İş davalarında zorunlu arabuluculuk, işçi ve işveren arasındaki belirli uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılan bir dava şartıdır. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan dava, mahkeme tarafından usulden reddedilir. Bu nedenle iş hukuku uyuşmazlıklarında dava sürecinin ilk adımı arabuluculuktur.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca; kanuna veya bireysel/toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvuru zorunludur. Amaç, tarafların mahkemeye gitmeden önce uzlaşma ihtimalini değerlendirmesini sağlamak ve yargı yükünü azaltmaktır.
Bu yazımızda, iş davalarında zorunlu arabuluculuk uygulaması ve arabuluculuk süreci tüm yönleriyle detaylı olarak ele alınmaktadır.
Yazı İçeriği
- 1. İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Nedir?
- 2. Hangi İş Davalarında Arabuluculuk Zorunludur?
- 3. Hangi Davalarda Arabuluculuk Zorunlu Değildir?
- 4. Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?
- 5. İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Süreci
- 6. Arabuluculuk Sürecinde Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
- 7. İş Davalarında Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?
1. İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Nedir?
İş davalarında zorunlu arabuluculuk, belirli işçi ve işveren uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılan bir dava şartıdır. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar, mahkeme tarafından usulden reddedilir. Bu nedenle iş hukukunda dava sürecinin ilk aşaması arabuluculuktur.
Dava Şartı Kavramı
Dava şartı, bir davanın esası incelenmeden önce yerine getirilmesi gereken zorunlu hukuki koşullardır. Dava şartı eksikse mahkeme, uyuşmazlığın içeriğine girmeden davayı usulden reddeder.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Mahkeme, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenip eklenmediğini re’sen inceler.
Arabuluculuk Başvurusu Yapılmadan Dava Açılırsa Ne Olur?
Arabuluculuk başvurusu yapılmadan doğrudan dava açılması halinde mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı usulden reddeder.
Bu durumda,
- Davanın esası incelenmez.
- Yargılama giderleri davacı üzerinde kalabilir.
Ancak uygulamada, dava açıldıktan sonra eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle dava açılmadan önce arabuluculuk son tutanağının mutlaka alınması gerekir.
2. Hangi İş Davalarında Arabuluculuk Zorunludur?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca, kanuna veya bireysel/toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile tazminat taleplerine ilişkin davalarda arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Bu kapsamda açılacak birçok işçi alacağı davasında dava öncesi arabulucuya başvurulması zorunludur.
2.1. İşçi Alacak Davaları
Aşağıda sayılan işçilik alacaklarına ilişkin davalarda arabuluculuk zorunludur:
İş sözleşmesinin kanunda öngörülen sebeplerle sona ermesi halinde talep edilen kıdem tazminatı alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi halinde talep edilen ihbar tazminatı da arabuluculuğa tabidir.
Haftalık 45 saati aşan çalışmalar karşılığı talep edilen fazla mesai ücreti alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır.
Kullanılmayan yıllık izin sürelerine ilişkin ücret alacaklarında da dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
Hafta tatilinde yapılan çalışmalar karşılığında talep edilen ücret alacağı bakımından arabuluculuk dava şartı olarak uygulanır.
- Ulusal Bayram ve Genel Tatil (UBGT) Ücreti
Resmî tatil ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmalar nedeniyle talep edilen ücret alacakları da zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.
Önemli Not
Arabuluculuk zorunluluğu yalnızca işçi alacakları için değil, işverenin işçiye karşı açacağı alacak ve tazminat davaları bakımından da geçerlidir. Kanun, işçi–işveren arasındaki parasal uyuşmazlıklarda genel olarak arabuluculuğu dava şartı haline getirmiştir.
2.2. İşe İade Davasında Zorunlu Arabuluculuk
İşe iade davalarında arabuluculuğa başvuru, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca dava şartıdır. İş sözleşmesi feshedilen işçi, işe iade talebiyle dava açmadan önce zorunlu olarak arabulucuya başvurmak zorundadır.
- Başvuru Süresi
İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Süresi içinde arabulucuya başvurulmazsa, işe iade talep etme hakkı ortadan kalkar.
- Arabuluculuk Sürecinin Sonuçlanması
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda:
- Anlaşma sağlanırsa, işe başlatma şartları ve olası tazminat miktarı anlaşma belgesinde düzenlenir.
- Anlaşma sağlanamazsa, son tutanak düzenlenir ve işçi bu tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde işe iade davası açmalıdır.
Bu 2 haftalık süre de hak düşürücü süredir.
2.3. Toplu İş Sözleşmesine Dayalı Alacaklar
Toplu iş sözleşmesinden (TİS) kaynaklanan işçi ve işveren alacaklarında da zorunlu arabuluculuk dava şartıdır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
- Hangi TİS Kaynaklı Alacaklar Arabuluculuğa Tabidir?
Toplu iş sözleşmesinde düzenlenen ve parasal nitelik taşıyan uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Örneğin:
- TİS ile artırılan ücret farkları
- İkramiye alacakları
- Sosyal yardım ve yan haklar
- İlave tediye farkları
- TİS kaynaklı fazla mesai veya prim farkları
Bu alacaklara ilişkin dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmalıdır.
- Toplu İş Sözleşmesinin Yorumuna İlişkin Uyuşmazlıklar
Toplu iş sözleşmesinin yorumlanmasına ilişkin davalar ile normatif düzenlemelere yönelik bazı uyuşmazlıklar ise somut olayın niteliğine göre değerlendirilir. Ancak parasal talep içeren bireysel işçi alacaklarında arabuluculuk dava şartı olarak uygulanmaktadır.
3. Hangi Davalarda Arabuluculuk Zorunlu Değildir?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 kapsamında zorunlu arabuluculuk, işçi ve işveren arasındaki parasal alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir. Ancak her iş hukuku uyuşmazlığı arabuluculuğa tabi değildir.
Aşağıda belirtilen davalarda arabuluculuk dava şartı değildir:
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili rücu davalarında arabuluculuk zorunlu değildir.
Bu davalar, haksız fiil niteliğinde olup işverenin kusur sorumluluğuna dayanır. Kanun koyucu, bu tür uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında bırakmıştır. Dolayısıyla iş kazası nedeniyle doğrudan dava açılabilir.
Sigortasız veya eksik bildirilen çalışmaların tespiti amacıyla açılan hizmet tespiti davalarında arabuluculuk dava şartı değildir.
Bu davalar, kamu düzenine ilişkin olup sosyal güvenlik hakkının korunmasına yöneliktir. Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir alacak davası niteliğinde olmadığından zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez.
- Sosyal Güvenlik Uyuşmazlıkları
SGK işlemlerine karşı açılan davalar (prim borcu, idari para cezası, emeklilik işlemleri vb.) da zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
Bu tür uyuşmazlıklar, işçi–işveren arasındaki bir özel hukuk alacağına değil; idari işlemlere veya sosyal güvenlik hukukuna ilişkindir.
4. Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?
İş davalarında zorunlu arabuluculuk başvurusu, dava açılmadan önce yapılması gereken ilk işlemdir. Başvuru usulüne uygun yapılmadığı takdirde dava şartı yerine getirilmemiş sayılır ve açılan dava usulden reddedilir.
- Yetkili Arabuluculuk Bürosu
Başvuru, adliyelerde bulunan Arabuluculuk Bürosu’na yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde ise başvuru, arabuluculuk bürosu sıfatıyla görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilir.
Başvuru üzerine sistem tarafından sicile kayıtlı bir arabulucu görevlendirilir ve taraflara bildirim yapılır.
- Başvuru Yeri (Yetki)
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca başvuru;
- Karşı tarafın yerleşim yerinde bulunan, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki
veya - İşin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir.
Bu düzenleme seçimlik yetki kuralı niteliğindedir. Yanlış yerde başvuru yapılması süreci uzatabilir ve yetki itirazına yol açabilir.
- Gerekli Belgeler
Arabuluculuk başvurusu için kapsamlı bir belge sunma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak uygulamada aşağıdaki belgelerin hazırlanması faydalıdır:
- Kimlik bilgileri
- Taraf adres bilgileri
- İş sözleşmesi (varsa)
- Fesih bildirimi (işe iade bakımından özellikle önemlidir)
- Alacak kalemlerini gösterir hesaplama tablosu
Başvuruda uyuşmazlığın konusu ve talep edilen alacaklar açık şekilde belirtilmelidir. Başvuru formunda talepler tek tek tutar olarak yazılmasa dahi açık ve net şekilde her bir kalem yazılmalıdır. Aksi halde formda yer almayan alacaklar, davaya konu edilememektedir. Bu durumda ayrıca bir başvuru yapılması gerekmektedir.
- Avukatla Başvuru Zorunlu mu?
Arabuluculuk başvurusunda avukatla temsil zorunlu değildir. Taraflar başvuruyu bizzat yapabilir ve görüşmelere kendileri katılabilir. Ancak bu süreci avukat ile takip etmeniz olası hak kayıplarının yaşanmasının önüne geçmektedir.
5. İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Süreci
İş davalarında zorunlu arabuluculuk süreci, başvurunun yapılmasıyla başlayan ve anlaşma veya anlaşmama son tutanağının düzenlenmesiyle sona eren dava öncesi uyuşmazlık çözüm aşamasıdır. Bu süreç, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülür.
- Arabulucunun Görevlendirilmesi
Arabuluculuk başvurusu yapıldıktan sonra, Arabuluculuk Bürosu tarafından sistem üzerinden bir arabulucu atanır. Görevlendirilen arabulucu, taraflarla iletişime geçerek toplantı gününü belirler ve tarafları müzakereye davet eder.
- İlk Toplantı ve Müzakere Aşaması
Arabulucu, tarafları bir araya getirerek uyuşmazlığın çözümüne yönelik görüşmeleri yürütür. Süreç gizlidir ve burada yapılan beyanlar yargılamada delil olarak kullanılamaz.
Toplantılar birlikte yapılabileceği gibi, arabulucu taraflarla ayrı ayrı da görüşebilir. Taraflar sürece bizzat katılabileceği gibi avukatları aracılığıyla da temsil edilebilir.
- Katılım Zorunluluğu ve Yaptırımı
Zorunlu arabuluculukta tarafların ilk toplantıya katılımı önemlidir. Geçerli bir mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılacak davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir. Ayrıca lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyebilir.
Bu düzenleme, arabuluculuğun etkin ve ciddi şekilde işletilmesini sağlamak amacı taşımaktadır.
- Süre
Arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırılır. Zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından en fazla 1 hafta uzatılabilir. Süre sonunda:
- Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi,
- Anlaşma sağlanamazsa anlaşmama son tutanağı düzenlenir.
Son tutanak, dava açılabilmesi için zorunlu dava şartıdır.
5.1. Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar uyuşmazlık konusunda uzlaşmaya varırsa, arabulucu tarafından anlaşma belgesi düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Bu belge, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konular bakımından bağlayıcıdır.
- Anlaşma Belgesinin Hukuki Niteliği
Anlaşma belgesi, taraflar arasında yapılmış bir sulh sözleşmesi niteliğindedir. Taraflar, imza altına aldıkları hususlarla bağlıdır.
Anlaşma metninde;
- Ödenecek tutar,
- Ödeme tarihi,
- Taksitlendirme varsa şartları,
- Feragat ve ibra hükümleri
açık ve tereddütsüz şekilde düzenlenmelidir. Eksik veya muğlak düzenlemeler ileride yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.
- Arabuluculuk Anlaşma Belgesinde İcra Edilebilirlik Şerhi
Arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin, mahkeme kararı gibi doğrudan icra takibine konu edilebilmesi belirli şartlara bağlıdır. Bu şartların sağlanması halinde belge ilâm niteliğinde belge sayılır ve ayrıca dava açmaya gerek kalmadan cebri icra yoluna başvurulabilir.
1. Avukat İmzalı Anlaşma Belgesi
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 uyarınca;
- Taraflar arabuluculuk görüşmelerine avukatları ile birlikte katılmışsa ve
- Anlaşma belgesi hem taraflar hem de avukatları tarafından imzalanmışsa
bu belge kendiliğinden ilâm niteliğinde belge sayılır.
Bu durumda:
- Mahkemeden ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek yoktur.
- Doğrudan ilamlı icra takibi yapılabilir.
- Borçlu, icra takibine klasik itiraz yoluyla karşı koyamaz; ancak şikâyet veya menfi tespit gibi sınırlı yollar açıktır.
Bu düzenleme, avukat denetimini güvence unsuru olarak kabul eder.
2. Avukat İmzası Bulunmayan Anlaşma Belgesi
Eğer anlaşma belgesinde taraf avukatlarının imzası yoksa, belge doğrudan ilâm niteliği kazanmaz.
Bu durumda:
- Arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine başvurularak,
- Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
Mahkeme burada esasa girmez. Yalnızca:
- Uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olup olmadığını,
- Anlaşmanın cebri icraya elverişli ve açık olup olmadığını
inceler. Şerh verilmesiyle birlikte belge ilâm niteliği kazanır ve ilamlı icra takibine konu edilebilir.
- Sonradan Dava Açılabilir mi?
Arabuluculukta anlaşmaya varılan hususlar hakkında sonradan dava açılamaz. Taraflar, anlaşma metniyle bağlıdır. Ancak:
- Anlaşmanın irade fesadı (hile, tehdit vb.) ile yapıldığı iddiası,
- Anlaşma kapsamı dışında kalan alacaklar,
- Açıkça düzenlenmemiş talepler
bakımından dava açılması mümkündür. Bu nedenle anlaşma metninin kapsamı dikkatle belirlenmelidir.
5.2. Arabuluculukta Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa arabulucu tarafından anlaşmama son tutanağı düzenlenir. Bu tutanak, dava açabilmek için zorunlu dava şartıdır.
Anlaşmama tutanağı düzenlendikten sonra:
- İşçi veya işveren dava açabilir.
- İşe iade davalarında 2 haftalık hak düşürücü süre işlemeye başlar.
- Diğer işçi alacaklarında zamanaşımı süresi kaldığı yerden devam eder.
Arabuluculuk son tutanağın adliyeden açılan davalar bakımından dava dilekçesine eklenmesi veya dilekçe içerisinde açıkça arabuluculuk dosya numarasına yer verilmesi usul açısından büyük önem taşımaktadır. Aksi halde davanın usulden reddi ile karşı karşıya kalınabilir. Bu durumlarda mahkeme davacıya arabulucluk tutanağını sunulması için kesin süre vermektedir. Sunulmadığı takdirde dava usulden reddedilmektedir.
Bu sebeple usuli açıdan önem arz eden bu süreçlerde avukat desteği almak ileride doğabilecek riskleri azaltmaktadır.
- Uygulamada Kritik Nokta
Arabuluculuk süreci, yalnızca şekli bir aşama değildir. Özellikle işe iade davalarında süreler, işçi alacaklarında faiz başlangıcı ve zamanaşımı bakımından stratejik önem taşır.
6. Arabuluculuk Sürecinde Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
İş davalarında zorunlu arabuluculuk süreci, yalnızca dava şartı niteliğinde değildir; aynı zamanda zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından doğrudan etkili bir aşamadır. Sürelerin doğru hesaplanmaması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
- Zamanaşımının Durması
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca, arabuluculuğa başvurulmasıyla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur. Bu süreler:
- Başvuru tarihinden itibaren durur,
- Arabuluculuk sürecinin sona erdiği tarihten itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Arabuluculuk sürecinin sona erdiği tarih, son tutanağın düzenlendiği tarihtir.
- İşçi Alacaklarında Zamanaşımı
İşçi alacaklarında genel zamanaşımı süresi 5 yıldır. (Ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, UBGT gibi alacaklar bakımından.)
Arabuluculuğa başvurulması, bu 5 yıllık sürenin işlemesini geçici olarak durdurur. Ancak süreç sona erdiğinde kalan süre aynen devam eder; süre yeniden başlamaz. Bu nedenle arabuluculuk başvurusunun zamanaşımını sıfırladığı düşüncesi yanlıştır.
- Hak Düşürücü Süreler (Özellikle İşe İade)
Hak düşürücü süreler zamanaşımından farklıdır ve süre geçtikten sonra hak tamamen ortadan kalkar.
İşe iade davalarında:
- Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
- Anlaşma sağlanamazsa, son tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde dava açılmalıdır.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır.
7. İş Davalarında Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?
İş davalarında zorunlu arabuluculuk sürecinde arabulucu ücreti, uyuşmazlığın sonucuna göre farklı şekilde karşılanır. Ücretlendirme esasları 6325 sayılı Kanun ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenmiştir.
- İlk İki Saat
Zorunlu arabuluculuk kapsamında yapılan ve görüşme sonunda tarafların anlaşamadığı toplantılarda, ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Bu nedenle taraflar, ilk iki saat için herhangi bir ödeme yapmak zorunda değildir.
Uygulamada birçok dosya 1–2 saat içinde sonuçlandığından, tarafların çoğu durumda ayrıca bir ücret ödemesi söz konusu olmaz.
- Devlet Tarafından Karşılanan Ücret
Anlaşma sağlanamaz ve süreç iki saat içinde sona ererse, arabulucu ücreti tamamen devlet tarafından ödenir. Ancak görüşmeler iki saati aşarsa, aşan süreye ilişkin ücret taraflarca eşit olarak karşılanır. Bu husus, son tutanakta belirtilir.
- Anlaşma Halinde Arabuluculuk Ücretinin Paylaşımı
Tarafların arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varmaları halinde, arabulucu ücreti Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenir. Kural olarak bu ücret, taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılır.
Ancak arabuluculuk sürecinin iradi niteliği gereği, taraflar anlaşma belgesinde ücretin paylaşımına ilişkin farklı bir düzenleme yapabilirler.
Bu kapsamda örneğin:
- Arabuluculuk ücretinin tamamının işveren tarafından karşılanması,
- İşçiye düşen payın anlaşma bedelinden mahsup edilmesi,
- Ücretin belirli oranlarda paylaşılması
Şeklinde kararlaştırılabilir.


İş hukuku hususunda tüm makale , kanun ve diğer unsurları araştırdım.
Ancak işverene mobing, zarar, kusur , işverenin sözleşmeden doğan hakları, işverenin tazminat hakları ,
işçinin kendini işveren gibi görerek işverene zarar vermesi, işçinin işvereni dolandırması,
işverenden izinsiz şube yada imalathane açması, vb …yani işverene olası cezai ,
hukuki ve borçlar hukukuna göre ayrıntılı bir araştırması, içtihatı , bulamadım.
Yargı bu konuda eksik midir?
Sizin bu yönde bir araştırmanız var ise bana mail atar mısınız?
Merhabalar;
23.05.2020 yılında eksik Maaş alamama ( yaklaşık 2- 3 ay arası ) durumundan dolayı Avukat üzerinden İhtar çekip İş Hakkımı sonlandırdım. SSK bildirisine göre iyi niyet kurallarına aykırı davrandığım için 25.Maddeye göre iş Hakkım iş veren tarafından sonlandırıldı. Firma arabulucuk ile anlaşmadı ve halen tarafıma hiçbir ödeme yapmadı yaklaşık extradan 43 saat kanıtlı mesailerim vs. tatil günlerimde olmak üzere bir ödeme alamadım. tam 1 yıldır sürekli bir bahane ile ertelediler. Yardımcı olabilir misiniz bu konu için ?