölümle Sonuçlanan İş Kazalarında Tazminat
1. İş Kazası Nedir? (5510 Sayılı Kanun’a Göre Tanım)
İş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiş olup; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevle işyeri dışında bulunduğu esnada veya işverence sağlanan bir taşıtla işe gidiş–geliş sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen zarara uğratan olaydır.
Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için, olay ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağının bulunması ve sigortalının zarar görmesi gerekir. İş kazasının varlığı, yalnızca işyerinde gerçekleşmiş olmasına bağlı olmayıp, işin yürütümü ile bağlantılı her türlü olay iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
1.1. SGK’ya Göre İş Kazası Sayılan Haller
5510 sayılı Kanun uyarınca aşağıdaki durumlarda meydana gelen olaylar iş kazası olarak kabul edilir:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen kazalar
- İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle ortaya çıkan kazalar
- Görevli olarak işyeri dışında bulunduğu sırada meydana gelen kazalar
- Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen kazalar
- İşverence sağlanan servis aracı ile işe gidiş–geliş sırasında meydana gelen kazalar
Bu hallerden birinin varlığı durumunda, olayın iş kazası olarak kabul edilmesi ve sosyal güvenlik haklarının doğması mümkündür.
1.2. İşyerinde, Serviste ve Görevle Dışarıda Meydana Gelen Kazalar
İş kazası yalnızca işyerinde meydana gelen olaylarla sınırlı değildir. İşçinin işveren tarafından görevlendirilmesi sebebiyle işyeri dışında bulunduğu sırada meydana gelen kazalar da iş kazası sayılır. Örneğin; görevli olarak şehir dışına gönderilen işçinin trafik kazası geçirmesi, iş bağlantılı ziyaret sırasında yaralanması veya işveren tarafından sağlanan servis aracında meydana gelen kazalar bu kapsamda değerlendirilir.
Önemli olan husus, kazanın işin yürütümü ile bağlantılı olmasıdır. İşçinin tamamen kişisel nedenlerle ve iş ile ilgisi olmayan bir faaliyeti sırasında meydana gelen olaylar ise iş kazası kapsamında değerlendirilmez.
1.3. İş Kazası ile Meslek Hastalığı Arasındaki Fark
İş kazası, ani ve dıştan gelen bir etki sonucu meydana gelen olaydır. Meslek hastalığı ise sigortalının yürüttüğü işin niteliğine bağlı olarak zaman içinde ortaya çıkan hastalık veya sağlık bozulmasıdır.
Örneğin; yüksekten düşme sonucu yaralanma iş kazası sayılırken, uzun süre kimyasallara maruz kalma nedeniyle gelişen akciğer hastalığı meslek hastalığıdır. İş kazasında olay tek ve ani iken, meslek hastalığında zarar genellikle uzun süreli maruziyet sonucunda ortaya çıkar.
Her iki durumda da sigortalının sosyal güvenlik hakları doğmakla birlikte, tazminat davalarında uygulanacak hukuki değerlendirme ve ispat koşulları farklılık gösterebilir.
2. İş Kazası Halinde Kimler Sorumludur?
İş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında sorumluluk, kusur ve illiyet bağı esas alınarak belirlenir. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma ve işçiyi gözetme borcu kapsamında geniş bir sorumluluk altındadır. Bununla birlikte somut olayın özelliklerine göre asıl işveren, alt işveren, iş güvenliği uzmanı ve üçüncü kişiler de sorumlu tutulabilir.
2.1. İşverenin Hukuki Sorumluluğu
İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca işçiyi gözetme ve güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğü altındadır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin almaması, risk değerlendirmesi yapmaması, gerekli ekipmanları sağlamaması veya işçiye yeterli şekilde eğitim vermesi halinde hukuki sorumluluğu doğar.
İşverenin sorumluluğu kusura dayalı olmakla birlikte, iş kazalarında işverenin kusursuz olduğunu ispat etmesi oldukça güçtür. İşveren, ancak kazanın kaçınılmazlık, mücbir sebep veya işçinin ağır kusuru sonucu meydana geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
2.2. Alt İşveren – Asıl İşveren Sorumluluğu
İş kazasının alt işveren işçisi bakımından meydana gelmesi halinde, asıl işveren ile alt işveren müteselsilen sorumludur. İşçi, tazminat alacağını her iki işverenden birlikte veya ayrı ayrı talep edebilir.
Asıl işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasını denetlemekle yükümlü olduğundan, alt işveren işçisinin uğradığı zarardan da sorumludur. Bu sorumluluk, işverenler arasındaki iç ilişkiyi değil, işçiye karşı dış sorumluluğu ifade eder.
2.3. İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu
İş sağlığı ve güvenliği hizmetinin dışarıdan alınması veya işyerinde iş güvenliği uzmanı görevlendirilmiş olması, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak iş güvenliği uzmanının görevini gereği gibi yerine getirmemesi, riskleri tespit etmemesi veya gerekli uyarıları yapmaması halinde, kusuru oranında sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu durumda işveren, ödemek zorunda kaldığı tazminat nedeniyle kusurlu iş güvenliği uzmanına rücu edebilir.
2.4. Kusur Oranının Önemi
İş kazası tazminat davalarında kusur oranı, sorumluluğun ve tazminat miktarının belirlenmesinde temel kriterdir. Kusur oranı genellikle bilirkişi incelemesi ile belirlenir.
İşçinin iş güvenliği kurallarına uymaması, koruyucu ekipman kullanmaması veya talimatlara aykırı hareket etmesi halinde işçinin müterafik (ortak) kusuru gündeme gelir ve bu durum tazminat miktarının azaltılmasına neden olabilir. Ancak işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü ağır bastığından, uygulamada işveren çoğu zaman asli sorumlu kabul edilmektedir.
3. İş Kazası Nedeniyle Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
İş kazası sonucunda işçinin bedensel veya ruhsal zarara uğraması ya da hayatını kaybetmesi halinde, işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Talep edilecek tazminat kalemleri; kazanın niteliği, maluliyet oranı, kusur durumu ve zararın kapsamına göre belirlenir.
İş kazası tazminat davalarında temel olarak maddi tazminat ve manevi tazminat talep edilmekte olup, ölüm halinde hak sahipleri tarafından ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir.
3.1. Maddi Tazminat (İş Göremezlik ve Destekten Yoksun Kalma)
Maddi tazminat, iş kazası nedeniyle işçinin uğradığı ekonomik kayıpların giderilmesini amaçlar ve çoğu zaman davanın en yüksek tutarlı bölümünü oluşturur.
a) Sürekli İş Göremezlik Tazminatı
İş kazası sonucu işçinin çalışma gücünde kalıcı azalma meydana gelmişse, maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilir. Bu tazminat, işçinin gelecekte elde edeceği kazanç kaybının bugünkü değeri esas alınarak hesaplanır.
Hesaplamada özellikle şu unsurlar dikkate alınır:
- İşçinin yaşı ve bakiye ömür süresi
- Net veya brüt ücret düzeyi
- Mesleki durum ve kariyer beklentisi
- Maluliyet (iş göremezlik) oranı
- Kusur oranı
- Aktif ve pasif dönem ayrımı
Bu hesaplama, aktüeryal yöntemle ve bilirkişi raporu doğrultusunda yapılır.
b) Geçici İş Göremezlik Zararları
İşçinin tedavi süresince çalışamaması nedeniyle uğradığı ücret kaybı maddi tazminat kapsamında talep edilir. SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, zarar hesabında mahsup edilir.
c) Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölüm Halinde)
İş kazası ölümle sonuçlanmışsa, ölen işçinin desteğinden yoksun kalan eş, çocuklar ve belirli koşullarda anne–baba destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
Bu tazminatın hesaplanmasında:
- Ölen işçinin geliri
- Destek süresi ve pay oranları
- Hak sahiplerinin yaşı
- Kusur oranı
esas alınır ve yine aktüeryal hesaplama yapılır.
3.2. Manevi Tazminat
Manevi tazminat, iş kazası nedeniyle işçinin veya hak sahiplerinin yaşadığı acı, elem ve ruhsal zararın kısmen giderilmesini amaçlar. Manevi tazminat, ekonomik zararı karşılamaya değil, manevi tatmin sağlamaya yöneliktir.
Mahkeme manevi tazminat miktarını belirlerken:
- Olayın ağırlığı ve meydana geliş şekli
- İşverenin kusur derecesi
- İşçinin maluliyet oranı veya ölüm hali
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumu
- Yargıtay’ın yerleşik içtihatları
gibi kriterleri dikkate alır. Uygulamada, ağır maluliyet ve ölümle sonuçlanan iş kazalarında manevi tazminat tutarları önemli ölçüde artmaktadır.
3.3. Tedavi, Bakım ve Diğer Giderler
İş kazası nedeniyle yapılan ve SGK tarafından karşılanmayan;
- Tedavi giderleri
- İlaç ve protez giderleri
- Yol ve refakatçi giderleri
- Bakıcı ve sürekli bakım masrafları
maddi tazminat kapsamında talep edilebilir. Özellikle ağır maluliyet durumlarında sürekli bakım giderleri önemli bir tazminat kalemi oluşturur.
3.4. SGK Ödemeleri ile Tazminat Arasındaki İlişki
SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri veya yapılan diğer ödemeler, işçiye işverene karşı tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak çifte ödeme yasağı gereği, SGK tarafından karşılanan kalemler maddi tazminat hesabında mahsup edilir.
Bunun yanında, SGK iş kazasının işveren kusuruyla meydana geldiğini tespit ederse, işverene karşı rücu davası açabilir.
4. İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
İş kazası nedeniyle hükmedilecek tazminat, işçinin uğradığı gerçek ve muhtemel ekonomik kaybın bugünkü değeri esas alınarak hesaplanır. Hesaplamada; işçinin yaşı, geliri, maluliyet oranı, kusur oranı, bakiye ömrü, aktif–pasif dönem ayrımı, iskonto ve SGK ödemeleri gibi birçok teknik unsur dikkate alınır.
Mahkemeler bu hesaplamayı aktüerya uzmanı bilirkişiler aracılığıyla yaptırır. Bulunan zarar tutarı, kusur oranına göre azaltılır; SGK tarafından yapılan ödemeler ise çifte ödeme yasağı gereği mahsup edilir.
4.1. Aktüeryal Hesaplama Yöntemi
İş kazası tazminatı, TRH 2010 yaşam tablosu, teknik faiz (iskonto) ve aktif–pasif dönem ayrımı esas alınarak hesaplanır.
Aktif Dönem: İşçinin çalışabileceği varsayılan süre (uygulamada çoğunlukla 60 yaşa kadar).
Pasif Dönem: Emeklilik sonrası bakiye yaşam süresi (destek zararının devam ettiği dönem).
Hesaplamada dikkate alınan başlıca unsurlar:
- Net (çoğunlukla giydirilmiş) ücret ve düzenli ek ödemeler
- Yaş, cinsiyet ve bakiye ömür
- Maluliyet oranı / ölüm halinde destek payları
- Kusur oranı
- Teknik faiz ve iskonto katsayıları
- SGK gelir/ödenek mahsupları
Basitleştirilmiş mantık:
(Yıllık net gelir × Aktif dönem katsayısı) + (Yıllık destek payı × Pasif dönem katsayısı) → Maluliyet/ölüm etkisi → Kusur uygulaması → SGK mahsup
Gerçek hesaplamada her yıl için ayrı iskonto uygulanır ve tablo değerleri kullanılır.
4.2. Kusur Oranının Etkisi
Toplam zarar belirlendikten sonra, tarafların kusur oranına göre tazminat paylaştırılır.
Örnek:
- İşveren: %70 kusurlu
- İşçi: %30 kusurlu
→ Hesaplanan maddi zararın %70’i işverenden talep edilir.
Önemli noktalar:
- İşçinin müterafik kusuru (ör. KKD kullanmama, talimata aykırılık) tazminatı azaltır.
- İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü ağır olduğundan, uygulamada çoğu dosyada asli kusur işverene verilir.
- Birden fazla sorumlu varsa (asıl–alt işveren, üçüncü kişi) kusur dağılımı müşterek/müteselsil sorumluluğu etkiler.
4.3. Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?
Maluliyet (iş göremezlik) oranı, iş kazası sonrası çalışma gücü kaybının yüzdesidir ve tazminatın ana belirleyicisidir.
Belirleme süreci:
- SGK Sağlık Kurulu / Yetkili hastane raporları
- Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesi raporu (itiraz/çelişki halinde)
- “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri” esasları
Etkisi:
- Oran yükseldikçe tazminat artar.
- %100 maluliyet (tam iş göremezlik) halinde hesaplama en üst seviyeden yapılır.
- Oranın kesinleşmesi çoğu zaman dava sonucunu doğrudan etkiler.
4.4. Örnek İş Kazası Tazminat Hesaplama Tablosu
Aşağıdaki tablo basitleştirilmiş bir örnektir; gerçek dosyalarda iskonto, pasif dönem ve SGK mahsupları uygulanır.
| Kriter | Örnek Değer |
| Yaş | 35 |
| Net Aylık (Giydirilmiş) Ücret | 30.000 TL |
| Yıllık Gelir | 360.000 TL |
| Aktif Dönem (Kalan) | 25 yıl |
| Pasif Dönem Katsayısı | (Varsayımsal) |
| Maluliyet Oranı | %40 |
| İşveren Kusur Oranı | %70 |
Basitleştirilmiş Hesap:
- Aktif dönem kazanç: 360.000 × 25 = 9.000.000 TL
- Maluliyet etkisi: 9.000.000 × %40 = 3.600.000 TL
- Kusur uygulaması: 3.600.000 × %70 = 2.520.000 TL (yaklaşık maddi tazminat)
Notlar:
- Pasif dönem ve iskonto eklendiğinde tutar değişir.
- SGK sürekli iş göremezlik geliri bağlamışsa peşin sermaye değeri mahsup edilir.
- Yüksek ücret, genç yaş ve ağır maluliyet/ölüm hallerinde tutarlar önemli ölçüde yükselir.
Uygulamaya İlişkin Kritik Hususlar
- Giydirilmiş ücret (prim, ikramiye, düzenli yan haklar) esas alınır.
- Asgari ücretli dosyalarda dahi tazminat ciddi seviyelere ulaşabilir.
- Ölüm halinde destek payları (eş/çocuk/anne-baba) ve evlenme/yeniden destek olasılıkları hesaplamaya girer.
- Faiz başlangıcı çoğunlukla olay tarihi; manevi tazminatta farklı değerlendirme mümkündür.
- Bilirkişi raporuna itiraz, sonucu ciddi şekilde değiştirebilir.
5. İş Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler ve Dava Süreci
İş kazasının meydana gelmesinden sonra atılacak doğru ve zamanında adımlar hem sosyal güvenlik haklarının korunması hem de açılacak tazminat davasının başarısı açısından büyük önem taşır. İş kazası sonrası süreç; SGK bildirimi, delillerin toplanması, sağlık raporları, ceza soruşturması ve tazminat davası aşamalarından oluşur.
5.1. SGK Bildirim Yükümlülüğü ve Süresi
İş kazasının meydana gelmesinden sonra işveren, kazayı en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır.
Bildirim yapılmaması veya geç yapılması halinde:
- İşverene idari para cezası uygulanır,
- SGK tarafından yapılan ödemeler işverene rücu edilebilir,
- İş kazasının ispatı güçleşebilir.
İşçi de doğrudan SGK’ya başvurarak kazanın tespitini talep edebilir.
5.2. Sağlık Raporları ve Maluliyet Süreci
İş kazası sonrası alınan ilk hastane kayıtları, epikriz raporları ve tedavi belgeleri hem SGK işlemleri hem de tazminat davası açısından en önemli delillerdir.
Süreç genellikle şu şekilde ilerler:
- İlk müdahale ve hastane kaydı
- Geçici iş göremezlik raporları
- Tedavi sürecinin tamamlanması
- Kalıcı sakatlık varsa maluliyet tespiti
Maluliyet oranı çoğu zaman Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kurulu tarafından belirlenir.
5.3. Delil Tespiti ve Olayın İspatı
İş kazası tazminat davalarında ispat büyük önem taşır. Bu nedenle kazanın hemen ardından delillerin korunması gerekir.
Önemli deliller:
- İş kazası tutanağı
- Tanık beyanları
- Kamera kayıtları
- İş güvenliği raporları
- Risk değerlendirme belgeleri
- Hastane ve SGK kayıtları
Gerekli hallerde mahkemeden delil tespiti talep edilebilir.
5.4. Ceza Soruşturması Süreci
İş kazası ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanmışsa, savcılık tarafından taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma suçundan ceza soruşturması başlatılır.
Ceza dosyasında alınan:
- Kusur raporları
- Bilirkişi incelemeleri
- Tanık beyanları
tazminat davası açısından da önemli delil niteliği taşır. Ancak ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesini bağlamaz; yalnızca güçlü bir delil oluşturur.
6. İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır?
İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmek isteyen işçi veya hak sahipleri, belirli usul kurallarına uygun şekilde dava açmalıdır. Dava sürecinde görevli mahkeme, zamanaşımı, ispat yükü ve bilirkişi incelemesi gibi hususlar davanın sonucunu doğrudan etkiler.
6.1. Dava Şartı Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmaz. Bu nedenle işçi veya hak sahipleri, doğrudan İş Mahkemesinde dava açabilir.
Bununla birlikte taraflar, dava açmadan önce ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurarak uzlaşma sağlayabilir. Özellikle ağır maluliyet ve ölümle sonuçlanan iş kazalarında, uygulamada dava öncesi uzlaşma yoluna gidildiği görülmektedir.
6.2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme İş Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise:
- İş kazasının meydana geldiği yer mahkemesi
- İşverenin yerleşim yeri mahkemesi
- İşçinin işini yaptığı işyeri mahkemesi
olabilir. Davacı bu mahkemelerden herhangi birinde dava açabilir.
6.3. Zamanaşımı Süresi
İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi 10 yıldır.
Ancak iş kazası aynı zamanda suç teşkil ediyorsa (örneğin taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma), ceza zamanaşımı süresi daha uzun ise bu süre uygulanır.
Ölüm halinde zamanaşımı süresi, ölüm tarihinden itibaren başlar.
6.4. İspat Yükü
İş kazası tazminat davalarında ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Davacı;
- İş kazasının meydana geldiğini,
- Zarara uğradığını,
- Zarar ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunduğunu
ispat etmek zorundadır.
Buna karşılık işveren, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığını ve kazanın kaçınılmazlık veya işçinin ağır kusuru nedeniyle meydana geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Uygulamada, işverenin işçiyi gözetme borcu ağır olduğundan kusursuzluk ispatı oldukça güçtür.
6.5. Keşif ve Bilirkişi İncelemesi
İş kazası tazminat davaları teknik nitelikte olup, mahkeme tarafından genellikle üç ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bu incelemeler; kusur, maluliyet ve aktüeryal tazminat hesabı olmak üzere üç ana başlık altında toplanır.
6.5.1. Keşif İncelemesi (Olay Yerinde Teknik İnceleme)
İş kazası tazminat davalarında mahkeme, kazanın meydana geldiği işyerinde keşif yapılmasına karar verebilir. Keşif, olayın oluş şeklinin, işyeri koşullarının ve iş sağlığı–güvenliği tedbirlerinin yerinde incelenmesini sağlar.
Keşif sırasında genellikle iş güvenliği uzmanı, makine mühendisi veya teknik bilirkişiler hazır bulunur ve aşağıdaki hususlar değerlendirilir:
- Kazanın meydana geldiği fiziksel ortam ve çalışma koşulları,
- Makine, ekipman ve koruyucu sistemlerin durumu,
- İş güvenliği önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı,
- Uyarı levhaları, koruyucu ekipman ve güvenlik prosedürleri,
- Risk değerlendirmesi ve iş organizasyonu,
- Kazanın oluş şeklinin teknik olarak mümkün olup olmadığı.
Keşif, özellikle kazanın oluş şekline ilişkin taraf beyanları arasında çelişki bulunması halinde büyük önem taşır. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, kusur oranının belirlenmesinde ve sorumluluğun tespitinde mahkemeye önemli teknik veri sağlar.
6.5.2. Kusur İncelemesi (İş Güvenliği Bilirkişisi)
Kusur incelemesi, iş kazasının meydana geliş şekli ve iş sağlığı–güvenliği önlemlerinin yeterliliği değerlendirilerek yapılır. İş güvenliği uzmanı veya teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda;
- İşverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıp almadığı,
- Risk değerlendirmesi ve eğitim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği,
- Koruyucu ekipmanların sağlanıp sağlanmadığı,
- İşçinin talimatlara aykırı davranıp davranmadığı,
- İş kazasının kaçınılmaz olup olmadığı
tespit edilir ve tarafların kusur oranları belirlenir. Kusur raporu, tazminat miktarını doğrudan etkileyen en önemli teknik raporlardan biridir.
6.5.3. Maluliyet İncelemesi (Tıbbi Bilirkişi / Adli Tıp)
Maluliyet incelemesi, iş kazası sonucu işçinin çalışma gücünde meydana gelen kaybın oranını belirlemek amacıyla yapılır. Bu inceleme çoğunlukla;
- Adli Tıp Kurumu,
- Üniversite hastaneleri sağlık kurulları,
- Yetkili sağlık kurulları
tarafından düzenlenen raporlar esas alınarak gerçekleştirilir.
Maluliyet oranı belirlenirken:
- Kalıcı sakatlık olup olmadığı,
- Çalışma gücü kaybı yüzdesi,
- Meslekte kazanma gücü kaybı,
- Tedavi sonrası iyileşme durumu
dikkate alınır. Maluliyet oranı arttıkça hükmedilecek tazminat miktarı da artar.
6.5.4. Aktüeryal Tazminat Hesabı (Aktüer Bilirkişi)
Kusur ve maluliyet oranı belirlendikten sonra, aktüer bilirkişi tarafından maddi tazminat hesabı yapılır. Bu hesaplama teknik olup;
- İşçinin yaşı ve bakiye ömrü,
- Gelir düzeyi (giydirilmiş ücret),
- Aktif ve pasif dönem,
- Maluliyet oranı,
- Kusur oranı,
- SGK tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri
esas alınarak gerçekleştirilir. Aktüeryal hesaplama sonucunda işçinin uğradığı toplam ekonomik zarar belirlenir ve mahkeme bu tutar üzerinden hüküm kurar.
7. Ölümle Sonuçlanan İş Kazalarında Tazminat
İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde, ölen işçinin desteğinden yoksun kalan yakınları işverene karşı maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Ölüm halinde açılan davalar, iş göremezlik davalarına göre daha kapsamlı olup özellikle destekten yoksun kalma tazminatı en önemli kalemi oluşturur.
Bu tür davalarda; ölen işçinin yaşı, geliri, kusur oranı, hak sahiplerinin durumu ve destek süresi dikkate alınarak aktüeryal hesaplama yapılır.
7.1. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen işçinin sağlığında maddi destek sağladığı kişilerin bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle uğradıkları ekonomik zararın giderilmesini amaçlar.
Bu tazminat hesaplanırken:
- Ölen işçinin geliri ve çalışma süresi,
- Hak sahiplerinin yaşı ve yaşam beklentisi,
- Destek pay oranları,
- Kusur oranı,
- Aktif ve pasif dönem,
- SGK tarafından bağlanan ölüm geliri
dikkate alınır. Hesaplama, aktüeryal yöntemle yapılır ve destek payları genellikle eş ve çocuklar lehine belirlenir. Ölen işçinin gelirinin yüksek ve yaşının genç olması halinde tazminat tutarı önemli ölçüde artar.
7.2. Hak Sahipleri Kimlerdir?
Destekten yoksun kalma tazminatını talep edebilecek kişiler, ölen işçinin fiilen destek olduğu veya ileride destek olması beklenen kişilerdir.
Başlıca hak sahipleri:
- Sağ kalan eş
- Çocuklar
- Anne ve baba (destek ilişkisi ispatlanırsa)
Eşin yeniden evlenmesi halinde destek süresi sona erebilir. Çocuklar bakımından destek süresi genellikle eğitim durumuna göre belirlenir.
Her hak sahibinin tazminat payı ayrı ayrı hesaplanır.
7.3. Manevi Tazminatın Belirlenmesi
Ölümle sonuçlanan iş kazalarında, ölen işçinin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminat, yaşanan acı ve ızdırabın kısmen giderilmesini amaçlayan bir tatmin aracıdır.
Mahkeme manevi tazminat miktarını belirlerken:
- Olayın meydana geliş şekli,
- İşverenin kusur derecesi,
- Ölen işçinin yaşı,
- Yakınlık derecesi,
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumu,
- Yargıtay içtihatları
gibi kriterleri dikkate alır. Uygulamada, ağır kusur ve ihmalin bulunduğu ölümle sonuçlanan iş kazalarında manevi tazminat tutarları önemli seviyelere ulaşabilmektedir.


Selamlar, 13.11.2024 tarihinde yüksekten düşme sonucu birden fazla kemik ve kaburga kırığı yaşadım. Sağ kalçam ve bacağımda kırıklar oluştu ve ameliyatla bacağıma 3 adet vida takıldı, kalçama bağlandı. Yaklaşık 2 aydır yatalak durumda tedavi görüyorum ve tedavi sürecim uzun sürecek. Büyük ihtimalle sağ bacağımda sakatlık kalacak; sakatlık kalmasa bile eski işim olan inşaat sektöründe, özellikle çatı kaplama işinde çalışmam mümkün olmayacak. Düştüğüm yer, sigortalı olarak çalıştığım firmanın şahsi işyerinin çatısıydı. Firma, bu süreçte bana yalnızca çok küçük ve sembolik rakamlar dışında hiçbir maddi destekte bulunmadı. Bu durumda ne yapabilirim? Hangi yasal yolları izlemeliyim?
Eşim iş kazası geçirdi, çalıştığı yerde tel yüzüne çarptı ve burnu iki yerinden kırıldı. Yüzünde iz kalma ihtimali var, ameliyat olması gerekiyor ama henüz olmadı (kazadan bu yana 3 gün geçti). Bu durumda dava açsak tazminat alabilir miyiz?
Ben, …… Anonim Şirketi’ne ait yeraltı maden ocağında iş kazası geçirdim. İnsan nakli için kullanılan monoray, seyir halindeyken kenara takıldığı için ayağımda kaza meydana geldi. Ayak parmaklarımın üçü kırıldı, çatladı, ezilme ve kopma durumu oluştu. Diktiler fakat orta parmağımda kan dolaşımı olmadığı için birinci boğumdan kesildi. İşyerim maaşımı yatırıyor ama sigortamı yatırmadı. İki aydır raporluyum, iki kez ameliyat geçirdim ve tedavi sürecim devam ediyor. Bu durumda dava açmak istiyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim? Saygılarımla.
merhabalar 05.08.2024 tarihinde iş yerinde iş kazası geçirdim, sağ el işaret parmağımı perçim makinasına kaptırdım, önce tuzla devlet hastanesine götürüldüm orada plastik cerrahi olmadığı için, kartal lütfü kırdar devlet hastanesine sevk edildim, parmağımı makinaya kaptırdım, parmağımda ezik, kırıkla beraber kopma noktasına gelmişti. dikişlerle tutturuldu, iğne ve atel 2 ay parmağımda kaldı sürekli hergün gebzeden kartala muayene, kontrol için gittim geldim, yaklaşık 2 ay tedavi gördüm son 1 aydırda fizik tedavi görüyorum, maddi olarak çöktüğüm için fizik tedavimi gebzedeki devlet hastanesinde devam ettirdim gidiş gelişler tabi yine araçla, parmağımı aşağı doğru hareket ettiremiyorum sıkışıp kalıyor, fizyoterapist kalıcı hasar olabilir diyor, hergün ben kendimde fizik tedavimi evde de uyguluyorum 4. ayıma giriyorum maddi, manevi yönden zarardayım, ödemem gereken 2 kredi borçlarımı sürekli erteliyorum, evim kira, herhangi bir gelirim yok eşim çalışmıyor, kızım okula gidiyor, hergün hastaneye gidip geliyorum, iş yeri hiç bir kolaylık sağlamıyor bana, ne arıyorlar ne soruyorlar, en son ben arayıp durumum hakkında onlara bilgi verip iş yerine gittim, bir maaş bile olsa ödeme yapmadılar, çok sorumsuzlar, daha 2 ay önce iş yerine gittim patrona durumumu anlattım tamam dedi muhasebeye durumu anlattım, hiç bir ödenekte yapılmadı, çok mağdurum şuan ayın 24’e kadar raporum var doktorum mecbur genç olduğum için fizik tedaviye devam etmek gerektiğini söylüyor iş yerine ne zaman geleceğimi söyleyip sıkıştırıyor arada.. parmağımı eskisi gibi kullanamıyorum bükemiyorum ağrıda oluşuyor ne yapmam gerekiyor acaba yardımcı olursanız çok sevinirim
Selamün aleyküm, 03.07.2024 tarihinde iş kazası geçirdim. Kafama yaklaşık 3 cm uzunluğunda 12’lik inşaat demiri saplandı. İlk ameliyatım sonrası 11 gün hastanede tedavi gördüm. Taburcu olduktan 2 hafta sonra tekrar fenalaşıp acile kaldırıldım ve ikinci kez ameliyat oldum. Bu süreçte yaklaşık 50 gün hastanede yattım. Kafamdaki kemik alındı, ayağımdan parça alınıp kafama yama yapıldı. Kazadan dolayı sağ kolum uzun süre işlev göremez haldeydi, fizik tedavi aldım ve kolum eskisi gibi olmasa da şu an daha iyi durumda. Bu durumda tahminen ne kadar maddi ve manevi tazminat alabilirim?
25.05.2021 tarihinde iş kazası geçirdim
Sürekli iş göremezlik derecem : 25
Kusur oranım:10
Yaşım 26
Tazminat miktarı nedir
Kaza tarihinde ki asgari ücret üzerinden mi
Bu günün asgari ücretinden mi hesaplanıyor ?
Ben işyerinde görevim olmamasına rağmen vardiya amirinin talimatıyla bir makineyi söküp takarken, yük üzerime bindi ve belim sakatlandı. Orta dereceli bel fıtığı teşhisi konuldu. Şu anda çalışırken zorlanıyorum. Bu durumda işten ayrılsam tüm haklarımı alabilir miyim?
İş kazası geçirdim ve çalıştığım yerde hiçbir iş güvenliği yoktu iş alanıma giderken kartonplaka basmamla birlikte düştüm ve ayağım yaralandı 3 günlük iş kaza raporu aldım ondan sonra rapor bitince iş güvenliği patrona demiş sırf rapor için gitmiş ve ondan sonra rapor bitişinde iş çıkışımı verdiler dava açsam davayı kazanır mıyım?
2020 yılında, çalıştığım fabrikanın rig bölümünde makineye takılan fitillerin devrilmesi sonucu iş kazası geçirdim. Beni fabrikanın sivil aracıyla hastaneye götürdüler ve şikayetçi olmamamı söylediler, ben de şikayetçi olmadım. Bu kazada belimden ameliyat oldum ve belime 4 adet platin takıldı. İstirahat sürecimden sonra işten ayrıldım. Bu durumda ne yapabilirim? Haklarım var mı? Saygılarımla.
2024 mart ayında çalıştığım iş yerinde fortifi ehliyetsiz kişi kullanıp yanlış yere yanlış şekilde park etmesi sonucunda fortife yüklenen dogalgaz borusu kayıp kolumun üstüne düşmesi sonucu kolumdan ameliyat oldum ve kolumun %20%25 kullanımı kısıtlı olup kolumun %20%25 ini kayıp ettiğini söyledi doktorum ve parasal konudan sadece rapor paramı alabildim 2aydir raporluyum firma birkez arayıp sormadı ve aradım parasız kaldım dedim yapacak biseyimiz yok dediler zorlama olsa 8000 avans verdiler ben bu firmaya iş kazası olarak tazminat davası açsam nasıl hesaplanır ve davayı kazanirmiyim kolumu kaldıramıyorum ve doktor heyetine başvurup sağ kol ağır iş göremez raporu alacağım tazminat hakkım olur mu?
İs kazası geçirdim. Sol kolum 2 derece komple yandı
05.09.2024 tarihinde iş kazası geçirdim. İşaret parmağım koptu, dikildi ama doktor fizik tedavi almam gerektiğini söyledi. Ayrıca iki parmağımda sinir kopması oldu ve bu nedenle ameliyat geçirdim. Bu durumda tazminat davası açabilir miyim? Bu konuda bilgi almak istiyorum.
İyi akşamlar, yaklaşık 6 ay önce iş kazası geçirdim ve boyun fıtığı oluştu. Olayla ilgili tutanak tutuldu ama hastaneye götürülmedim, sadece işyerinde sağlıkçı tarafından kas gevşetici iğne yapıldı. Şu anda aynı işyerinde çalışmaya devam ediyorum. Bu durumda şikayetçi olabilir miyim? Ayrıca herhangi bir zaman aşımı süresi söz konusu mu?
2023 yılında çalıştığım inşaat şirketinde yaklaşık 6 metre yükseklikten düştüm ve belimde 3 kırık oluştu. Bu kazadan sonra çalışma kapasitem oldukça kısıtlandı. Bu durumda maddi ve manevi tazminat davası açsam kazanma ihtimalim var mı?
Merhaba, 18.07.2022 tarihinde Getir’de çalışırken motor kazası yaptım. Kazada akciğer, karaciğer hasarı, beyin kanaması ve beyin hasarı oluştu; dişlerim ve burnum kırıldı, bacaktan küçük bir ameliyat geçirdim. Ölene kadar sürecek epilepsi hastalığım başladı ve gözlerimde %60 görme kaybı oluştu, tedavisi yok. Bu kazadan sonra malulen emekli oldum. Bu durumda tazminat miktarım ne kadar olur? Teşekkür ederim.
Merhaba efendim,
Erkek kardeşim Aksaray Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ……… Isı Sistemleri Fabrikası’nda çalışıyordu. 26.11.2023 tarihinde iş kazası geçirdi ve sol elindeki işaret, orta ve yüzük parmaklarının ilk boğumları koptu. Kardeşim dört kez ameliyat oldu, tedavisi devam ediyor. Yüzük parmağı ampute edildi, diğer iki parmağı kurtarıldı.
Olay günü kardeşim şikayetçi olduğunu söyledi ancak tedavileri devam ettiği için henüz ifade veremedi. Kardeşim 22 yaşında, bu onun ilk işiydi. İki yıllık üniversite mezunu, otomotiv makine bölümünden.
Bugüne kadar tüm tedavi masraflarını iş yeri karşıladı ve ameliyatlar özel hastanede yapıldı. Ancak biz bu süreçte ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz. İş kazası nedeniyle nasıl bir yol izlemeliyiz, hangi haklarımız var? Tazminat süreci nasıl işler?
İnternette araştırma yaparken sizi gördüm, bu konuda uzman olduğunuzu düşündüm ve içimden bu mesajı göndermek geldi. Umarım görür ve dönüş yaparsınız. Bize bir yol gösterir, akıl verirseniz çok sevinirim.
Saygılarımla.
2021 yılında abim, çalıştığı iş yerinde mesai saatleri içinde sel sularına kapılarak hayatını kaybetti. Abim kamyon şoförüydü ve çalıştığı yer Artvin/Murgul ilçesiydi. Bu olay nedeniyle SGK’ya dava açtık ancak henüz bir sonuç alamadık. Bu süreç ne kadar sürer, bize bilgi verebilir misiniz?
Ben 2011kaza geçirdim sol el bileği ve şah dirsekte kırıklar oluştu sağ dirsek kısıtlı dava açarsam nasıl bir tazminat alabilirim
İş kazası 5510 Saylı Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13 de;
“İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.”
İş kazası durumunda işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Maddi ve manevi tazminatın belirlenmesinde hasar derecesi ve işverenin kusur derecesi önem kazanmaktadır.
Bununla birlikte geçici olarak işgücü kaybına uğrayan işçilere bu işgücü kaybının %10 ve üzerinde olması durumunda SGK tarafından iş görmezlik aylığı bağlanır.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, kişisel hukuki yorum ve bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.