Borçlunun icra takibi sırasında borcunu belirli taksitler hâlinde ödemeyi yazılı olarak üstlenmesine ödeme taahhüdü denir. İcra ve İflas Kanunu kapsamında verilen bu taahhüt, borçlu açısından hukuken bağlayıcı sonuçlar doğurur ve taahhüde uyulmaması hâlinde ödeme taahhüdünü ihlal suçu gündeme gelir.
Ödeme taahhüdünün ihlali, İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesinde düzenlenmiş olup, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde borçlu hakkında tazyik hapsi (3 aya kadar hapis) uygulanmasına yol açabilmektedir. Ancak her taahhüt ihlali suç oluşturmaz; taahhüdün geçerli olması, ihlalin kusura dayanması ve şikâyet sürecinin usulüne uygun yürütülmesi gerekir.
Bu yazıda; ödeme taahhüdünün hukuki niteliği, hangi durumlarda ihlal suçunun oluşacağı, ceza ve şikâyet süreci, hapsin nasıl önlenebileceği ve uygulamada en sık yapılan hatalar, mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında sade ve anlaşılır şekilde ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Ödeme Taahhüdü Nedir?
- Hukuki Niteliği
Ödeme taahhüdü; borçlunun, icra takibi kapsamında mevcut borcunu belirli bir takvim ve taksit planı dâhilinde ödeyeceğini icra dairesi huzurunda veya kanunda öngörülen usule uygun şekilde yazılı olarak üstlenmesidir. Hukuki niteliği itibarıyla ödeme taahhüdü, borcu sona erdiren bir işlem değil; borcun belirlenen koşullarla ifasını düzenleyen ve icra hukuku bakımından sonuç doğuran bağlayıcı bir beyan niteliğindedir.
- İcra Hukukundaki Yeri
Ödeme taahhüdü, cebri icra sürecinde borcun rızai olarak yapılandırılmasına imkân tanıyan bir kurumdur. İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde verilen taahhüt, alacaklıya borcun taksitlendirilerek tahsil edilmesi imkânını sağlarken; borçluya da haciz ve satış işlemlerinin ertelenmesi gibi fiilî bir koruma sağlar. Ancak bu koruma, taahhüde uygun davranılması şartına bağlıdır.
- Taahhüdün Bağlayıcılığı
Usulüne uygun şekilde verilen ödeme taahhüdü, borçlu açısından hukuken bağlayıcıdır. Borçlunun taahhüt ettiği taksitleri süresinde ve eksiksiz şekilde ödememesi hâlinde, İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca ödeme taahhüdünü ihlal suçu oluşabilir ve borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanabilir. Bununla birlikte, taahhüdün geçerli sayılabilmesi için kanunda öngörülen şekil ve irade şartlarının eksiksiz olarak bulunması zorunludur.
2. Geçerli Bir Ödeme Taahhüdünün Şartları
Ödeme taahhüdünün ihlali suçunun oluşabilmesi için, öncelikle ortada hukuken geçerli bir taahhüt bulunması gerekir. Şekil ve içerik şartlarını taşımayan bir taahhüdün ihlali suç oluşturmaz. Geçerli bir ödeme taahhüdünden söz edilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- İcra Dosyası Kapsamında Verilmiş Olması
Ödeme taahhüdü, mutlaka yürürlükte bulunan bir icra takibi kapsamında verilmelidir. İcra dosyası dışında veya özel bir anlaşma şeklinde yapılan ödemeye ilişkin beyanlar, İİK m.340 anlamında ödeme taahhüdü sayılmaz ve ihlali suç teşkil etmez.
- Borçlunun Özgür İradesi ile Verilmiş Olması
Taahhüdün geçerli olabilmesi için borçlunun baskı, tehdit veya zorlamaya maruz kalmadan, serbest iradesiyle taahhütte bulunmuş olması gerekir. İrade sakatlığı hâlinde verilen taahhüt geçersiz sayılır ve ihlali nedeniyle ceza uygulanamaz.
- Taksit ve Ödeme Planının Açık Olması
Taahhütte; ödeme tarihleri, taksit tutarları ve toplam ödeme planı açık, net ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olmalıdır. Belirsiz, muğlak veya yoruma açık ödeme planları geçerli taahhüt olarak kabul edilmez.
- Borç Miktarının Belirli Olması
Taahhüde konu borcun toplam tutarı, fer’ileri ile birlikte açıkça belirlenmiş olmalıdır. Borcun miktarı kesin değilse veya hesaplanabilir nitelikte değilse, bu durumda geçerli bir ödeme taahhüdünden söz edilemez.
- Tutanağa Geçirilmesi ve İmzalanması
Ödeme taahhüdü, icra müdürlüğü huzurunda tutanağa geçirilerek borçlu tarafından imzalanmalıdır. Usulüne uygun düzenlenmemiş, imzasız veya şekil şartlarını taşımayan beyanlar hukuken geçerli taahhüt sayılmaz.
3. Ödeme Taahhüdünü İhlal Suçu (İİK m.340)
İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca, icra takibi kapsamında usulüne uygun şekilde verilen ödeme taahhüdüne rağmen borcun kararlaştırılan şekilde ödenmemesi hâlinde ödeme taahhüdünü ihlal suçu oluşur. Bu suç, borcun tahsilini güvence altına almaya yönelik icra hukukuna özgü bir yaptırım niteliği taşır.
3.1. Suçun Hukuki Niteliği
Ödeme taahhüdünü ihlal, klasik anlamda bir ceza hukuku suçu olmayıp, icra hukukuna özgü disiplin/tazyik hapsi yaptırımı öngören özel bir düzenlemedir. Amaç borçluyu cezalandırmak değil, taahhüdün yerine getirilmesini sağlamaktır. Bu nedenle verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez ve sicile işlenmez.
3.2. Suçun Unsurları
Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun oluşabilmesi için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:
- Usulüne uygun ve geçerli bir ödeme taahhüdü bulunması,
- Taahhütte belirlenen taksit veya borcun süresinde ödenmemesi,
- İhlalin borçlunun kusuruna dayanması (haklı mazeretin bulunmaması),
- Alacaklı tarafından süresi içinde şikâyet edilmesi.
Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği hâlinde ihlal suçu oluşmaz.
3.3. Hangi Durumda İhlal Oluşur?
Borçlunun, taahhütte kararlaştırılan ödeme tarihine rağmen taksiti hiç ödememesi veya eksik ödemesi hâlinde ihlal gerçekleşir. Ancak borçlunun ödeme yapamamasının mücbir sebep veya haklı bir mazerete dayanması durumunda (ağır hastalık, beklenmeyen zorlayıcı olaylar vb.) ihlal suçu oluşmayabilir. Her somut olay, kusur ve mazeret yönünden ayrıca değerlendirilir.
3.4. Kısmi Ödeme İhlali Etkiler mi?
Taahhüt edilen taksit tutarının eksik ödenmesi, kural olarak ihlal sayılır. Çünkü taahhüt edilen borcun belirlenen şekilde ve tam olarak ödenmesi gerekir. Bununla birlikte, Yargıtay uygulamasında bazı hâllerde borçlunun ödeme iradesini ortaya koyan çok küçük ve önemsiz eksiklikler ihlal kapsamında değerlendirilmemektedir. Ancak genel kural, taksitin eksik ödenmesinin ihlal sayılmasıdır.
4. Ödeme Taahhüdünü İhlal Suçunun Şartları
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle borçlu hakkında tazyik hapsine karar verilebilmesi için, kanunda öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlardan herhangi birinin bulunmaması hâlinde ihlal suçu oluşmaz.
- Geçerli Bir Taahhüdün Bulunması
İhlal suçunun temel şartı, usulüne uygun şekilde verilmiş geçerli bir ödeme taahhüdünün varlığıdır. İcra dosyası dışında verilen, şekil şartlarını taşımayan, borç miktarı veya ödeme planı belirsiz olan ya da borçlunun özgür iradesine dayanmayan taahhütler geçerli sayılmaz. Geçersiz bir taahhüdün ihlali suç oluşturmaz.
- Süresinde Ödeme Yapılmaması
Borçlunun, taahhütte belirlenen ödeme tarihine rağmen taksiti hiç ödememesi veya eksik ödemesi hâlinde ihlal gerçekleşir. Taahhüt edilen borcun, kararlaştırılan tarihte ve tam olarak ödenmesi gerekir. Süresinde ve eksiksiz ödeme yapılması hâlinde ihlalden söz edilemez.
- Kusur ve Mazeret Durumu
Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun oluşabilmesi için, ihlalin borçlunun kusuruna dayanması gerekir. Borçlu, kusuru dışında gelişen ve öngörülemeyen sebepler nedeniyle ödeme yapamamışsa, ihlal suçu oluşmayabilir. Bu nedenle borçlunun ödeme gücünü ortadan kaldıran olayların somut delillerle ispatlanması önem taşır.
- Mücbir Sebep ve Geçerli Mazeret
Borçlunun ödeme yapamaması; ağır hastalık, doğal afet, ani ve zorlayıcı ekonomik çöküş, beklenmeyen tutukluluk gibi mücbir sebep veya geçerli bir mazerete dayanıyorsa, ihlal suçundan söz edilemez. Ancak mazeretin gerçek, ciddi ve belgeyle ispatlanabilir olması gerekir. Keyfî veya ispatlanamayan gerekçeler ihlal sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
5. Ödeme Taahhüdünü İhlalin Cezası
İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde verilmiş ödeme taahhüdünü ihlal eden borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanabilir. Bu yaptırımın amacı borçluyu cezalandırmak değil, taahhüdün yerine getirilmesini sağlamaktır.
5.1. Tazyik Hapsi (3 Aya Kadar)
Ödeme taahhüdünü ihlal eden borçlu hakkında, alacaklının süresi içinde şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Hapis kararı, icra ceza mahkemesi tarafından verilir. Bu hapis, taahhüde konu borcun tamamen ödenmesi veya alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde derhâl sona erer. Aynı taahhüt ihlali nedeniyle verilecek toplam hapis süresi üç ayı geçemez.
Borçlu, hapis cezasını infaz ederken borcunu öderse tahliye edilir; ancak borç ödenmeden hapis süresinin tamamlanması, borcu ortadan kaldırmaz. Alacaklı, icra takibine devam edebilir.
5.2. Hapsin Niteliği (Disiplin / Tazyik Hapsi)
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle verilen hapis, klasik anlamda bir ceza hukuku yaptırımı olmayıp disiplin/tazyik hapsi niteliğindedir. Amaç, borçluyu cezalandırmak değil, borcun ödenmesini sağlamaktır.
Bu nedenle;
- Hapis cezası ertelenemez,
- Denetimli serbestlik veya seçenek yaptırımlar uygulanmaz,
- Koşullu salıverme hükümleri uygulanmaz.
Borç ödendiğinde hapis kendiliğinden sona erer.
5.3. Paraya Çevrilir mi?
Tazyik hapsi, adli para cezasına çevrilemez ve seçenek yaptırımlara dönüştürülemez. Borçlunun hapis cezasından kurtulmasının tek yolu;
- Borcun tamamen ödenmesi,
- Alacaklının şikâyetten vazgeçmesi,
- Taahhüdün geçersiz olduğunun tespit edilmesi
hâllerinden birinin gerçekleşmesidir.
5.4. Sicile İşler mi?
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle verilen tazyik hapsi, ceza hukuku anlamında bir mahkûmiyet olmadığından adli sicil kaydına işlenmez ve sabıka oluşturmaz. Bu yaptırım yalnızca icra hukukuna özgü bir disiplin tedbiri niteliğindedir.
6. Şikâyet Süreci (Takip Nasıl Başlar?)
Ödeme taahhüdünü ihlal suçu, kendiliğinden soruşturulan bir suç değildir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlu hakkında tazyik hapsine karar verilebilmesi için alacaklının şikâyeti şarttır. Şikâyet süresi ve usulü, davanın sonucunu doğrudan etkileyen en kritik unsurlardandır.
6.1. Şikâyet Hakkı Kime Aittir?
Ödeme taahhüdünün ihlali nedeniyle şikâyet hakkı, kural olarak taahhüdün alacaklısına aittir. Takip alacaklısı, taahhüt edilen taksitin süresinde ödenmemesi hâlinde icra ceza mahkemesine başvurarak borçlu hakkında tazyik hapsi talep edebilir.
Alacağın devri hâlinde, şikâyet hakkı yeni alacaklıya geçer. Birden fazla alacaklı bulunması durumunda, yalnızca taahhüde taraf olan alacaklı şikâyet hakkını kullanabilir.
6.2. Şikâyet Süresi (3 Ay – 1 Yıl)
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle şikâyet, hak düşürücü sürelere tabidir. Buna göre:
- Alacaklı, ihlali öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde,
- Herhâlde ihlal tarihinden itibaren 1 yıl içinde
şikâyette bulunmak zorundadır. Bu sürelerin geçirilmesi hâlinde şikâyet hakkı düşer ve borçlu hakkında hapis kararı verilemez. Sürelerin doğru hesaplanması uygulamada büyük önem taşır.
6.3. Şikâyet Hangi Mahkemeye Yapılır?
Şikâyet, taahhüdün verildiği icra dosyasının bulunduğu yerdeki İcra Ceza Mahkemesine yapılır. Yetki, kamu düzenine ilişkin olmayıp itiraz edilmediği takdirde kesinleşir.
Şikâyet dilekçesinde;
- İcra dosya numarası,
- Taahhüt tarihi ve içeriği,
- İhlal edilen taksit ve tarih,
- Hapis talebi
açık şekilde belirtilmelidir.
6.4. Duruşma ve Yargılama Süreci
İcra ceza mahkemesinde yargılama, basit yargılama usulüne benzer şekilde yürütülür. Mahkeme, öncelikle taahhüdün geçerli olup olmadığını, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğini ve borçlunun mazeretinin bulunup bulunmadığını inceler.
Borçlu;
- Taahhüdün geçersiz olduğunu,
- Ödemenin yapıldığını,
- Mücbir sebep veya haklı mazeret bulunduğunu
ileri sürebilir ve delillerini sunabilir.
Mahkeme, ihlal şartlarının oluştuğu kanaatine varırsa 3 aya kadar tazyik hapsine karar verir. Aksi hâlde şikâyetin reddine hükmedilir. Verilen hapis kararı, borcun ödenmesi veya alacaklının şikâyetten vazgeçmesi hâlinde infaz edilmez ya da infaz devam ediyorsa derhâl sona erer.
7. Ceza Nasıl Ortadan Kalkar?
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle verilen tazyik hapsi, cezalandırma amacı taşımayan ve borcun ödenmesini sağlamaya yönelik bir yaptırımdır. Bu nedenle belirli hâllerde ceza ortadan kalkabilir veya infazı sona erer.
- Borcun Ödenmesi Hâlinde Sonuç
Borçlu, taahhüde konu borcun tamamını ödediği takdirde tazyik hapsi uygulanmaz; infaz başlamışsa derhâl sona erer. Ancak borcun kısmen ödenmesi, kural olarak hapsi ortadan kaldırmaz. Borcun tamamen ödenmesi gerekir.
Hapis cezasının infaz edilmesi borcu ortadan kaldırmaz; borç ödenmeden hapis süresinin tamamlanması hâlinde alacaklı icra takibine devam edebilir.
- Taahhüdün Yenilenmesi
Tarafların anlaşarak yeni bir ödeme planı düzenlemesi ve yeni bir geçerli taahhüt verilmesi hâlinde, uygulamada alacaklı şikâyetten vazgeçebilir veya yeni taahhüt doğrultusunda süreç devam edebilir. Ancak tek başına yeni taahhüt verilmesi hapsi otomatik olarak ortadan kaldırmaz; alacaklının şikâyetten vazgeçmesi gerekir.
- Şikâyetten Vazgeçme
Ödeme taahhüdünü ihlal suçunda şikâyet, kovuşturma şartıdır. Bu nedenle alacaklının şikâyetten vazgeçmesi, hapis kararını ortadan kaldırır. İnfaz başlamışsa derhâl sona erer. Vazgeçme, yargılamanın her aşamasında ve infaz sırasında mümkündür.
Konu ile ilgili detaylı bilgi almak için Şikâyet Hakkı ve Şikâyetten Vazgeçme başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
- Zamanaşımı
Şikâyet hakkı, ihlalin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde ihlal tarihinden itibaren 1 yıl içinde kullanılmazsa düşer. Bu sürenin geçmesi hâlinde borçlu hakkında hapis kararı verilemez.
Bunun yanında, verilen tazyik hapsinin infazına ilişkin süreler de cezanın uygulanabilirliğini etkileyebilir. Ancak şikâyet süresi geçirildikten sonra ihlal nedeniyle yeniden hapis kararı verilmesi mümkün değildir.
8. En Sık Yapılan Hatalar
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle verilen tazyik hapsi kararlarında, çoğu zaman usul ve şekil hataları belirleyici olmaktadır. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan hatalar yer almaktadır:
- Geçersiz Taahhüt
Şekil şartlarını taşımayan, borç miktarı veya ödeme planı açık olmayan, borçlunun özgür iradesine dayanmayan ya da icra dosyası dışında verilen taahhütler geçerli sayılmaz. Geçersiz bir taahhüdün ihlali suç oluşturmaz. Buna rağmen birçok başvuruda taahhüdün geçerliliği yeterince incelenmemektedir.
- Şikâyet Süresinin Kaçırılması
Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle şikâyet, ihlalin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde ihlal tarihinden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır. Bu sürelerin geçirilmesi hâlinde şikâyet hakkı düşer ve borçlu hakkında hapis kararı verilemez. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri sürelerin yanlış hesaplanmasıdır.
- Mazeretin İspatlanamaması
Borçlunun ödeme yapamaması, mücbir sebep veya haklı mazerete dayanıyorsa ihlal suçu oluşmayabilir. Ancak bu durumun somut ve yazılı delillerle ispat edilmesi gerekir. Belgesiz veya soyut mazeret iddiaları çoğu zaman mahkeme tarafından kabul edilmemektedir.
- Usulsüz Taahhüt Tutanağı
Taahhüdün icra müdürlüğü huzurunda düzenlenmemesi, tutanağın imzasız olması, ödeme planının açık yazılmaması veya borç miktarının net belirtilmemesi hâllerinde taahhüt geçersiz sayılabilir. Usulsüz düzenlenen taahhüt tutanakları, ihlal suçunun oluşmasını engelleyen önemli bir savunma sebebidir.


Tahaahüt ihlalinde bulunduk ve eşim 4 aylık hamile eşim hapse girer mi? Benim öğrendiğim kadarıyla hamilelik ve doğumun sonrasında ki ilk altı ay emzirme süresinde hapse girme yok. Hükmün geri bırakılması yapılıyormuş bu doğru mu?
Taahhüt ihlalden mahkemeye çıktım. 3 ay hapis cezası ne zaman onanır?
Taahhütte belirtilen ödemeleri yapamadım. Şu an bir işte çalışıyorum. Bu durumda yine de hapis cezası alır mıyım?
Taahhüdü imzaladım. Ödeyemiyorum. hapis cezası alır mıyım?
Borçlu, icra dosyası kapsamında imzaladığı ödeme taahhüdünü ihlal ettiği için hakkında ceza kararı verilmiştir. Ayrıca, icraya konu senetlerde icra dosyasına teslim edilmiştir. Bu durumda, söz konusu senetlerde yer alan kefilden doğrudan tahsil yoluna gidebilir miyim, yoksa kefile karşı ayrı bir icra takibi başlatmam mı gerekir?
3 yıldır düzenli ödüyorum, ancak son 2 aydır ödeyemedim. Bunun cezası var mı?
Merhaba taahhütde belirtilen rakam ödendikten sonra dosya hesabında kalan faizler için tekrar taahhüdü ihlal davası açılabilir mi?
Teşekkür ederim
Abi benim tazyik hapsim onaylandı. 10 gün süre verdiler. İcra takibi yapan avukat ile tekrar anlaşma yapabilir miyim? Yoksa yatar mıyım?
Merhaba; İyi günler eşimin taahhüdü ihlal cezasından 3 ay hapis kararı çıkmıştı kredi borcu için taahhüt imzalamıştı ama aynı bankadaki kredi kartı borcuna taahhüt imzalamadı gelen ceza taahhüdü ihlal cezası için mahkeme kararı 3 ay hapis hükmü vermiş borç alarak karar kağıdında belirtilen dosya numarası ile icra dairesine ödeme yaptı bütün dosya numarasına çıkan borcu kapattı eşim yolculuk esnasında polisler tarafından çevriliyor yakalama kararının kalkması için cezanın kalkması için avukat yazı göndermemiş esim avukatı aradı yanlış dosya numarası yazılmış o kağıda diyor siz kredi kartının borcunu ödemişsiniz diyor esimde kağıtta ne yazıyorsa ben ödedim beni ilgilendirmez demiş avukatta tamam dilekçe yazdım yakalama kararını kaldırdım diye 1 saat sonra aramış cuma gününe kadar ödeme yapmazsanız polisle kapınıza dayanırım diye tehdit ediyor bu nasıl oluyor bizim hatamız değil ne yapmalıyız lütfen yardımcı olur musunuz zaten durumumuz olsa ceza almadan öderdik bu parayı borç içinde kaldık😔
Ben icralık oldum 10 bin TL maaş alıyorum fakat 3 ay ödeyebildim maaşımdan aylık 3200 TL kesiliyor ben taahhüt verdim. Fakat yılbaşından önceydi şuanda maaşım 12 Bin geriye kalan maaşım evime yetmiyor ne yapmalıyım?
Yaklaşık 12 yıl önce 3.000 TL tutarında bir borcum vardı. Bu borçla ilgili olarak bir gün eve icra memurları geldi, bana herhangi bir açıklama yapmadan bir evrak imzalattılar ve gittiler. Daha sonra arayıp, imzaladığım belgenin bir ‘ödeme taahhüdü’ olduğunu söylediler. Şimdi bu taahhüde dayanarak her ay 300 TL ödememi istiyorlar. Ancak ben engelliyim, çalışmıyorum ve sadece engelli maaşı alıyorum. Bu durumda imzaladığım taahhüt geçerli midir? Ve bu şartlarda ödemediğim takdirde hapis cezası alır mıyım?